AYŞE BARIM HAKKINDAKİ DAVADA YENİ GELİŞMELER
Menajer Ayşe Barım, gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Bugün, Gezi Parkı protestolarıyla ilgili olarak yargılanan Barım, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Bu, onun söz konusu eylemlerle bağlantılı olarak ilk duruşması oldu. Barım’ın tutukluluğunun devam etmesi için savcılık talepte bulundu ve mahkeme de ara karar verdi.
DURUŞMA KARARLARI VE İFADELER
Ayşe Barım davasında verilen ara kararla, Barım’ın tutukluluğuna devam kararı alındı. İkinci duruşmanın tarihi ise 1 Ekim olarak belirlendi. Duruşma sırasında Barım’ın ilk sözleri, “Benimle ilgili tüm iddialar asılsızdır. Bu iddiaları sosyal medyada kimliği belirsiz kişiler yaymıştır.” şeklinde oldu.
30 YIL HAPİS İSTENİYOR
Barım, 27 Ocak 2025’te tutuklanmış ve hakkında 30 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame doğrultusunda, Barım’a yöneltilen suçlama, ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin ortadan kaldırılmasına teşebbüs etmeye yardımcı olmaktır. Savcılık, Barım’ın Gezi sürecinde sanatçıları organize ederek eylemlere katkı sunduğunu ve bu faaliyetlerin protestoların planlanmasında etkili olduğunu öne sürüyor. Barım’ın kurucusu olduğu ID İletişim şirketinin faaliyetleri de ‘etki ajanlığı’ olarak değerlendiriliyor.
ÜNLÜLER DAVA İÇİN ADLİYEDE
Duruşma sırasında, Serenay Sarıkaya, Hande Erçel, Birce Akalay, Bergüzar Korel, Halit Ergenç, Hakan Kurtaş, Zerrin Tekindor, Ezgi Mola ve Merve Dizdar gibi ünlü isimler de Çağlayan Adliyesi’nde görüldü.
SALGIN DURUMU VE TAHLİYE TALEPLERİ
Ayşe Barım’ın avukatları, müvekkillerinin cezaevinde ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu. Barım’ın kalp ve beyinle ilgili dokuz farklı rahatsızlığı bulunduğu, son altı ay içinde cezaevinde birkaç kez bayıldığı ifade edildi. 20 ve 30 Mayıs tarihlerinde yapılan tahliye başvuruları mahkemece reddedildi. 5 Haziran’da Barım’ın hücresinde yeniden bayılması sonrası, avukatları 11 Haziran’da bir yeni tahliye talebinde bulundu ve bu talepte ‘ani ölüm riski’ olduğu vurgulandı.