YÖK’ten açıklama: Sınav tarihi değişmiyor

YÖK, itiraz edecek. Sınav tarihi değişmeyecek. YÖK: 'Artık eski sisteme dönüş hukuken ve fiilen mümkün değil''

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Danıştay’ın YÖK’ün farklı katsayı uygulanması kararının yürütmesini durdurmasının ardından, konuyla ilgili bugün kendi aralarında bir toplantı yapacaklarını belirterek, ”Galiba karara itiraz edeceğiz” dedi. Özcan, YÖK’e gelişinde gazetecilerin soruları üzerine, üyelerle bir görüşme yapmadan açıklama yapmasının mümkün olmadığını söyledi. Üyelerle kendi aralarında bir toplantı yapacaklarını ifade eden Özcan, Genel Kurul’un ileri bir tarihte toplanacağını bildirdi. Soru üzerine Özcan, ”Galiba karara itiraz edeceğiz” diye konuştu.

YÖK İTİRAZ EDECEK

Toplantının ardından sonra bir açıklama yapan YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Yekta Saraç, ”Üniversiteye giriş sınavı tarihlerinde, şu anki koşullar itibariyle, herhangi bir değişiklik yapılmayacağını” bildirdi. YÖK Yürütme Kurulunun, Danıştay’ın YÖK’ün farklı katsayı kararını durdurmasını görüşmek üzere yaptığı toplantı sona erdi. Toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Prof. Dr. Saraç, Danıştay İdari Dava Dairelerine itirazın zamanı içerisinde yapılacağını belirterek, ”Danıştay 8. Dairesinin almış olduğu bu kararın, meselenin teknik boyutunun tam olarak anlaşılamamasından kaynaklandığını zannediyoruz. Dolayısıyla bizim bunun Dava İdareleri Kurulunda haklılığımızın tespit edileceğini düşünüyoruz. Bu hususta haklılığımızın orada tescil edileceğine inanıyorum” dedi.

Saraç, ”Üniversiteye giriş sınavı tarihlerinin ertelenip ertelenmeyeceği” yönündeki bir soruya da ”Şu anki koşullar itibariyle, herhangi bir değişiklik olmayacak” yanıtını verdi. ”Yapılacak itirazın reddedilmesi ihtimalinin gündeme gelip gelmediği” sorusu üzerine Saraç, ”Biz Danıştay 8. Dairesi’nin almış bu kararı, meselenin teknik boyutunun yoğun olması dolayısıyla tam anlaşılamamasından kaynaklandığına inanıyoruz. Dolayısıyla yapılacak itirazımızın bizim haklılığımızın tespit edileceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Saraç, YÖK Genel Kurulu toplantısının da daha önce belirlenen tarihte yapılacağını söyledi. ”Yeni bir formül üzerinde çalışmak için itiraz sonucu beklenecek mi” sorusuna ise YÖK Başkanvekili Saraç, ”Evet çünkü biz itirazımızda haklılığımızın tespit edileceğine inanıyoruz” cevabını verdi.

YÖK’TEN AÇIKLAMA

YÖK’ten yapılan yazılı açıklamada, YÖK Genel Kurulu’nca 21 Temmuz 2009’da yüksek öğretime girişe ilişkin birbirine bağlantılı bir çok unsurdan oluşan yeni bir sistem getirildiği ifade edilerek, ”Önemle belirtmek gerekir ki bu yeni sistemin temel felsefesi aynen korunacaktır” denildi.

YÖK Yürütme Kurulu, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında öğleden sonra toplandı. Kurulun bir buçuk saat süren toplantısının ardından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, YÖK Genel Kurulu’nun yargı kararının gereklerini yerine getirmek amacıyla 17 Aralık 2009’da aldığı katsayı oranına ilişkin karara karşı iptal davası açıldığı ve bu davada Danıştay 8. Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararı verdiği anımsatıldı. Kamuoyunda bu kararın anlam ve kapsamıyla, YÖK Genel Kurulu tarafından yargı kararını uygulamak açısından yapılacak işlemlerin merak edildiği belirtilen açıklamada, özellikle sınava girecek öğrencilerin endişe etmemesi istendi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:”21 Temmuz 2009 tarihinde birbirine bağlantılı bir çok unsurdan oluşan biçimde yükseköğretime girişe ilişkin yeni bir sistem getirilmiştir. Önemle belirtmek gerekir ki bu yeni sistemin temel felsefesi aynen korunacaktır. Kurulumuz bu husustaki uzmanlığının ve anayasal yetkisinin bilincinde olup sorumluluğunu müdriktir. Zaten bilindiği üzere bu yeni sistemin tamamına yönelik bir hukuka uygunluk tartışması yoktur. Yargı kararına konu olan husus sadece bu yeni sistem içinde farklı bir anlamı ve işlevi olan katsayı oranları ile ilgili kısmıdır. Tekrar işaret etmek, öğrencilerimizi temin etmek isteriz ki yeni sistem yürürlüktedir, gerekleri yerine getirilecektir. Hukuka aykırılığına dair esasa ilişkin bir hüküm verildiği takdirde yeni sistemin gerekleri çerçevesinde Kurulumuzca yapılacak düzenleme takdir edilecektir.”

“ARTIK ESKİ SİSTEME DÖNÜŞ HUKUKEN VE FİİLEN MÜMKÜN DEĞİLDİR”

YÖK’ten yapılan yazılı açıklamada, ”hukukiliği tartışma konusu olmayan yeni sistemin yürürlükte olduğu ve bunun gereklerinin kararlılıkla yerine getirileceği” belirtilerek, ”Artık eski sisteme dönüş hukuken ve fiilen mümkün değildir” denildi. Açıklamada, ”Her halükarda, kurulumuz, bir iptal kararı verilmesi halinde dahi, katsayı oranlarını belirlemeye dair yetkisini bilimsel veriler ışığında kullanacaktır” ifadesine yer verildi. YÖK Yürütme Kurulu toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamada, Danıştay’ın, farklı katsayı uygulanmasının yürütmesini durdurmasına ilişkin kararı değerlendirilerek, 17 Temmuz 2009 tarihli YÖK Genel Kurulu kararının gerekçeleri anlatıldı.

”Hukuk devletinin bir gereği olarak yargı kararlarının bağlayıcılığı hususu tartışma konusu değildir. Ancak yine hukuk devleti olmanın bir gereği olarak yargı mercilerinin de kararlarına, belli bir katsayıyı kabul ederek Kurulu bu oranı uygulamaya zorlama anlamı ve kapsamı yüklemek yetkisi ve imkanı da bulunmamaktadır” denilen açıklamada, Anayasa’nın 125. ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde ”Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilmez” hükümlerinin yer aldığı hatırlatıldı. Danıştay kararında eski sistemde belirlenmiş olan katsayıya karşı açılmış davalarda iptal talebinin reddiyle oluşmuş bir statüden bahsedildiği kaydedilen açıklamada, ”Danıştay’ın red kararları kesin bir hüküm oluşturmadığı gibi Danıştay’ın red kararlarıyla oluşmuş bir kazanılmış hak da olmadığı” ifade edildi.

Açıklamada, İdari Dava Daireleri Kurulu’nun son kararlarından birinin (E. 2005/1988, K. 2008/1826, Danıştay Dergisi, S. 121, s.67), ”Düzenleyici işlemlerin kural olarak kazanılmış hak oluşturmayacağı, kaldırılmaları ve değiştirilmelerinin her zaman olanaklı olduğu, eğitim ve öğretimin kalitesini artırmak amacıyla yönetmelikte yapılan değişikliklere, davacıların devam eden öğrencilik statüleri nedeniyle tabi olacağı ve kazanılmış haktan söz edilemeyeceği hakkında” olduğu belirtilerek, kararda ”düzenleyici işlemlerin kural olarak kazanılmış hak yaratmayacağı, kaldırılmaları ve değiştirilmelerinin her zaman olanaklı olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir”(s. 68-69) denildiği kaydedildi.

”ESKİ BİÇİMİYLE KATSAYI UYGULAMASI DEVAM ETTİRİLEMEZ”

Açıklamada şu görüşlere yer verildi:”Kaldı ki, yargısal denetim, denetime tabi tutulan düzenlemenin hukuka uygunluğu ile sınırlıdır. Bir idari düzenlemenin hukuka uygun bulunmuş olması, faaliyetin farklı bir şekilde düzenlenemeyeceği anlamına gelmemektedir. Aksi düşünce hukuka uygun bulunan her düzenlemeyi dogmatik bir metine dönüştürmekle eş anlamlıdır. Danıştay 8. Dairesi kararını önceki yıllarda uygulanan sınav sisteminin aynen devam ettiği, sadece katsayı farklılaştırılmasını önemsizleştirmeye çalışıldığı varsayımına dayandırmaktadır. Oysa yargı kararları ile istikrar kazandığı söylenen husus tek aşamalı ve sadece yeteneğin ölçüldüğü bir sınav sisteminin parçası olan katsayı oranıdır. Yönlendirme amacının sınav, soru ve değerlendirme türleri ile gerçekleştirildiği bir modelde, eski biçimiyle katsayı uygulamasının devam ettirilmesi imkansızdır.

Dolayısıyla, 21 Temmuz 2009 tarihli karar ile kurulmuş olan ve hukukiliği tartışma konusu olmayan yeni sistem yürürlüktedir, bunun gerekleri kararlılıkla yerine getirilecektir. Artık eski sisteme dönüş hukuken ve fiilen mümkün değildir. Önceki sistemde yönlendirmenin tek aracı olarak farklı katsayı uygulaması kullanılmakta iken yeni sınav sisteminde birden fazla sınav yapılmakta, bu sınavlarda sorulan sorulara verilen doğru cevapların puanlama biçimi alanlara göre farklılık göstermektedir. Bilgi ölçmeyi amaçlayan bu sistemde her bir alana ilişkin soru sayıları arttırılmış, farklı puan türleri oluşturularak öğrencilerin belirli alanlara yönlendirilmeleri ve daha donanımlı olarak yüksek öğretim programlarına yerleştirilmeleri amaçlanmıştır.”

YENİ SİSTEMİN GEREKLERİ VE KATSAYI ORANLARININ TESPİTİ

Yeni sistemin gerekleri ve katsayı oranlarının belirlenmesi konusunun teknik ve uzmanlık gerektirdiğine işaret edilen açıklamada, bunun Kurulun koordinasyonunda uzmanlarca yapılan inceleme ve değerlendirme süreci sonrasında tespit edildiği ifade edildi.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi: ”Açılan davalarda, hukukilik değerlendirilmesi sırasında, yeni sistemin gerekleri ile katsayı oranlarının tespitine dair teknik hususların anlaşılamadığı kanaatini taşımaktayız. Sadece yeteneğin ölçüldüğü tek aşamalı sınavda her bir alana ilişkin soru sorulmaması nedeniyle öğrencilerin yönlendirilmesinde tek araç olarak katsayı farklılaştırılmasının kullanılması kabul edilebilir bir durum iken; öğrencilerin kendi alanlarında orta öğretimde aldıkları bilginin ölçülmesini öngören yeni modelde katsayı farklılaştırılması yönlendirme aracı olarak işlevini yitirmiştir. Dolayısıyla yönlendirme işlevi zaten sınav biçimi ile gerçekleşmektedir.

Danıştay kararı gerekçesinde ‘… ara kararımızla sorulmasına karşın, davalı idarenin bilimsel ve hukuken kabul edilebilir bir açıklama yapmamış olduğu görülmektedir’ denildiği dikkate alınarak, yargı kararını yerine getirmek kapsamında, yapılan teknik çalışmalar konusunda ek açıklamalar dosyaya konulacaktır. Kararda eski ve yeni katsayı oranlarının kaç puan fark oluşturduğu noktasında maddi hataların da bulunuyor olması, bilimsel ve teknik hususların Danıştay tarafından anlaşılamadığı ve bir ön fikir ile değerlendirme yapıldığı kanaatini uyandırmaktadır. Her halükarda, kurulumuz, bir iptal kararı verilmesi halinde dahi, katsayı oranlarını belirlemeye dair yetkisini bilimsel veriler ışığında kullanacaktır. Kurulumuz, anayasal temeli olan yüksek öğretim ve giriş sınavı bakımından, hizmet gereklerine uygun düzenleme yetkisini, herhangi bir vesayeti ve hukuka aykırı bir zorlamayı kabul etmeden, kullanma kararlığındadır.” YÖK’ün karara itiraz dilekçesini 15 Şubat 2010 Pazartesi günü Danıştay’a sunacağı bildirildi.