Yazar Akçor: İnsanlar Kerbela’dan ibret çıkartmalı

Yağmur Kadın Eğitim ve Kültür Derneği tarafından, İl Kültür Merkezi'nde Muharrem ayının önemi adlı seminer düzenlendi.

Yağmur Kadın Eğitim ve Kültür Derneği tarafından, İl Kültür Merkezi’nde Muharrem ayının önemi adlı seminer düzenlendi. Seminere katılan Gazeteci Yazar Halit Akçor, Muharrem ayı dolayısıyla, her yıl Muharrem’in 10’u geldiğinde kalbinde iman taşıyan her mümini bir hüzün ve keder kapladığını ifade etti. Muharrem’in 10’unun, Hz. İmam Hüseyin’in ve pek çoğu ehl-i beyitten olan 70 kişinin Kerbela çölünde şehadete ulaştıkları tarih olduğunu anlatan Akçor, “Yürekleri dilhun eden bu acı, dünyanın neresinde olursa olsun, mezhebi, meşrebi, kültürü, coğrafyası ne olursa olsun, Resul-i Ekrem’e, ashabına ve ehl-i beyt-i Mustafa’ya muhabbet besleyen her müminin ortak acısıdır. Bizim mersiyelerimiz, muharremiyelerimiz, münacatlarımız, niyazlarımız, kasidelerimiz, ilahilerimiz, nefeslerimiz topyekün edebiyatımız bunun ölmez şahitleridir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Şurası iyi bilinmelidir ki, Kerbela hadisesinde Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının uğruna can verdikleri yol, Hz. Muhammed Mustafa’nın yoludur” vurgusunu yapan Akçor, Hz. Hüseyin’in zulme, zalime, haksızlığa ve adaletsizliğe karşı çıktığını belirtti. Akçor, Hz. Hüseyin’in Hz. Muhammed’in izinde, soy, sop, aşiret, asalet, makam kaygısı gütmeksizin giriştiği ve canını feda ettiği mücadelesinin, herkese örnek teşkil etmesi gerektiğine işaret ederek, kuşkusuz Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehadetiyle zalimlere üstün geldiğini bildirdi. Kerbelayı doğru okumak ve anlamak gerektiğini belirten Akçor insanların, onu tarihte yaşanmış bir kıssaya, mitolojiye, efsaneye dönüştürmektense bu hadiseden dersler ve ibretler çıkarmasının önemli olduğunu vurguladı.

“Kerbela hadisesi, bize gücü elinde bulunduranların imandan, ahlaktan, faziletten ve insanlıktan uzaklaştıkları zaman güç uğruna, hiçbir değer tanımaksızın nasıl zalimleşebildiklerini, nasıl cinayet işleyebildiklerini göstermektedir” ifadesine yer veren Akçor, şunları kaydetti: “Kerbela’yı doğru anlamak için bize düşen vazifelerden biri de Kerbela’dan bir ayrılık-gayrılık değil bir birlik-beraberlik çıkarmaktır. Bir sevgi, bir muhabbet devşirmektir. Kerbela’yı anlamak Hüseyince yaşamaktır. Yürekleri hiçbir zaman sahra-i Kerbela’ya dönüştürmemektir. Hz. Hüseyin’in en büyük gayesi, kendisinden sonra yeni Kerbelalar yaşanmaması idi. Kerbela’nın acısını yüreğinde hisseden hiçbir Müslüman, Kerbela şehitlerine bu zulmü reva gören Yezidler gibi düşünemez, Şemirler gibi davranamaz, Zülcevşanlar gibi yaşayamaz. Hele hele Kerbela’nın kerbu belasını bugüne asla taşıyamaz.”