Greenwich Kraliyet Gözlemevi’nin bağlı olduğu müze grubunun direktörü Paddy Rodgers, yapay zekanın hızla yaygınlaşan kullanımı karşısında insanların teknolojinin sunduğu hazır yanıtlara tamamen bağımlı hâle gelmesinin sorgulama, araştırma ve değerlendirme alışkanlıklarını zayıflatarak insan zekâsı ve inovasyonu köreltebileceği uyarısında bulundu; Rodgers, yapay zekanın her soruya saniyeler içinde cevap ürettiği yeni düzende bu temel araştırma pratiklerinin kaybolma riski taşıdığını vurguladı.
YAPAY ZEKA BAĞIMLILIĞI RİSKİ
Rodgers, bilginin ve uzmanlığın dayanağı olan sorgulama ve sonuçları değerlendirme süreçlerinin, teknolojik araçların sağlayacağı hızlı cevaplara teslim edilmesi halinde erozyona uğrayabileceğini söyledi ve bunun uzun vadede bilimsel düşünceye zarar verebileceği uyarısında bulundu.
GEREKSİZ GÖRÜLEN ARAŞTIRMALARIN TARİHİ DEĞERİ
Gökbilim tarihinden örnek veren uzmanlar, geçmişte bilim insanlarının dönemin gözünde “gereksiz” sayılabilecek ayrıntılara yönelik veri topladıklarını, bu fazladan araştırmaların makine veya algoritmanın asla yapmayacağı türden olduğunu ve kaydedilen bilgilerin 150 yıl sonra bile deniz seyrüsefer sistemlerinin doğrulanmasında kritik kaynaklara dönüştüğünü belirtti; yapay zekanın sunduğu filtrelenmiş ve hızlı sonuçların aksine insan merakı sayesinde ortaya çıkan beklenmedik bulguların tarihte büyük kırılma noktalarına yol açtığı vurgulandı.
BİLİM VE EĞİTİMDE YAPAY ZEKANIN SINIRI
AlphaFold2 gibi yapay zekâ başarılarının bilimsel potansiyeli gösterdiği, eğitimcilerin yapay zekayı fikirleri test etmek veya ortak çözümler üretmek için iş birlikçi olarak desteklediği kaydedilirken, düşünme sürecinin tamamen teknolojiye devredilmesinin bu araçların sınırlarını tehlikeli bir noktaya taşıdığı, arama motorlarının ve sosyal medya platformlarında öne çıkan yapay zeka özetlerinin kullanıcıları doğrulanabilir kaynaklardan uzaklaştırdığı ifade edildi.