“Türkiye’de yaklaşık 65 milyon kişi diyabetle mücadele ediyor”

Amasya Halk Sağlığı Müdürü Dr. Öner Nergiz, böbrek yetmezliği ve kalp hastalıklarının tetikçisi olan diyabet hastalığı (şeker) hakkında bilgiler verdi.

Amasya Halk Sağlığı Müdürü Dr. Öner Nergiz, böbrek yetmezliği ve kalp hastalıklarının tetikçisi olan diyabet hastalığı (şeker) hakkında bilgiler verdi. Diyabetin kontrol altına alınmadığı takdirde kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği, körlük gibi birçok hastalığa yol açabileceğini belirten Nergiz, Türkiye’de yaklaşık 6,5 milyon kişinin diyabetle mücadele ettiğini söyledi.

Nergiz, “Şeker hastalığı yani diyabet sıklığı ülkemizde bu yıl itibariyle yüzde 16,5’a ulaşmış bulunmaktadır. Bu oranın yüzde 7,5’u yeni tanı konulmuş diyabetik hastalardan oluşmaktadır. Buna göre ülkemizdeki muhtemel diyabetik hasta sayısı da 6,5 milyon civarındadır. Diyabet görülme sıklığı 2010’lu yıllarda 10 sene öncesine göre yüzde 90 oranında artmıştır.” ifadelerini kullandı.

Diyabet hastalığının pankreastan salgılanan insülin hormonunun azlığı, yetersizliği ya da etkinliğinin azalması sonucu ortaya çıktığını belirten Nergiz şöyle devam etti: “Diyabetin iki türde görülmektedir. Birincisi vücut çok az insülin yapar veya hiç insülin yapamaz. Sıklıkla çocukluk ve gençlik döneminde görülür. İkincisi ise vücut insülin yapar fakat yeterli kullanılmaz. İleri dönemde ise insülin salgılanma seviyesi düşer. Diyabet ülkemizde görülme sıklığı giderek artan, her yaşta ortaya çıkabilen, yaşam boyu süren ve iyi tedavi edilmediği zaman toplumsal olarak çok önemli sorunlara yol açan, buna karşın iyi tedavi edildiğinde, sağlıklı ve uzun bir yaşamın sürdürülebildiği bir hastalıktır. Bu hastalıkta hekim, hastasını iyi tanıması ve ona göre en uygun yöntem ne ise o tedaviyi uygulaması önemlidir. Tip1 diyabet tedavisi içinse olmazsa olmaz ilaç insulindir. Tip 2 diyabet tedavisinde ise tedavinin ilk basamağından itibaren olmazsa olmaz metformin isimli ilaçtır. Beslenmenin düzenlenmesi tedavi süreciyle birlikte yürütülmelidir. Hastaların ‘beslenmeme dikkat ediyorum bu bana yeter’ şeklinde yanlış bir inanışa da saplanmamaları gerekir.”