ÇİNLİ İŞLETMELERİN AVRUPA’DAKİ YATIRIMLARI RİSK ALTINDA
Çin Otomotiv Üreticileri Derneği (CAAM), Avrupa’da faaliyet gösteren ve yatırım yapan Çinli işletmelerin, Avrupa Birliği’nin (AB) planladığı gümrük vergilerinden olumsuz etkilenebileceğini belirtti. AB’nin uygulamaya koymayı planladığı bu vergilerin, Çinli işletmelerin Avrupa’daki operasyonlarına güvenlerini sarsabileceğine vurgu yapıldı. Bu durumun, AB’deki otomotiv endüstrisinin gelişimini olumsuz etkileyebileceği ve yerel istihdamın artırılmasına yönelik çabaları baltalayabileceği ifade edildi. Ayrıca, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmanın zorlaşabileceği konusunda da uyarılar yapıldı.
ÇİNLİ OTOMOBİL ÜRETİCİLERİNİN ENERJİ VE KALKINMA HEDEFLERİ ZARAR GÖREBİLİR
AB’nin, Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara yönelik sübvansiyon iddialarını araştırmaya devam ettiği belirtiliyor. Bu çerçevede, Çin’in elektrikli araç üretiminde kapsamlı sübvansiyonlardan yararlandığına dair inancını sürdürdüğü ve bu nedenle Çinli otomobil üreticilerine yönelik gümrük vergisi oranlarını revize etmeyi planladığı ifade ediliyor. Temmuz ayında açıklanan maksimum vergi oranı yüzde 37.6 olarak belirlenmişti. Ancak yeni taslakta, bu oran yüzde 36.3’e çekilmiş durumda. Çinli otomobil üreticileri, bu durumu olumsuz bir adım olarak değerlendirirken, CAAM ise bu düzenlemelerin AB’nin otomotiv endüstrisine destek sağlamak yerine zarar verme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Çinli üreticiler, gümrük vergilerinin Avrupa’daki yeşil enerji ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine zarar verebileceğini dile getiriyor.
KÜRESEL OTOMOTİV PAZARINDA KARŞILIKLI TİCARİ İLİŞKİLER ZARAR GÖREBİLİR
Çinli otomobil üreticileri, AB’nin bu tür adımlarının küresel otomotiv pazarında olumsuz etkiler yaratabileceğini ve iki taraf arasındaki ticari ilişkilerin zarar görebileceğini belirtiyor. Özellikle, CAAM’in endişelerine göre, AB’nin alacağı tedbirlerin sadece Çinli şirketleri değil, aynı zamanda Avrupa’daki istihdamı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de olumsuz etkileyebileceği vurgulanıyor. Bu durumun, küresel ölçekte otomotiv sektöründe dengeyi ve iş birliğini zedeleyebileceği endişesi taşınıyor.