26 Mayıs 2026 itibarıyla ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilim yeni bir boyut kazandı. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın beyaz bayrak sallayarak teslim olması gerektiğini söyledi. Körfez’de BAE’ye yönelik füze saldırıları engellenirken, İsrail askeri yetkilileri mevcut gerilimi savaşı yeniden başlatmak için fırsat olarak görüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nda İran sürat teknelerine müdahale edildiğini duyurdu. İşte son durum.
KÖRFEZ’DE FÜZE ALARMI VE BAE’NİN MÜDAHALESİ
BAE bugün ikinci kez İran’dan gelen füze ve insansız hava aracı saldırılarını engellediğini duyurdu. İran ise bu iddiaları reddediyor. Geçtiğimiz günlerde Fuceyre’deki petrol tesislerine saldırı iddialarını yalanlayan Tahran, bu kez de BAE’ye yönelik herhangi bir saldırı düzenlemediğini açıkladı. İran, ABD ve İsrail’i Körfez ülkelerine yönelik saldırılar düzenlemekle suçluyor. Tahran, bu saldırıların sorumluluğunu kendisine yüklemeye çalıştıklarını belirtiyor.
ABD’DEN İRAN’A SERT UYARI
Trump, “İran nükleer silaha sahip olsaydı belki de şu anda burada olmazdık. İsrail yok olurdu” dedi. “İran beyaz bayrak sallayarak teslim olmalı” ifadesini kullandı. Rubio ise İran’ın müzakere masasına gelmesi gerektiğini söyledi. “Şartları kabul etmeli” diye ekledi. Rubio, Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmalarda İran’a ait 7 sürat teknesinin vurulduğunu bildirdi. Bu çatışmalarda 10 sivil denizcinin hayatını kaybettiğini ifade etti. ABD’nin seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak amacıyla geçiş yollarını açmaya devam edeceğini vurguladı. İran ekonomisine değinen Rubio, enflasyon oranının yüzde 70 olduğunu söyledi. İran para biriminin değer kaybettiğini belirtti.
İSRAİL SAVAŞI YENİDEN BAŞLATMAK İSTİYOR
İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre, Tel Aviv yönetimi Washington ile Tahran arasındaki müzakereleri zaman kaybı olarak değerlendiriyor. Bazı İsrailli askeri yetkililer, Körfez’de artan gerilimi İran’a karşı savaşı yeniden başlatmak için fırsat görüyor. Bu görüşü savunuyorlar. İsrail ordusu, hükümete bir değerlendirme sundu. Eğer zenginleştirilmiş uranyum İran’dan çıkarılmazsa ve zenginleştirme kapasitesi ortadan kaldırılmazsa, İran’a karşı mücadelenin başarısız olacağı belirtildi. Bu değerlendirmede ayrıca, mevcut durumun kabul edilemez olduğu ifade edildi.
ORTAM HEDEF BANKASI OLUŞTURULDU
KAN’ın haberinde, İsrail ordusu ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) son bir ayda İran’a yönelik yeni bir hedef bankası oluşturduğu belirtiliyor. Bu kapsamda özellikle petrol depoları ve enerji tesislerinin hedefe konulduğu aktarılıyor. Bu hedeflerin belirlenmesinin amacı, İran’ın altyapı ve ekonomisine ağır zarar vermek. Böylece Tahran yönetimini geri adım atmaya zorlamak hedefleniyor. İsrail’in savaşı yeniden başlatmaya hazırlandığı bildiriliyor. ABD’nin ise Orta Doğu ve İsrail’de askeri varlığını güçlendirmeyi sürdürdüğü kaydediliyor. Savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları bölgeye sevk ediliyor.
IRAK’TAN ARABULUCULUK TEKLİFİ
Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Başbakan Adayı Ali Zeydi, ülkesinin İran ile ABD arasında arabuluculuk rolü üstlenmeye hazır olduğunu açıkladı. Zeydi, İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bu girişimin somut bir ilerleme sağlayıp sağlayamayacağı ise henüz net değil. Irak’ın bu rolü, her iki tarafın da kabul etmesi halinde mümkün olacak.
NÜKLEER GERİLİM SÜRÜYOR
ABD ve İsrail, İran’ı nükleer ve füze programları geliştirmekle suçluyor. Tahran yönetimi ise nükleer programının barışçıl olduğunu savunuyor. Nükleer silah üretmeyi hedeflemediğini belirtiyor. İsrail ise bölgede nükleer silahlara sahip olduğu bilinen tek ülke konumunda. İsrail’in nükleer kapasitesi resmi olarak açıklanmıyor. Ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) denetimine tabi değil. İran ise tüm nükleer tesislerini IAEA denetimine açtığını ileri sürüyor. Bu durum uluslararası kamuoyunda çifte standart eleştirilerine yol açıyor.
Tüm bu gelişmeler, Orta Doğu’da sıcak bir çatışmanın eşiğinde olunduğunu gösteriyor. ABD ve İsrail’in askeri hazırlıkları, İran’ın ise geri adım atmama kararlılığı devam ediyor. Körfez’deki füze alarmları ve Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmalar, gerilimi her geçen gün artırıyor. Uluslararası toplum, tarafları itidale çağırırken, diplomatik çözümler için çaba sarf ediyor. Irak’ın arabuluculuk teklifi, umut verici bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak tarafların pozisyonları oldukça katı görünüyor.
Önümüzdeki günlerde sahadan gelecek yeni haberler, krizin seyrini belirleyecek. Bölge ülkeleri ve küresel güçler, nefeslerini tutmuş durumda.