CHP’li Loloğlu Zaman’da yazmaya başladı

CHP'nin önemli isimlerinden Faruk Loğoğlu Zaman'da köşe yazıları yazmaya başladı.

Zaman'ın kadrosu kattığı 3 isimden biri olan Loğoğlu yaptığı açıklamada “Zaman Gazetesi yıllardır takip ettiğim sevaplarıyla günahlarıyla ciddi bir yayın organı. İkincisi Zaman Gazetesi farklı görüşlere, birbiriyle çok zıt görüşlere dahi geniş bir yelpazede yer verebilen bir yayın organı. Üçüncüsü kitlelere ulaşma bakımından yazılı basının ve bu bağlamda Zaman Gazetesi'nin önemli olduğunu düşünüyorum. Dördüncüsü de sesimi en etkin bir biçimde Türkiye'nin bu koşullarında saygı duyduğum ve izlediğim Zaman Gazetesi vasıtasıyla duyurmamın topluma bir katma değer sağlayacağını düşündüğüm için Zaman Gazetesi'nde yazmaya karar verdim.” dedi.

Zaman'ın yazar kadrosuna kattığı diğer isimler ise; eski AKP’li milletvekili Reha Çamuroğlu ve yazar Emine Eroğlu idi.

Loğoğlu bugün Zaman'da ilk yazısını yazdı. Loğoğlu ilk yazısına "Merhaba" başlığını seçti.

İşte o yazı:

Sizlerle ülkemizin gündemine ilişkin düşüncelerimi artık bu köşeden paylaşacağım.

Bu olanağa sahip olmak, siz değerli okurlara bu yoldan ulaşabilmek aslında önemli bir fırsattır.  Bu ayrıcalığın hakkını, ülkemizin özellikle dış ilişkileri ve dış politikası konularında sağlıklı, anlaşılır değerlendirmeler yapmaya gayret ederek vermeye çalışacağım. Eleştiri ve uyarılarınıza her zaman duyarlı olacağım.  Desteğiniz de tabii ki bana ilham verecektir.  

Cumhuriyetimiz 92 yaşında. Son yıllarda toplumsal hayatımızın her kesiminde uğradığımız ve onarımı uzun yıllar alacak derin ve çok yönlü hasara rağmen, Cumhuriyetimiz ayakta. Öyle olmaya da devam edecek. Ancak, insan ve doğa onuruna yakışır, özgür ve uygar bir yaşam tarzına kavuşabilmek için her birimizin sorumluluk alması gerekiyor. Çünkü Türkiye bugün aslında “uygarlık savaşı” vermekte olan bir ülkedir. Bir yanda hukukun üstünlüğü, adalet, özgürlük, hak, eşitlik, laiklik, bilim için mücadele edenler var. Öbür tarafta, doymak bilmeyen dünyevi hırslarını tatmin etmek için hurafe, istismar, yalan ve hatta tehditlerle toplumu gerilere götürmek isteyenler var.  Biri “altın çağını” bilime, sanata, dayanışmaya dayalı bir gelecekte arıyor. Diğeri “altın çağ” olarak ortaçağların alacakaranlığını dayatmaya çalışıyor. Bu nedenle işimiz zor, ama uygar bir ülke yaratmak için verdiğimiz mücadele onurlu ve değerli.

İşte dış ilişkiler ve dış politika konularına da böyle bir anlayış ve ruhla yaklaşmaktayım. Dış politika aktörleri ve konularıyla çok boyutlu, çok özellikli, dinamik ve sürekli değişim gösteren bir alandır. Küreselleşme süreci de iç ve dış ilişkiler arasındaki duvarları yıkmış, çizgileri kaldırmıştır. Ayrıca dış politika meseleleri açık toplumlarda iç siyasetin tartışma konuları arasına da girmiştir. O nedenle, köşemizde dış politikayı bu bütünlük içinde alarak, yurttaşlarımızın konularla birebir ilişki kurmasını sağlamayı hedefleyeceğim.

Bu ilk paylaşımımızda işe şu önemli tespitle başlayalım: Türkiye bugün hayati iç ve dış sorunlarla karşı karşıya.  Can, mal güvenliğimiz yok.  Dayanışma ruhundan uzak, kavgalı, gergin bir toplum olduk. Terörün her türlüsü ülkede hüküm sürüyor.  Kadın cinayetleri hızla artıyor ve kronikleşiyor. Milyonlarca sığınmacı yaşam savaşı veriyor. Yoksulluk, işsizlik, geçim derdi insanlarımızın büyük çoğunluğunu ufuksuz bir yaşama mahkûm etmekte. Eğitim sistemimiz çöküntü halinde.  Bilim ve sanat horlanıyor.

Dış ilişkilerimizde ise Cumhuriyet tarihinin en sorunlu, en tehlikeli dönemini yaşıyoruz.  Türkiye bugün ne yazık ki dostları tarafından bile dışlanan, sözü dinlenmeyen bir ülke konumundadır. Güvenilir olmaktan çıkmış, ne yapacağı öngörülemeyen, çevresiyle kavgalı bir ülkeye dönüşürken bölgemizde de siyasi etkinliğimiz sıfırlandı. Yurttaşlarımız birçok ülkede istenmez hale geldi, güvenlikleri tehlikede. Bozulan siyasi ilişkiler nedeniyle yabancı ülkelerde iş yapan insanlarımız işlerinden oluyorlar. Ticaret, turizm, taşımacılık gibi birçok alanda ülkemiz zarara uğruyor. Hayalci hedeflere kilitlenmiş, inanç temelli, mezhep eksenli dış politikalar nedeniyle Türkiye yalnızlaşıyor, etkisizleşiyor, itibarsızlaşıyor.

Önümüzdeki paylaşımlarda yanlışların nerede olduğunu, nasıl düzeltilebileceğini anlatacağız.  Ancak şu kadarını hemen belirteyim:  Türkiye'nin dış politikası Cumhuriyetin kuruluş ilke ve felsefesiyle uyumlu olmalı, tüm anayasalarımızda tekrarlanan esasları yansıtmalıdır.  Laik, uluslararası hukuk ve teamüllere saygılı, barış, istikrar, güven ve refahtan yana bir dış politika. Uygarlıktan, sosyal adaletten, yaratıcılıktan, insan onuruna saygıdan yana olan bir dış politika.

Son dakika: Bu yazıya nokta koyarken 1 Kasım seçimlerinin sonuçları da belli oldu.  Görünen o ki Türkiye'yi içeride ve dışarıda daha da zor günler bekliyor.  Tek parti iktidarının “istikrarı” aynı AKP zihniyetinin, aynı iç ve dış politikaların devamı anlamına gelecekse, durum kötü demektir. Onun için şimdilik sadece “bekleyeceğiz” ve “göreceğiz” diyelim."

ZAMAN

FLAŞ FLAŞ FLAŞ

Erzurum’da Feci Kaza: 4 Kişi Hayatını Kaybetti

Erzurum'da gerçekleşen feci trafik kazasında, ilk bilgilerin doğrultusunda 4 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Epstein’in Putin ile Görüşme Çabaları Belgelerde Ortaya Çıktı

Pedofili suçlamalarıyla tanınan milyarder Jeffrey Epstein'in, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile iletişim kurma girişiminde bulunduğu belirlendi.

İstanbul’da Banka Soygunu Gerçekleşti

İstanbul Eminönü'ndeki bir bankada gerçekleşen soygun sonrası, soyguncu 32 bin lira ile kaçtı. Polis, faile ulaşmak için geniş çaplı bir operasyon başlattı.

Galatasaray Can Armando Güner’i Transfer Etti

Galatasaray, Gladbach'tan Türk asıllı Arjantinli oyuncu Can Armando Güner'i transfer ettiğini duyurdu. Sosyal medya üzerinden "Hoş geldin Can Armando Güner" paylaşımında bulundu.

İstanbul’daki Uyuşturucu Operasyonunda 13 Kişi Tutuklandı

İstanbul'da gerçekleştirilen uyuşturucu soruşturması sonucu, Dilek İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya'nın da bulunduğu 13 kişi tutuklandı.