İSTANBUL’DA ŞOK EDİCİ PSİKİYATRİ SKANDALI
İstanbul’daki bir psikiyatri kliniğinde yaşanan korkunç bir olayda, hayvanlara yönelik kullanılan ilaçları çocuklara vererek ailelere “cinsel istismar” tuzağı kurmakla suçlanan doktor S. S. Z. ve ona yardım ettiği iddia edilen 5 başka sanığın yargı süreci devam ediyor. Durum, Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ele alındı. Duruşmada, tutuklu sanık S. S. Z. ve eşi Ö. Z. hazır bulundu. Ayrıca, tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve müştekiler de duruşmada yer aldı.
SAVUNMA AÇIKLAMALARI
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık S. S. Z., “Benim kullandığım ketamin dozunda keyif verici bir durum söz konusu değil. Bağımlılık yapıcı bir durum da söz konusu değil. Ketamin fiziksel bağımlılık yapan bir ilaç değildir. Ketamin alındığında keyif verici bir etkisi yoktur. Depresyona faydalıdır. Ben ketamini ilaç dışında kullanmadım. Ben uyuşturucu satıcısı değilim, doktorum.” şeklinde açıklamalarda bulundu.
YARGI KARARI AÇIKLANDI
Doktor Z. ve ona yardım ettiği öne sürülen 5 diğer sanığın davasında mahkeme, Z.’yı 25 yıl 8 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, 20 müşteki aile ve 21 mağdur çocuğun ifadeleri alınmış durumda. İddianamede, çocukların yaşlarının 7 ile 18 arasında değiştiği ve ebeveynlerin beyanlarına dayanarak, seans kayıtları ile ailelere gönderilen mesaj içeriklerine de yer verildiği belirtiliyor.
İDDİANAME DETAYLARI
İddianamede, Z.’nın mağdur çocuklara teşhis koyarak seanslar esnasında Ketamin maddesi verdiği, cinsel içerikli sorular sorduğu, beden ve ruh sağlıklarını olumsuz etkilediği, aile üyelerini istismar ile suçlayarak maddi taleplerde bulunduğu ve çocukları kendi kontrolü altındaki bir eve yerleştirme ve yurt dışına gönderme girişimlerinde bulunduğu bilgileri yer aldı. Ayrıca, sanık Z.’nin klinik ve ev adreslerinde Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemeler sonucunda Ketamin ve ilgili maddeler tespit edildiği açıklandı. Sanığın, mağdur çocuklara yönelttiği kapalı uçlu sorular, hasta mahremiyetini ihlal eden uygulamaları ve ebeveynlere yönelik düşmanca ifadelerinin temel mesleki ve etik ilkelere aykırı olduğu belirtildi. Bu eylemlerinin çocukların duygusal istismarı kapsamında değerlendirilebileceği ifade edildi.