DAVANIN İLERLEYİŞİ VE TANIKLARIN İFADELERİ
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’nde 21 Ocak gecesi meydana gelen ve 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangını ile ilgili davanın ilk duruşmasında birinci hafta sona erdi. Dava, otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de aralarında bulunduğu 19’u tutuklu 32 sanığın yargılanmasıyla devam ediyor. Yedinci günde, gece yarısına kadar süren celsede son olarak tanıkların ifadeleri alındı.
MÜŞTEKİLERİN DİNLENMESİ
Duruşmanın 8’inci günü, olayda diş hekimi kızı Yasemin Tüzgiray, damadı Erhan Tüzgiray ile torunları Defne ve Demir’i kaybeden Gülşen Boncuk’un dinlenmesiyle başladı. Gözyaşları içinde sanıklara hitap eden Boncuk, “Gözümün içine bakın.” diyerek, “Sebep olanların gözünün içine bakmak istiyorum. Oğlum, gelinim, iki torunum öldü. Gözümün içine bakın. Kendiniz kurtulurken orada yanmaya bırakamazsınız. Ben istiyorum ki siz ölmeyin; her gün, ’78 kişinin katiliyiz’ diye ölmeyin, inleyin. Ölmek temizliktir. Biz artık çocuklarımızı göremeyeceğiz” şeklinde duygusal bir konuşma yaptı.
TANIKLARIN ANILARI
Otelin kayak odasının sorumlusunun tanık olarak verdiği ifade dikkat çekti. Şenol Güven (44), yangın başladığı sırada 349 numaralı odada bulunduğunu belirterek, “Yanımdaki arkadaşım uyandırdı, ‘yangın var’ dedi. Hızlı bir şekilde dışarı çıktım ve 4’üncü katın tamamen yandığını gördüm. Dışarıda bir merdivenle yardım ettik” dedi. Güven, yangın alarmı duyulmadığını ve tatbikat yapılmadığını vurguladı.
Çamaşırhanede çalışan Tahsin Öztürk (57) da, “Dışarıya nasıl çıktığını hatırlamıyorum,” diyerek kendisini uyandırdıklarında havlu aldığını, üst katlara çıkamadığını belirtti. Otelde minibarlardan sorumlu olan Tuni Urhan, yangının başladığı sırada otel müdürü Zeki Yılmaz’ın “Kimseye haber vermeyin, kendi aramızda halledelim” dediğini iddia etti. Yangın eğitimi ve tatbikat yapılmadığını söyleyen Urhan, odalarda sigara içildiği için yangın dedektörlerinin kapatıldığını duyduğunu açıkladı.