İZMİR’DE TEZHIP SANATININ YAŞATILMASI
İzmir’de Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına sahip Ayşegül Devecier (44), tarihi Kemeraltı Çarşısı’ndaki atölyesinde tezhip sanatını icra ediyor. Devecier, sanatında deniz kabukları üzerine çizdiği motiflerle dikkat çekiyor. “Geleneksel sanatlara olan ilgim aslında anneannelerimizin yaptığı dantellerdeki, halılardaki motiflerin dikkatimi çekmesiyle başladı. Tezhip sanatında doğayı tasvir ederiz, kendi bahçelerimi oluşturmak istedim. Tezhipte en önemli malzememiz altın, altının cazibesine kapılarak tezhibi seçtim.” diyor.
26 YILLIK BİR SERÜVEN
Türk tarihinin en değerli sanatlarından biri olan tezhip, günümüzde varlığını sürdürüyor. Ayşegül Devecier, 26 yıldır İzmir’deki atölyesinde bu sanatı yaşatıyor. 1999 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’nde eğitim almaya başlayan Devecier, “Tezhiple böylelikle başlayan maceram halen devam ediyor. Sanatım işim, işim sanatım oldu.” şeklinde açıklıyor. Ayrıca, 2007 yılında Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisansa başlamasıyla birlikte, hocalarından çok şey öğrenmiş. “Bu sanat, usta-çırak ilişkisiyle ilerleyen bir sanat. Hala da çıraklarıyım diyebiliriz.” diye ekliyor.
DİĞER OBJELERE UYGULAMA FIRSATI
Hattın tezhip sanatıyla bir bütün olduğunu dile getiren Devecier, “Hocalarımdan biri tezhip sanatını ‘hattın gelinliği’ olarak ifade eder. Hattın etrafını süslediğimiz gibi biraz da hattan çıkararak, kendi bahçelerimizi tamamlamaya başladık.” ifadesini kullanıyor. Geleneksel eğitimin önemine değinen Devecier, “Önce geleneksel eğitimi alıp, o geleneğe sahip çıkarak, kuralları bilerek günümüzde de bunu çok daha farklı şeylere uyarlamaya çalıştık.” diyor. Tezhip sanatının sadece yazı ile sınırlı olmadığını, mobilyalar, mücevher kutuları, deniz kabukları gibi birçok obje üzerinde uygulama imkanı sunduğunu belirtiyor.
GENÇLERE SANATI ÖĞRETEN BİR USTA
Tezhip sanatının 9. yüzyılda Uygur Türkleri’yle başladığını söyleyen Devecier, bu sanatı yaşatmaya çabaladıklarını aktarıyor. “Bizler gibi akademik ve atölyede eğitim alan insanlar dersler vererek gençlere bu sanatı öğretmeye çalışıyor.” diyen Devecier, 2003’te İstanbul’da açtığı atölyeden sonra 11 yıldır İzmir’de, 2018’den beri de Kemeraltı Çarşısı’nda faaliyet gösteriyor; bugüne kadar yaklaşık 250 öğrenci yetiştirdim” ifadelerini kullanıyor.
SANAT HERKESİN İHTİYACIDIR
Tezhip sanatına ilginin giderek arttığını belirten Devecier, “Tezhip sanatını farklı objelere uygulayarak daha yaygın hale getirdikten sonra biraz daha ilgi de arttı.” diyor. Pandeminin de etkisiyle insanların içsel yolculuğa yöneldiğini, bu süreçte üretim yapma isteğinin yükseldiğini vurguluyor. “Tezhip ata sanatımız, öz kültürümüz, sahip çıkılması gereken bir konu. Herkes bir sanatla uğraşmalı. Sanat terapidir, hepimizin ihtiyacı var.” şeklinde sözlerini noktalıyor.