Dubai’de yerel bir hastanenin yönetimini devralarak Liv Hospital markasıyla işletmeye başlayan grubun girişimi, sözleşmenin feshedilmesi ve operasyonların sonlandırılmasıyla sonuçlandı. Başlangıçta “devir alınması ve işletilmesi” çerçevesiyle duyurulan yapı, sahada yaşanan krizlerle birlikte fiilen çöktü ve şirketin sonradan yaptığı resmi bildirim, bu sürecin kapandığını ortaya çıkardı. Dubai’de Liv tabelasıyla yürütülen operasyonun bu kadar kısa sürede dağılması, özellikle bölgeye giden sağlık profesyonelleri ve hizmet veren şirketler açısından ağır bir güven kırılmasına dönüştü.
YATIRIMCIYA DUYURU YAPILMIŞTI
Liv Hospital, resmi internet sitesinde 03.10.2024 tarihinde yatırımcıları için yayımladığı ve “Sermaye Piyasası Kurulunun II-15.1 sayılı Tebliği uyarınca yapılan açıklamadır” ifadesini taşıyan duyuruda, Dubai’deki hastanenin MLP Care tarafından devir alınması ve işletilmesi için yönetim hizmeti sözleşmesinin 3 Ekim 2024’te yürürlüğe girdiğini bildirmişti. Aynı açıklamada hastanenin Liv Hospital Dubai olarak işletileceği ve Liv markasının yurt dışında tanıtımında önemli rol üstleneceği vurgulanmıştı.
MAAŞ KRİZİ SON AYLARDA PATLADI
Operasyonların sürdüğü dönemde, aralarında Türk doktorların da bulunduğu sağlık profesyonelleri Liv markası altında göreve başlatıldı ve bazı isimler Liv adıyla hazırlanan web sitesi ile sosyal medya hesapları üzerinden tanıtıldı. Çalışanların aktardığına göre ödemeler, 2025 yılı sonunda aksadı ve gecikmeler birikerek krizi görünür hale getirdi. Ödemeler düzelmeyince belirsizlik derinleşti ve personel tarafında “kime karşı hak arayacağız” sorusu öne çıktı. Bu süreçte hastanenin kiralandığı yerel yapının sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, yönetim modelinin fiilen kilitlendiği ve sahadaki operasyonun kontrolünün el değiştirdiği ifade ediliyor.
PERSONEL BAŞKA ŞİRKETE YÖNLENDİRİLDİ
Liv markasıyla çalışan, önlüklerinde dahi Liv ibaresi bulunan personelin alacakları için başka bir markaya yönlendirilmesi, mağduriyetin en çarpıcı başlığı haline geldi. Çalışanlar, Liv tabelasının olduğunu bir hastanede, Liv markası altında çalışmaya başladıklarını, Liv adıyla tanıtıldıklarını ancak ödeme aşamasında muhatabın değiştiğini ve haklarının ortada kaldığını söylüyor. Bu tablo, yalnızca maaş meselesi değil; çalışanların işverenlik zincirinde sıkıştığı bir güven krizine dönüştü.
HİZMET SAĞLAYICILAR DA ALACAK PEŞİNDE
Benzer şikâyetlerin, Liv markası adına yürütülen dijital sosyal medya yönetimi gibi hizmetler veren birçok şirketten de geldiği aktarılıyor. Bu firmalar, hizmet bedellerinin ödenmediğini ve alacak takibinde farklı taraflara yönlendirildiklerini ifade ediyor. Markanın sahadaki görünürlüğü tabelası ile de sürerken ödeme ve yükümlülük tarafının bu kadar belirsiz kalması, iddiaların merkezindeki temel eleştiri başlığı olarak öne çıkıyor.
LİV, KAP’A DA BİLDİRİMDE BULUNDU
Süreç, 16 Eylül 2025 tarihli bildirimle resmiyet kazanan “operasyonların sonlandırılması” ifadesiyle kritik bir eşiğe taşındı. Bildirimde Dubai’de “Liv Hospital Dubai” adı altında yönetilen hastaneye ilişkin yönetim hizmeti sözleşmesinin feshedildiği ve bu kapsamda yürütülen faaliyetlerin sonlandırıldığı belirtildi. Böylece, yatırımcıya “devir alınması ve işletilmesi” olarak duyurulan yapının, sözleşmenin feshiyle kapandığı resmen ilan edilmiş oldu. Çalışanlar ve hizmet sağlayıcılar cephesindeki alacak iddiaları ise kapanıştan sonra da bitmedi ve sahada kalan en can sıkıcı soru şu oldu: Liv markasıyla yürütülen faaliyet bittiğine göre, bu süreçte doğan ücret ve hizmet bedellerinin sorumluluğu pratikte kimin üzerinde kaldı?