AKKUYU NÜKLEER PROJESİ VE EKONOMİYE ETKİSİ
Mersin’in Gülnar ilçesinde, Türkiye ve Rusya’nın nükleer iş birliği çerçevesinde yükselen Akkuyu Nükleer, bölge ekonomisine katkıda bulunmanın yanı sıra Türkiye’nin enerji açığını kapatmaya hazırlanıyor. Moskova’da açıklamalarda bulunan Dedusenko, Akkuyu NGS sahasında dört güç ünitesinin tüm tesislerinde çalışmaların sürdüğünü duyurdu. “1’inci güç ünitesinde devreye alma çalışmalarının tamamlanmasına odaklanılmış durumda. Bu, ünitenin tüm sistemlerinin kapsamlı kontrol işlemlerinden geçtiği devreye alma öncesi hazırlık aşamasıdır. Güç ünitesindeki temel inşaat çalışmaları tamamlandı.” şeklinde bilgi verdi.
MONTAJ SÜREÇLERİ HIZLA DEVAM EDİYOR
Dedusenko, Akkuyu NGS’nin güç üniteleri binalarına teknik su sağlamak amacıyla inşa edilen deniz ve kıyı hidroteknik tesisleri kompleksinin tamamlanmak üzere olduğunu aktardı. Ayrıca, santralde üretilen elektriği şebekeye iletecek olan gaz yalıtımlı anahtarlama tertibatı binasında montaj işlemlerinin yoğun bir şekilde sürdüğünü belirtti. “2025’in sonuna kadar anahtarlama tertibatı ekipmanının montajını tamamlamayı planlıyoruz. Bu, NGS’nin kilit bileşenlerinden biri ve reaktörün amacı bakımından insan kalbiyle karşılaştırılabilirse, ‘gaz yalıtımlı anahtarlama tertibatı’ üretilen elektriği çeşitli tüketicilere, başta Türkiye Cumhuriyeti enerji şebekesine dağıtmaktan sorumlu olan sinir sistemine benzetilebilir.” ifadelerini kullandı.
SON AŞAMALARA GEÇİLİYOR
Dedusenko, NGS güç ünitesinin devreye alınmasının çok aşamalı bir süreç olduğunu vurguladı. “Şu anda 1’inci güç ünitesinin çalışmaya başlamasına yönelik hazırlıkların son aşamalarından biri devam ediyor. Ünitenin sistemleri ve elemanları işletmeye hazır hale getiriliyor. Bunların projede belirlenen kriter ve özelliklere uygunluğu kontrol ediliyor. Bu, nükleer güvenliğin gerekliliklerine uymak ve santralin uzun yıllar boyunca güvenilir çalışmasını sağlamak için gerekli.” diye belirtti.
PROJE EKİBİ VE TECRÜBE PAYLAŞIMI
Dedusenko, devreye alma sürecinin sağlam referanslara dayanmasının önemine dikkat çekti. Bu süreçte, Rosatom’un tecrübesinin büyük oranda kullanıldığını ifade etti. “Proje ekibi, ilk atom kilovatının en kısa sürede Türkiye’nin enerji sistemine verilmesi için tüm çabayı gösteriyor. Bu bağlamda, önceki tedarikçiden kaynaklanan teslimat zorlukları nedeniyle 2024’te Çin’den yeniden sözleşme yapmak zorunda kaldığımız anahtarlama tertibatı ekipmanının bu yıl içinde güç vermeye hazır olacağını öngörüyoruz.” şeklinde değerlendirmede bulundu.
YERLİ ÜRETİM VE SÜREÇLER
Dedusenko, Akkuyu NGS projesine Türk tedarikçilerin katılımına özel önem verildiğini vurguladı. Projenin başlangıcında hesaplanan yerlileştirme hacminin 4 milyar dolar olarak tahmin edildiğini, ancak günümüzde bu miktarın vergi ödemeleriyle birlikte 11 milyar dolara ulaştığını belirtti. Proje kapsamında yaklaşık 2 bin şirketin tedarikçi ve yüklenici olarak yer aldığını ifade eden Dedusenko, yerel üreticilerin ihtiyaçlar için malzeme ve hizmet sağladığını söyledi. Türk sanayi işletmeleri, sertifikasyon prosedürlerinden geçerken yeni ürün türlerinin üretimine geçerek sipariş hacmini artırdıklarını ve uluslararası projelere katılma konusunda umut taşıdıklarını belirtti.
GELECEK İÇİN YATIRIM
Akkuyu NGS’nin uzun vadeli bir proje olduğuna dikkat çeken Dedusenko, santralin birkaç nesle temiz ve kesintisiz enerji sağlayacağını ifade etti. Akkuyu NGS’nin, Türkiye’nin fosil yakıtların dünya fiyat dalgalanmalarına olan bağımlılığını azaltacağı ve enerji istikrarını güçlendireceğini belirten Dedusenko, “Kendi topraklarında faaliyete geçecek bir nükleer santral, Türkiye’yi ileri, çevre dostu elektrik üretim teknolojilerine sahip ülkeler arasına taşıyacak.” şeklinde sözlerini sonlandırdı.