Dış Politika Vizyonu ve Esasları
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TASAV Başkanı İsmail Faruk Aksu ile gerçekleştirdiği görüşmede Türkiye- Rusya ve Çin arasındaki ittifak olarak adlandırdığı “TRÇ ittifakı” ile ilgili açıklamalarının üçüncü bölümünü paylaştı. Bahçeli, “Dış politikamızın esası, bölgemizde ve dünyada barış ve istikrarı sürekli kılmak, uluslararası iş birliğini, karşılıklı saygı ve dostluğu yaymak ve geliştirmek, çok yönlü ve çok boyutlu bir diplomasi yürütmek suretiyle ülkemizin hak ve menfaatlerini her platformda korumak, bu doğrultuda şahsiyetli bir dış politika izlemektir” dedi.
Millî Menfaatler ve Barış Kuşağı
Bahçeli’nin ifadesine göre, “Türkiye’nin millî menfaatlerini korumak ve geliştirmek; çevremizde barış, istikrar ve güvenlik odaklı bir ‘huzur kuşağı’ oluşturmak; bütün ülkelerle karşılıklı saygı ve menfaate dayalı uzun vadeli dostane ilişkiler kurmak” dış politikanın özünü oluşturuyor. Ayrıca, Türkiye’nin hak ve çıkarları korunarak mevcut sorunların uluslararası hukuk çerçevesinde adil ve kalıcı çözümlere kavuşturulması gerektiğini belirtiyor. Bahçeli, partinin ilkesinin, diğer devletlerin bağımsızlıklarına saygı göstermek olduğunu vurguladı.
2053’e Doğru Hedefler
Bahçeli, “Dış politikamız, kudretli, itibarlı ve sözü dinlenen bir ülke olarak 2053’te Türkiye’nin dünya siyasetine yön veren küresel bir güç olmasını hedeflemektedir” şeklinde bir açıklama yaptı. Geçtiğimiz günlerde yapılan değerlendirmelerle, Türkiye’nin oyun kurucu ve oyun bozucu rolünü güçlendirerek, egemenlik haklarını koruma kararlılığından taviz vermeden bölgesel ve küresel bir aktör olarak öne çıktığına dikkat çekti.
Stratejik Vizyon ve İş Birlikleri
Bahçeli, Avrasya jeopolitiğinin merkezinde olan Türkiye’nin, “siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliği projeleri” ile bölge ülkelerinde barış ve istikrarı sağlama fırsatlarını değerlendirebileceğini aktardı. Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulmasıyla birlikte Türk devletlerinin ortak çıkarlarının bulunduğu alanlarda iş birliği yapmak için önemli bir fırsat doğduğunu belirtti.
Türk Kuşağı Stratejisi
Bahçeli, “Türk Kuşağı” stratejisini de ele alarak, bu stratejinin ortak tarih, dil ve kültür etrafında kenetlenmiş Türk toplulukları arasındaki bağları güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti. Türk Kuşağı’nın, insanlığın barış ve huzura duyduğu özlemi karşılamak üzere bir cazibe merkezi konumuna geleceğini öngördü. Türkiye’nin, uluslararası sistemin unsurlarını dikkate alarak, kendi özgün projelerinin senaristi ve başrol oyuncusu olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin Gelecek Vizyonu
Bahçeli, Türkiye’nin Türk ve İslam ülkeleri ile siyasi ve askeri iş birlikleri yaparak, “bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sunabileceğini” ifade etti. ABD ile mevcut ilişkilerin, Türkiye’nin menfaatleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirtti. 21. yüzyılın stratejik odağı olan Avrasya’da, Türkiye’nin başta Rusya, Çin ve İran ile bölgede barış ve istikrarı güçlendirmek için çok boyutlu politikalar gütmesi gerektiği vurgulandı.
Kapsamlı Çözümler ve Kararlı Dış Politika
Bahçeli, partinin uluslararası ilişkilere gerçekçi bir perspektiften yaklaşarak, gerekli milli kaynakların seferber edilmesiyle akılcı ve kararlı bir dış politika izleneceğine olan inancını dile getirdi. “Türk ve Türkiye Yüzyılı” hedefinin gerçekleştirilmesi için güçlü yönetim istikrarının ve milli kaynakların harekete geçirilmesinin önemine değindi. Gelişen ekonomik güçlerin, G7 örgütünü ve diğer uluslararası kurumsal yapıların sorgulanmasına neden olduğunu belirtti.