Kahramanmaraş Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ezgi Apartmanı davasına tutuklu sanıklar S.K. ve M.P., tutuksuz sanık olan binanın fenni mesulü M.T. ile taraf avukatları katıldı. Katılan vekillerin dilekçeleri alındıktan sonra duruşma başladı. Tutuklu sanıklar S.K. ve M.P., geçmişteki beyanlarına atıfta bulunarak beraatlarını talep etti. Ardından avukatların savunmalarına geçildi.
tadilat ve yıkım ilişkisi sorgulanıyor
Av. Ersan Şen, “Ezgi Apartmanında yapılan tadilatlarla ilgili bir denetim yapılmadığını söylediniz, bu doğru. Apartman yöneticisi Mustafa Doğru, Ezgi apartman sakinleri olarak şikayetini bildirmiş. Onikişubat Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü bu şikayete 5 gün sonra yanıt vermiş. İmar ve Şehircilik Müdürü, yapılan incelemede yapı kayıt belgesinin alındığını ve kazan dairesinde mimari projeye bir kusur görülmediğini belirtmiştir. Ayrıca yapılan tadilatlarda taşıyıcı unsurlara müdahale edilmediği net. Kolon ya da diğer unsurlar ile sanıkların bağlantısı yok. Bahsedilen yerin demir boru ile de ilgisi yok. Tadilatın binanın yıkımı ile ilgili bir bağlantısı yok. Sonuçta katılan taraf, bilirkişi raporu talep etti, ODTÜ’den rapor istenildi ve sonuçlar bekleniyor. Şu an sabah akşam sanıklara ne yaptılar, şunu mu yaptınız şöyle mi yaptınız şeklinde sorular soruyoruz. O bilirkişi raporu neden alındı? Rapor, bu binanın statik projesinin hatalı olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
binanın yapısal özellikleri ele alınıyor
Bina yıkımının sebebi üzerine yeniden değerlendirme yapan Av. Şen, “6 Şubat’ta yaşanan ilk depremde burulma sonucu yıkılan binada sanıkların hangi kusurla yargılandığı sorgulanıyor. Fenni mesul Mehmet Tekin’in ‘binada yalnızca bir kolon yok, tamamen perde sistemi var’ ifadesi kayıtlarda mevcuttur. Sosyal medyada sanıklarla ilgili yoğun bir linç kampanyası yapıldı. S.K, ‘yönetim kurulu başkanıyım, dış ilişkiler ve pazarlama ile ilgileniyorum’ derken, M.P. ise ‘dükkanlarla ilgili işlerin takibini yapıyorum’ ifadesini kullandı. Bu durum M.P’nin suçlanması anlamına gelmiyor. Büyük şirketlerde de yönetim bu şekilde işler. İki bilirkişi raporunda da sanıkların suçsuz olduğu belirtiliyor. Bu raporlar, Şubat’taki depremin binanın yıkılışına neden olan unsurları ortaya koyuyor” diye konuştu.
olası kastın tanımı tartışılıyor
Av. Şen, “Tadilat ile sonuç arasında bir illiyet bağı kurulamazken bina tadilatı yapılmasaydı da yıkılacağı düşünülürse neden ‘olası kast’ ile yargılama oluyor? Madem ki davamız teknik bir mesele, biz de bu bilirkişi raporlarını kabul etmeliyiz gibi bir soruyla karşı karşıyayız. Sanıkların aleyhinde rapor alınmadan yeni raporlar istemeye mi gideceğiz? Bu duruma nasıl bir çözüm bulacağız? Bu aşamadan sonra sanıkların suçu yoksa onlara yargısız infaz yapılmamalıdır. Burada somut olaylarla tartışıyoruz. Deprem dosyalarında olası kastın olup olmadığını sorgulamak gerekmiyor, bu durumun kanuni bir karşılığı var” şeklinde ekledi.
savunmalar tamamlandıktan sonra yeni rapor sunuldu
Mahkeme heyeti, uzman bilirkişi Ümit Şafak ve Şükrü Öz tarafından hazırlanan 60 sayfalık raporu sundu. Ümit Şafak, “Yıkımın bazı noktalarında ihtilaflar yaşandığını öğrendim. Bu yüzden yardımcı olmamı istediler. Projelerin düzgün girilmediği bazı sorunlar tespit ettik. Bu yapının düşeyde ve yatayda büyük sıkıntılar yaşadığını görüyoruz. Bina tüm katlarında çakışmalara neden olan bir yapı. Ayrıca bina, mimarinin esiri olmuş ve statikten ödün verilmiştir” dedi.
sanıkların son beyanları ve duruşmanın ertelenmesi
Fenni mesul Mehmet Tekin, suçlamaları kabul etmeyerek beraatını talep etti. M.P, “Önceki beyanlarımı kabul edip suçsuz olduğumu tekrar ediyorum” dedi. S.K ise, “Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Savunmamı tekrar etmek istiyorum; ben satış ve pazarlama ile ilgileniyorum. Üzerimde hiçbir sorumluluk yok” şeklinde konuştu. Duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve duruşmanın 12 Aralık tarihine ertelenmesine karar verildi.