Veliler: Merdivenaltı ve kalitesiz yerler ortaya çıkar (Özel)

Öğrenci velileri, dersanelerin kapatılması durumunda merdivenaltı işletmelerin ve kalitesiz yerlerin ortaya çıkacağını ifade ederek, bu durumda çocuklarının destek almasını sağlayacak farklı yöntemlere başvuracaklarını açıkladılar.

Öğrenci velileri, dersanelerin kapatılması durumunda merdivenaltı işletmelerin ve kalitesiz yerlerin ortaya çıkacağını ifade ederek, bu durumda çocuklarının destek almasını sağlayacak farklı yöntemlere başvuracaklarını açıkladılar. Okullardaki eğitim yetersiz olduğu için çocuklarını dersaneye gönderdiklerini kaydeden veliler, “Faydasını gördüğü için insanlar gerektiğinde yediğinden kısıp oraya gönderiyor. Faydasını görmese göndermezler.” dedi. Veliler çocuklarının da bu tartışmalardan olumsuz etkilendiğini söyledi.

Anafen Dersanesi, öğrenci velilerine değişen eğitim sistemi ve velilerin çocuklarının başarısı için nasıl davranmaları gerektiği konusunda seminer düzenledi. Psikologların verdiği seminerde konuşmacılar velilerin sorularını da cevapladı. Seminere katılan veliler dersanelerin kapatılmasıyla ilgili tepkilerini dile getirdi. ‘Çocuğunuzu neden dersaneye gönderiyorsunuz, dersaneler kapatılırsa çocuğunuzun okulda aldığı eğitim yeterli olur mu, çocuğunuzun destek alması için başka şeyler yapar mısınız’ soruları sorulan velilerin cevapları aynı oldu. Veliler, okullardaki eğitim yetersiz kaldığı için çocuklarını dersaneye gönderdiklerini belirtti. Bu eksiklikler giderilmeden dersanelerin kapatılmasının sorunu çözmeyeceğine işaret eden veliler, kapatılması durumunda mutlaka başka arayışlara gireceklerini vurguladı. Çocuğu özel okullarda okuyan veliler de çocuklarının dersaneye ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Devletin bu boşluğu dolduracak kurumlar oluşturması gerektiğini ifade eden öğrenci velilerinden Fatih Aydın, “Devlet okullarında yeteri kadar tatmin olmadığımız için buna ihtiyaç duyuyoruz. Devlet bu boşluğu doldurabilecekse kapatmasında bir sıkıntı yok bizim açımızdan. Ama dolduramayacağı aşikar şu durumda. Ülkede 120 bin öğretmen açığı var. Buradan açıkta kalacak öğretmenler de olacak. Sadece bizim çocuğumuz değil mevzu.” diye konuştu. Dersanelerin kapatılması durumunda birebir özel ders araştırmasını yapmak zorunda kalacağını söyleyen Aydın, “Bu yarışta çocuğumuzu geri bırakamayız. Elimizden geleni yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Dersanelerin kapatılacak olmasını anlayamadığını dile getiren Fatih Cömert, bir baba olarak bunu çocuğuna da izah edemediğni belirtti. Yurtdışında da bulunduğunu anlatan Cömert, “Hiçbirinde eğitime bu denli bir darbe mi diyelim, farklı bakış mı diyelim böyle bir şey yok. Böyle bir eğitim varsa bu ülkede herkesin destek vermesi gerekirken kapatılmak isteniyor. Anlam vermek imkansız. Benim çocuğum imam hatipe gidiyor. Dersaneye gitmese üniversite imtihanlarında başarılı olması zor.” dedi.

Okuldaki eğitimin kesinlikle yeterli olmadığını kaydeden Cömert, “Çocuğun başarılı olması için iyi bir rehberlik hizmeti alması gerekir. Okullar başlayalı birkaç ay oldu çocuğun rehber öğretmeni üç kere değişti. Rehber öğretmeni olmayan öğrenci okulda derslere konsantre olamaz. Benim çocuğum devlet okuluna gidip dersaneye gitmediği zaman özel okullar ile devlet okulları arasında bir açık var bu iyice açılacak. Zaten eğitim sisteminde devamlı imtihan var. Dersanesiz başarılı olması imkansız. Özel okula gönderemeyeceğimiz için dersaneye gönderiyoruz.” diye konuştu.

Eşiyle ‘dersane kapatılırsa çocuğumuzu nereye göndereceğiz’ diye düşündüklerini söyleyen Cömert, “Özel ders alma imkanımız olmayacak belki. Kız çocuğuysa kimden, kiminle ders alacak farklı bir sorun da ortaya çıkacak. Dersanede ise devletin kontrol ettiği rahat bir ortamda ders alıyor. Özel ders için bütçemizi zorluyacağız ama şu an gözükmüyor. Özel ders almak zorunda bırakılıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dersanelerin kapatılmasını olumsuz bulduğunu kaydeden Bahattin Taşdemir, “Çocuğumuzu dersaneye göndermemizdeki amaç devlet okullarındaki eksikliği tamamlayarak çocuğun iyi bir liseye yerleşmesi. Okulda aldığı eğitimin yeterli olmadığını gördüğümüz için dersaneye gönderiyoruz. Para ve zaman harcıyoruz, faydalı olduğunu hissetmesek göndermeyiz. Eğer dersane kapatılırsa özel derse başvuracağım. Bir arayışa geçeceğim. Dersaneyi bir çare olarak görüyoruz. Keşke okulda bunun eksikliği giderilse. Yakın dönemde okulda bu eksikliğin giderilebileceğini görmüyorum. Yakın dönemde dersanelerin kapatılması birden böyle keskin bir şekilde olmasına olumsuz bakıyoruz. Bu karar nasıl veriliyor bilmiyorum ama benim mantığım almıyor.” dedi.

Dersane kapatılacaksa mantıklı bir gerekçesi olması gerektiğini belirten Taşdemir, “Bunun için hangi hazırlıklar yapıldı. Bir hazırlık yapıldığını görmedik. Dersanelere ihtiyaç olmadığını insanlar görürse bu yapılabilir. Çocuğumuzu dersaneye gönderme hevesinde değiliz. Para veriyoruz, zaman harcıyoruz. Neden oraya gönderiyoruz? Bir beklenti var. Benim çocuğum dersaneye gitmese başarısının daha düşük olacağını görüyorum. Dersanenin ona kattığı çok şey olduğunu görüyorum.” diye konuştu.

Çocuğunun özel okula gittiğini belirten Figen İnalöz, eksiklerini gidermesi amacıyla dersaneye de gönderdiğini ifade etti. İnalöz, “İstediğimiz verimi alamadığımız hususlar var. Motivasyonu anlamında eksikliklerimiz var. Sınav heyecanını, sınavla ilgili kendini daha iyi hissedebilmesi adına böyle bir desteğe ihtiyaç duyduk. Ben özel okul velisi olarak çocuğumu dersaneye yönlendirmişsem bir sorun var demektir. Aşağıdaki söküğü dikmeden üstündeki yamayı kaldırmanın kimseye faydası olmayacaktır. ” dedi. Dersaneler kapatılırsa çocuğunun mutlaka destek almasını sağlamak durumunda olduğunu belirten İnalöz, “Mutlaka bir yol bulmak durumundayım. Kendim destek vermeye çalışacağım, başka kaynaklardan, özel derslerden mutlaka ders alması gerekecek.” şeklinde konuştu.

Çocuğunu iki senedir dersaneye gönderdiğini ifade eden Özlem Seymen, tamamen eğitimdeki boşluğu doldurma adına gönderdiğni anlattı. Çocuğunun 7 sene devlet okulunda okuduğunu şu an özel okula devam ettiğini belirten Seymen, “Başarılı bir öğrenci ama eksiklikleri var. Olması gereken noktada değildi. Bir tık iki tık altındaydı. Ben çocuğumdaki kapasiteyi biliyordum. Bu da dışardan destekle olabiliyordu. Dersaneye yazdırdık. Karşılığını aldınız mı derseniz, bir tık, iki tık, üç tık üste çıktı. Bariz bir şekilde ortaya çıktı. Hem kendine güveni de arttı. Keşke okullarda herşey olması gerektiği gibi olsaydı, öğretmenlerimiz ellerinden geleni yapıyor ama sistemin yetmediği yerler var. Bu yerlerde de dersanelerle bu açıkları kapatmak durumundayız.” diye konuştu.

Herkesin bir yerlerden kestiği bütçeyi ayırıp çocuğunu dersaneye gönderdiğini dile getiren Seymen, “Faydasını gördüğü için insanlar gerektiğinde yediğinden kısıp oraya gönderiyor. Faydasını görmese göndermezler. Keşke sınav sistemi kalksa, biz de evlatlarımızı dersaneye gönderme zorunda kalmayız.” dedi. Okulda aldığı eğitime yeterli diyemeyeceğini vurgulayan Seymen, ” Ben de dersaneye giderek üniversite kazanmış biriyim. Her zaman faydasını gördüm. O zamanlarda da konuşuluyordu. Ben de anne oldum hala konuşuluyor. Keşke bu sistem bu şekilde olmasaydı da dersaneye göndermek zorunda olmasaydık. Kapatılırsa da anne baba olarak özel ders aldırmak için öğretmenlerin peşinde koşacağız. Bu da başka bir rantın oluşmasına sebep olacak. Dersane halihazırda bizim için bir nimet gibi gözüküyor. Öğretmen peşinde koşalım, özel ders aldıralım, merdivenaltı işletmeler ortaya çıkacak, kalitesiz yerler ortaya çıkacak.” ifadelerini kullandı.

Bu tartışmalar nedeniyle çocukların da stres yaşadığına işaret eden Seymen, “Çocuklar ‘biz nasıl hukuk, tıp kazanacağız, nasıl anadolu lisesine gideceğiz’ diyor. Çünkü okulların yetersiz olduğunu çoğu öğrenci biliyor. ‘Biz dersanesiz ne yapacağız?’ endişesine girdiler. Bence bu, sistemin çok daha farklı işleyip yararlı çözümler üretilerek daha sonrasında karar verilebilecek bir konu. Çocuğum şu an 8. sınıfta 7. sınıfta dersanelerin kapatılacağı söylentisini duyunca eve geldiğinde ‘anne dersaneler kapatılacakmış ben seneye anadolu lisesini nasıl kazanacağım’ dedi. Çünkü çocuk da içinde bulunduğu sistemin yetersizliğini biliyor. Ben kapatılmasına karşıyım, Türkiye’nin hazır olmadığını düşünüyorum. Öğrencilerin destekleri alınıyor, yalnız bırakılıyor, kaderlerine terk ediliyorlar, böyle yapılmamalı.” uyarısında bulundu.