Filistin’i son 24 saat içinde tanıyan ülke sayısı 4’e ulaştı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncesinde dört ülke daha Filistin devletini resmen tanıdığını açıkladı. Bu açıklamaların ilki Kanada’dan geldi. Başbakan Mark Carney, Kanada’nın Filistin Devleti’ni bugünden itibaren tanıdığını duyurdu. Carney, “Kanada, Filistin Devleti’ni tanıyor ve hem Filistin Devleti hem de İsrail Devleti için barışçıl bir gelecek vaadini inşa etmek için ortaklık teklif ediyor” ifadelerini kullandı.
AUSTRALYA: İSRAİL’İN ENGELLEME ÇABALARI
Kanada’nın ardından Avustralya da Filistin devletini resmen tanıdığını bildirdi. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, mevcut İsrail hükümetinin Filistin devletinin tanınmasını engellemek için sistematik bir şekilde çalıştığını dile getirdi. Albanese, yaptığı açıklamada, “Hamas’ın Filistin’de hiçbir rolü olmamalı” diyerek, “Avustralya’nın bugün Kanada ve İngiltere ile birlikte Filistin’i tanıması, iki devletli çözüm için uluslararası çabaların bir parçasıdır” dedi.
İNGİLTERE: UMUDU KAYBETMEMELİYİZ
İngiltere’den de benzer bir tanıma duyurusu geldi. Başbakan Keir Starmer, bu konudaki açıklamasında, “Hamas’ın geleceği hükümette ve güvenlikte rolü olamaz” söylemini belirtti ve devamında, “İki devletli çözüm umudu azalıyor ancak bu umudun sönmesine izin veremezsiniz” ifadesini kullandı. Filistin, yaptığı bu “cesur kararlar” olarak nitelendirdiği açıklamaları memnuniyetle karşıladığını bildirdi.
PORTEKİZ’DEN RESMİ TANIMA
İngiltere, Avustralya ve Kanada’nın ardından Portekiz de Filistin devletini resmen tanıdığını açıkladı. Portekiz Dışişleri Bakanı Paulo Rangel, bu tanımanın arkasında kalıcı barış için tek çözüm olarak iki devletli çözümü desteklediklerini belirtti. Önümüzdeki günlerde New York’ta yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Fransa ve Belçika’nın da Filistin’i tanıması bekleniyor.
STARMER’DEN ABBAS’A YAZILI BİLDİRİM
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, parlamentoya yaptığı açıklamanın ardından Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a bir mektup göndererek bu kararı resmen bildirdi. Starmer, mektubunda, “Bu tarihi adım, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve devlet sahibi olma hakkına verdiğimiz desteğin göstergesidir” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Filistin yönetiminin reform konusundaki taahhütlerini takdir ettiklerini belirterek, “Devletlerimiz arasında yapıcı ve yakın bir ilişki kurmayı bekliyorum” dedi.
ABBAS: İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMÜN YOLUNU AÇACAK
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İngiltere, Kanada ve Avustralya’nın Filistin Devleti’ni tanımasını olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi. Abbas, bu adımın kalıcı ve adil bir barışın sağlanmasında önemli olduğunu vurguladı ve bu durumun iki devletli çözümün hayata geçirilmesini kolaylaştıracağını belirtti. Abbas, ayrıca, bu tanımaların uluslararası çabaların bir parçası olduğunu ifade etti.
İSRAİL’DEN SERT TEPKİ
Filistin devletinin tanınması kararı sonrası İsrail Dışişleri Bakanlığı, bu duruma sert bir şekilde tepki gösterdi. Açıklamada, “İsrail, savunulamaz sınırlara zorlamayı hedefleyen hiçbir hayali metni kabul etmeyecektir” ifadeleri yer aldı.
NETANYAHU: “FİLİSTİN DEVLETİ OLMAYACAK”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bu tanımlara kesin olarak karşı çıkarken, “Filistin devleti kurulmayacak” dedi. Netanyahu, İsrail’in Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerini genişletmeye devam edeceğinin altını çizdi ve Filistin devletini tanıyan liderlere net bir mesaj iletti.
FİLİSTİN’İ TANİYAN ÜLKE SAYISI ARTIYOR
Filistin devletini, 15 Kasım 1988’de bağımsızlığını ilan ettiği günden bu yana 193 BM üyesinden 147’si tanımıştı. İngiltere, Kanada ve Avustralya’nın tanımasıyla bu sayı 150’ye yükseldi. Türkiye de 1988 yılında Filistin’i tanıyan ilk ülkelerden biri. Norveç, İspanya, Slovenya ve İrlanda son bir yıl içinde tanıma açıklaması yapan ülkeler arasında yer alıyor.
İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM NEDİR?
İki devletli çözüm, başkenti Doğu Kudüs olan ve Batı Şeria ile Gazze Şeridi’nde bir Filistin devletinin kurulmasını öngörüyor. Bu devletin sınırlarının, 1967 Arap-İsrail savaşından önceki sınırlarla büyük ölçüde uyumlu olması gerektiği belirtiliyor. Ancak bu durum, İsrail tarafından büyük bir itirazla karşılanıyor.