Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, aile yapısını Türkiye’nin sosyal altyapısının temel unsuru ve gelecekteki güvence olarak değerlendiriyor. Aileyi, ulusal bir beka meselesi olarak görerek koruma gerekliliğini vurgulamaktadır.
Son yıllarda dünya genelinde geleneksel aile yapısına karşı ortaya çıkan akımlara dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, aileyi “toplumun en küçük ama en sağlam hücresi” olarak tanımlıyor ve milli-manevi değerlerin nesiller boyunca aktarıldığı en önemli kurum olarak görüyor.
Bu hassasiyet kapsamında 2025 yılı “Aile Yılı” olarak ilan edilirken, 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak adlandırıldığı duyurulmuş; böylece aile yapısının güçlendirilmesine yönelik somut politikalar ve eylem planları oluşturulmaktadır.
3 ÇOCUK ÇAĞRIMIZIN HAKLILIĞI İSPATLANDI
2007 yılında “3 çocuk” tavsiyesini ilk kez gündeme getiren Erdoğan, bu çağrıyı yıllar boyunca sürekli olarak her fırsatta yinelemiştir. Yaşlanan küresel nüfus sorununa dikkat çekerek katıldığı Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’nda “Haklı çıktım.” ifadesini kullanıyor.
“En az 3 çocuk.” diyen Erdoğan, çağrısının dile getirildiği günden bu yana “marjinal gruplar” olarak tanımladığı kesimlerin çirkin ithamlarla karşılaştığını belirterek, “Çağrımızın haklılığı sonuçta ispat edilmiş oldu.” şeklinde konuştu.
2007’DE HIZLA YAKLAŞAN BİR TEHLİKEYE DİKKAT ÇEKMİŞTİK
Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri paylaştı: “Hatırlarsanız 2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu çağrımız, ülkeye dair her konuya ideolojik gözlükle bakanların tepkisini çekmiş, sonrasında ise bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi.”
“Hayat tarzına müdahaleden inanç değerlerimizi hedef alan küstahlıklara kadar birçok akıl ve ahlak dışı ithama ve iftiraya maruz kaldık.”
3 ÇOCUK ÇAĞRIMIZIN HAKLILIĞI ORTADA
“Sonuç olarak ne oldu? Aradan geçen sürede 3 çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O günlerde bizi eleştirenler, bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor.” diyen Erdoğan, gelecekte aileye önem verilmesinin gerekliliğini yineleyerek “Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak.” dedi.
ÇOK ÇOCUKLU AİLELERİ CEHALETLE SUÇLADILAR
“Türkiye olarak aile ve nüfus meselesinde yalnızca dünya genelinde yaşanan hızlı değişimlerin etkilerini hissetmiyoruz; aynı zamanda 1960’lardan itibaren uygulamaya konulan yanlış politikaların ve algıların olumsuz sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Country olarak yıllarca nüfus ve kalkınma arasında birbirine zıt bir ilişkinin olduğu propagandası yapıldı. Nüfus arttıkça, yoksulluğun artacağı, refahın azalacağı gibi ifadeler kullanıldı.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
BİZİ YOBAZLIKLA SUÇLAYANLAR, ŞİMDİ HAKKIMIZI TESLİM ETMEK ZORUNDA KALIYORLAR
“Nice akıl ve ahlak dışı ithama maruz kaldık. Sonuç olarak 3 çocuk çağrımızın haklılığı ispat edilmiştir. Şimdi hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyorlar. Aileye öncelik verdiğimiz için bizi kadını zayıflatmakla itham edenlerin absürtlüğü ortaya çıkacak.” dedi.
Erdoğan, 1960’lardan itibaren uygulanan yanlış politikaların sonuçlarıyla yüzleşmekte olduklarını da belirtti.
DİJİTAL ÇAĞA RAĞMEN MİLLETİMİZ AİLE OLMA ŞUURUNU HALA DİRİ TUTUYOR
Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında öne çıkan noktalar şunlardır: “Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgesi tanıtım programında sizlerle olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Sözlerimin başında; dijital çağın getirdiği zorluklara rağmen aile olma bilincini hâlâ diri tutan değerli milletimizin tüm hanelerine selamlarımı iletiyorum.”
Ayrıca “10 yıllık bir süreçte ailelerimizi güçlendirmek için güçlü bir irade ortaya koyan ilgili bakanlıkları gönülden tebrik ediyorum.” belirttikten sonra, bu mücadelede destek olan kuruluşlara da teşekkür etti.
AİLE GÜÇLÜ OLDUĞUNDA BİREYLER-GÜÇLÜ OLUR
“Bir milletin gücü sadece ordusunun kudreti veya ekonomisinin büyüklüğü ile ölçülemez. Bir milletin gücü; evlatlarda, aile değerlerinde gizlidir.” diyerek, “Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgemiz, bu açıdan atılacak adımları güçlendirecektir.” dedi.
VATAN, MİLLET SEVGİSİNİN İLK ADRESİ AİLEDİR
Erdoğan, “Aile, insanın en güvenli sığınağı ve ilk okuludur. Sevgi ile kardeşlik ilk önce ailede yeşerir.” sözleriyle ailenin toplum içindeki yerini vurguladı.
AİLE ZAYIFLADIĞINDA TOPLUM KAN KAYBEDER
“Aile güçlüyken bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum da güçlü olur. Aile zayıfladığında birey zayıflar, bu da toplumda sorun yaratır.” açıklamalarında bulundu.
DOĞURGANLIK HIZIMIZ DÜŞÜYOR, RAKAMLAR HEPİMİZ İÇİN TEDİRGİN EDİCİ
Doğurganlık hızının düştüğüne, evlilik yaşının yükseldiğine dair kaygılar taşıdığını belirten Erdoğan, “Rakamlar tedirgin edici.” diyerek, 2024 yılında doğurganlık hızının daha da gerileyeceğini öngördüğünü kaydetti.
TÜRKİYE AB’DEN HALA 10 YAŞ DAHA GENÇTİR
Cumhurbaşkanı, “Dünya genelinde yaşanan aile yapısındaki çözülme, her ülke için sorun teşkil etmektedir ancak Türkiye, bu konuda oldukça genç bir yapıya sahiptir.” dedi.
DOĞUM İZİNLERİNİ YENİDEN DÜZENLEDİK
“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, aile odaklı politikalarını hayata geçirmiştir. 2025 yılı aile modellerimizde bir dönüm noktası olacaktır.” diyerek, birçok yeni düzenlemenin müjdesini verdi.
ANNELER DOĞUM İZİNLERİNİ ARTIK 24 HAFTA OLARAK KULLANACAK
“Çalışan annelerin doğum izni sürelerini 24 hafta olarak yeniden düzenledik. Ayrıca sosyal konut fırsatları sunarken 3 ve daha fazla çocuklu ailelere öncelik verdik.” dedi.
MAYIS’IN SON HAFTASINI ‘MİLLİ AİLE HAFTASI’ OLARAK KUTLAYACAĞIZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile yapısını güçlendirmek için belirledikleri beş stratejik önceliği sıralayarak mayıs ayının son haftasını “Milli Aile Haftası” olarak kutlayacaklarını da açıkladı.