Hrant Dink DAVASINDA “ZAMAN AŞIMI” KARARI
Gazeteci Hrant Dink’in 2007 yılında Agos gazetesi önünde yaşamını yitirmesiyle ilgili davada, tetikçi Ogün Samast ile birlikte yargılanan sanıklar hakkındaki “zaman aşımı” kararı kesinleşme sürecine girmiş durumda. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, Dink ailesinin bu duruma karşı yaptığı istinaf başvurusunu reddetti. Mahkeme, Dink ailesinin sanıklara yönelik yapılan “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçundan doğrudan zarar görmediğini belirterek, davaya katılma ve hükmü istinaf etme haklarının bulunmadığına dikkat çekti. İtirazın “sıfat yokluğu” gerekçesiyle reddedildiği ifade edildi.
CİNAYETTEN SONRAKİ YARGILAMA SÜREÇLERİ
Cinayetin ardından sivil sanıklar oldukça hızlı bir şekilde yargılansa da, kamu görevlilerine dair dava ancak 2015 yılında açılmıştı. Bu davada yargılama süreci devam ederken, Ogün Samast ve Trabzon Pelitli bağlantılı birkaç sanıkla ilgili açılan ayrı dosyada zaman aşımı meselesi gündeme gelmişti. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Ocak 2025 itibariyle Samast’ın da içinde bulunduğu yedi sanık hakkında davanın düşmesine karar vermişti.
İTİRAZLAR REDDEDİLDİ
Dink ailesinin yanı sıra davaya katılan Cumhurbaşkanlığı da zaman aşımı kararına itirazda bulundu. Ancak istinaf mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı’nın konuya dair davaya katılma ve hükmü istinaf etme yetkisinin bulunmadığını tespit ederek bu talebi de geri çevirdi. Sanık avukatlarının yaptığı istinaf başvuruları da benzer şekilde aynı karar doğrultusunda geri çevrildi. “Sıfat yokluğu” gerekçesiyle reddedilen bazı başvurular, üst ceza dairesine; esastan reddedilenler ise Yargıtay’a gönderilecek.
YARGI SÜRECİNDE YENİ TARTIŞMALAR
Bu karar, Hrant Dink cinayetine dair yargı sürecinde zaman aşımı ve mağdur sıfatı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.