Vergi Kanunları ile bazı kanunlarda ve 631 sayılı KHK’de değişiklik öngören teklif, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülerek tamamlandı. Gözler şimdi Genel Kurul üzerindeki gelişmelere çevrildi. Kamuoyunu ilgilendiren iki ana konu hakkında Sözcü Yazarı Ekonomist Mahmut Aydoğmuş açıklamalarda bulundu. Bunlar, vergi borçlarının yeniden yapılandırılması ve emlak vergisinde meydana gelen aşırı artışların durdurulup durdurulmayacağı.
VERGİ AFFI OLMAKTI AMA YER ALMADI Komisyonun görüşmeleri sonucunda vergi borçlarına yönelik bir yeniden yapılandırma yapılacağına dair bir düzenlemenin olmadığını ortaya çıktı. Yani milyonlarca vatandaşın umutla beklediği “borç affı” söz konusu pakette yer almadı.
EMLAK VERGİLERİNDE YENİ FORMÜL İHTİYACI Ancak vatandaşların tepkileri, hükümeti emlak vergisinde yeni bir çözüme yönlendirdi. Takdir Komisyonları tarafından belirlenen arsa ve arazi birim değerlerinde bazı bölgelerde 30 kata kadar artışlar kaydedildi. Bu durum, 2026 yılı için emlak vergilerinin beklenmedik bir şekilde yükselmesine neden oluyordu. Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş, “Henüz netleşmedi ama Genel Kurul’da bir düzenleme yapılacak” açıklamasında bulundu. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İlhan Hatipoğlu ise, “Oransal bir sınırlama getirilecek” diyerek oran üzerinde çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
2017’DEN BERİ EMLAK VERGİSİNDE SINIR UYGULAMASI YAPILMIŞTI 2017 yılında yaşanan benzer bir kriz sonrası emlak vergilerine yüzde 50 sınırlama getirilmişti. Şu an aynı formül tartışmaya açılmış durumda. Komisyonda kabul edilen önerge ile geçmişte yürürlükte olan Geçici 23’üncü madde kaldırıldı. Ancak bu değişiklik, yeni emlak vergisi sınırının da yaklaşık yüzde 50 civarında olacağına işaret ediyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışma, kısa süre içinde tamamlanarak Genel Kurul görüşmeleri sırasında önerge ile eklenmesi planlanıyor.
DAVA AÇAN VATANDAŞLARA DESTEK BEKLENTISI Emlak vergisindeki orantısız artışlar sebebiyle, on binlerce vatandaş Vergi Mahkemeleri’nde davalarını sürdürmeye devam ediyor. Uzmanlar, “En azından davasını geri çeken vatandaşın ödediği yargı harcı iade edilmeli” görüşünde birleşiyor.