Dışişleri Bakanı Sinirlioğlu, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin IŞİD'e karşı mücadele koalisyonunun bir üyesi olduğunu ve koalisyon içinde aktif bir çaba sarf ettiğini söyledi.
Bu çabaları koalisyonun ortaklarıyla yoğunlaştırdıklarını dile getiren Sinirlioğlu, şöyle devam etti:
"Sayın John Kerry'nin ifade ettiği gibi hala Türkiye'nin sınırlarının belirli bir bölümünde IŞİD'in mevcudiyeti sürüyor. Biz IŞİD'in sınırlarımızda varlığını sürdürmesine izin vermeyeceğiz. IŞİD'den kaynaklanan Türkiye'nin güvenliğine yönelik tehditlere karşı birçok tedbir almaktayız ve almaya devam edeceğiz. Bu tedbirleri IŞİD ile mücadele koalisyonundaki ortaklarımızla, müttefiklerimizle koordinasyon içinde yürütüyoruz. Bu bağlamda ilave birtakım tedbirler alınabilir. Bununla ilgili bazı planlarımız mevcut. Bunların zamanlaması ve nasıl yürütüleceği konusunda o planlamalar tamamlanmadan ayrıntılı bir tanım yapmam, izahatta bulunmam pek mümkün değil ama işin özü şudur; IŞİD, tüm dünya için olduğu gibi Türkiye için de büyük ve ciddi bir tehdittir. Biz Suriye'nin halen içinde bulunduğu kaos ortamının Türkiye'nin güvenliğine dönük yarattığı tehditlerle sürekli olarak mücadele içindeyiz. Bu mücadelemizi önümüzdeki günlerde daha da güçlendirerek sürdüreceğiz. ABD ile de bu çerçevede çok yakın bir iş birliğimiz var. Askerlerimiz, tüm kurumlarımız birlikte çalışıyor. Bildiğiniz gibi İncirlik'te de bazı konuşlandırmalar oldu. Tüm bu adımlar ortak hedefimiz olan IŞİD'in yok edilmesine dönük mücadelenin, daha da netice alıcı bir şekilde yürütülmesi için, Suriye halkının güvenliği için, Türkiye halkının güvenliği için kararlılıkla ilerletileceğinden hiç kimsenin tereddüdü olmasın."
John Kerry'nin yapmış olduğu "Suriye'de Türkiye ile operasyona giriyoruz" açıklamasına yönelik olarak Sinirlioğlu, şunları söyledi:
"Alınan tedbirlerin yürütülmesi, farklı düzlemlerde, farklı düzeylerde yürütülen operasyonlar neticesinde hayata geçirilmektedir. Aslında o bölgelerde biz uzun zamandan beri ABD ile hava operasyonları yürütüyoruz. Bunları IŞİD ile mücadele koalisyonu marifetiyle yaptığımız gibi milli olarak da gerçekleştiriyoruz. Sınırımızdaki IŞİD'in hala kontrol ettiği bölgedeki IŞİD varlığının sona erdirilmesi konusunda da bazı planlamalarımız var. Bu planlar tamamlandığında operasyonlarımız daha yoğun boyut kazanarak sürdürülecek. Bunu önümüzdeki günlerde göreceksiniz. Dolayısıyla farklı ve yeni bir şey söz konusu değil ama tekrar altını çizeyim, devam eden bazı planlamalarımız var. Bu planlamalar ortak harekat planlamalarıdır. Bunlar tamamlandığı zaman ne gibi tedbirler alınacağını, ne gibi operasyonlar yürütüleceğini birlikte göreceğiz."
Dışişleri Bakanı Sinirlioğlu, "Esad yeniden aday olamayacak" sözleriyle ilgili şöyle konuştu:
"Viyana'dan çıkan bildiriyi okuduğunuz zaman öncelikle Suriye sorununun çözümü için uluslararası diplomatik bir sürecin başlatılmış olduğunu görürsünüz. Bu sürecin ortaya koyduğu bir takvim, bir yol haritası söz konusudur. Süreç şöyle takvimlendirilmiştir. 1 Ocak'ta Suriyeli tarafların rejim ve rejimle birlikte hareket eden gruplarla muhalif unsurların bir araya geleceği, uluslararası toplumun, Birleşmiş Milletler'in de dahil olacağı, onların gözetimi altında yürütülecek bir süreç başlayacak. Bu sürecin hedefi, en geç 6 ay içinde 1 Ocak'tan 30 Haziran'a kadar geçecek süre içinde kapsayıcı, herkesi içine alacak bir geçiş hükümetinin kurulması söz konusudur. Bu kurulacak hükümetin Cenevre Bildirisi'ndeki ifadesiyle tüm yürütme yetkilerini devralması öngörülmektedir. Yine benim dün G20 vesilesiyle yaptığım basın toplantısında ifade ettiğim gibi, bu üzerinde mutabık kalınacak yeni hükümetin kurulmasının yanı sıra bu 6 aylık dönemde Esad'ın siyasi geleceğiyle ilgili nasıl bir yol izleneceği konusu da karara bağlanacaktır. Bu konuda farklı düşünenler olduğunu dün de söyledim. Farklı düşünenlerin kim olduğu biliniyor. Ancak Esad'ın görevini sürdürmesi halinde Suriye'de bir çözümün, barışın mümkün olamayacağını kahir ekseriyet bu toplantıda ifade etmiştir. Bu konuda katılımcıların tamamı nasıl bir adım atılması gerektiğini bilmektedir."
"Bu konularda Rusya mutabık mı?" şeklinde soruların da kendisine yöneltildiğini hatırlatan Sinirlioğlu, şöyle devam etti:
"Rusya'nın bu konuda menfi bir tutumda ısrar ettiğini görmedik. Siyasi sürece hem Rusya hem İran angaje oldular. Esad'ın geleceğiyle ilgili farklı düşünceler olabilir. Bu düşünceler devam ettiği takdirde süreç bir sonuca bağlanamaz. Ama benim ve diğer katılımcıların büyük çoğunluğunun düşüncesi yürütme yetkilerinin tamamını devralacak yeni hükümetin kurulmasına dönük çalışmalar sırasında Esad'ın siyasi geleceğiyle ilgili karar da alınacaktır. Esad'ın seçimlerde aday olamayacağı konusunda yaygın, geniş bir mutabakat vardır. Herkes aynı fikirde midir? Bu aşamada değildir. Kimlerin olmadığını herkes biliyor. Onlar da bu sürece angaje olduklarına göre büyük çoğunluğun düşüncesinin sonunda galebe çalacağını biliyorlar. Bu da şu anlama geliyor, Beşar Esad seçimlerde aday olamaz. Yeni hükümet kurulduğu anda tüm yürütme yetkileri yeni hükümete geçer. Esad'ın ne zaman ve nasıl görevini bırakacağı ve artık siyaseten varlığını sürdüremeyeceği konusu açıklığa kavuşur. O noktadan itibaren de dün de söylediğim gibi Esad'ın geleceği siyasi bir mesele olmaktan çıkar, onun kişisel meselesi haline gelir."
Suriye için süreçten umutlu olduklarını vurgulayan Sinirlioğlu, şunları kaydetti:
"Biz umutluyuz. Esad'ın aday olması opsiyonu büyük bir çoğunluk tarafından kesinlikle reddedilmektedir. Bu bilinerek bu süreç başlatıldığına göre, sürecin sonunda Esad'ın olmayacağı da açık olarak ortadadır. Burada herhangi bir çelişki vesaire söz konusu değildir. Askeri açıdan bir çözüm olmadığı da yine yaygın olarak üzerinde herkesin mutabık kaldığı bir tesbittir. Dolayısıyla bu siyasi süreçle çözüme kavuşacaksak ki kavuşacağız, o zaman Esad da siyaseten artık bir mesele olmaktan çıkacaktır ve Suriye halkı Esad sonrasında kendi arasında uzlaşıyı, demokrasiyle, çok kültürlü yapısıyla birliğini koruyarak, toprak birliğini koruyarak arayacak ve bulacaktır. Suriye halkı Esad'dan kurtulunca artık yeni Suriye'yi inşa etmeye odaklanacaktır."