Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay’dan mektup

İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile gazeteci Tuncay Özkan, gazetecilere yazılı bir açıklama göndererek, adil, hızlı ve tutuksuz yargılama istediklerini belirttiler.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, savunmasını yapan tutuklu sanık İbrahim Özcan, düşüncelerinden dolayı suçlandıklarını ileri sürerek, sahte imza ve sahte belgelerden dolayı 22 aydır tutuklu olduğunu söyledi.

Özcan, toplumun ”Ergenekon” sopasıyla sindirildiğini ve dışarıda korku toplumunun yaratıldığını savundu.

MİT’in bile ”Ergenekon” örgütünden haberi olmadığını öne süren Özcan, Tuncay Güney’in ifadeleri nedeniyle bu davadaki yargılamaların gerçekleştiğini iddia etti.

Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, tutuklu sanık İbrahim Özcan’ın savunmasına ara vererek duruşmayı yarın saat 09.00’a erteledi.

BALBAY VE ÖZKAN’DAN YAZILI AÇIKLAMA

Bu arada tutuklu sanıklar Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan basın mensuplarına yazılı bir açıklama göndererek, kamuoyunda ”Ergenekon” olarak bilinen dava ve soruşturmaların giderek genişlediğini, karmaşık bir hal aldığını savundular.

Balbay ve Özkan, bir kişinin yaşamı boyunca hiç suç işlemeyeceğine dair söz verebileceğini, ama hiç yargılanmayacağına dair söz veremeyeceğini vurgulayarak, geçmişte defalarca mesleklerinden kaynaklanan durumlar nedeniyle yargılandıklarını, bunun mesleğin bir gerçeği olduğunu düşündüklerini kaydettiler.

Açıklamada, ”Ancak bugün hiç hak etmediğimiz, hukuki delilleri bulunmayan, ağır suçlamalarla karşı karşıyayız” diyen Balbay ve Özkan, mesleki faaliyetlerinin terör tanımı içine sokulduğu bir iddianamenin tutuklu sanıkları olduklarını belirttiler.

Yargılanmakta olanın, meslekleri ve ifade özgürlüğüne dayalı anayasal hakları olduğunu savunan Balbay ve Özkan açıklamada, şu görüşlerini aktardılar:

”Gelinen noktada yargılanmamak gibi bir isteğimiz olamaz. Tam tersine bir an önce yargılanmayı istiyoruz, tüm iddiaların açıklığa kavuşmasını istiyoruz. Bunun üç temel koşulu olduğunu düşünüyoruz. Adil yargılama, hızlı yargılama ve tutuksuz yargılama… Sürmekte olan davada bu ilkeler ne yazık ki gözardı ediliyor.”

Suçu hükmen kesinleşinceye dek herkesin masum olduğunu, oysa kendilerinin suçsuzluklarını kanıtlamaya çalıştıklarını kaydeden Balbay ve Özkan, meslekteki başarılarının bir gün terör faaliyeti olarak önlerine konulduğunu, tutukluluk sürelerinin haftaları, ayları aşarak yıla ulaştığını, ikinci yıldan gün aldığını vurguladılar.