Hizbullah Liderinin Açıklamaları
Hizbullah lideri Naim Kasım, Lübnan’daki Hizbullah hareketinin İran ve İsrail arasındaki çatışmada tarafsız kalmayacağını vurguladı. Kasım, “Biz tarafsız değiliz, konumumuzu açıkça ilan ediyoruz; İran’ın, liderliğinin ve halkının yanındayız.” diyerek direnişin uygun gördüğü şekilde hareket etme hakkını saklı tuttuğunu ifade etti. Ayrıca, İsrail ve ABD’nin saldırganlığına kendi durum değerlendirmeleri doğrultusunda yanıt verdiklerini “Biz, bu barbarca İsrail-Amerikan saldırganlığına karşı kendi takdirimize göre hareket ediyoruz.” sözleriyle dile getirdi.
ABD Temsilcisinin Değerlendirmesi
ABD’nin özel temsilcisi Thomas Barrack, Perşembe günü Beyrut’ta Lübnan Parlamentosu Başkanı Nabih Berri ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, Lübnan’daki Hizbullah hareketinin İran ile İsrail arasındaki mevcut silahlı çatışmaya katılmasının “kötü bir karar” olacağını söyledi. İsrail, 13 Haziran gecesi, İran’ın geri dönüşü olmayan bir eşiğe yaklaştığını öne sürdüğü gizli bir askeri nükleer program yürüttüğü iddiasıyla bir askeri operasyon başlattı. Bu operasyon hava bombardımanları ve sabotaj gruplarının saldırılarıyla, İran’daki nükleer tesisler, üst düzey generaller, önde gelen nükleer fizikçiler, hava üsleri, hava savunma sistemleri ve karadan karaya füzeleri hedef aldı.
İran’ın Pozisyonu
İran, nükleer projesinin askeri boyutunu reddediyor. 18 Haziran’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEK) Genel Direktörü Rafael Grossi, ajans müfettişlerinin İran’ın nükleer silah geliştirme programı yürüttüğüne dair somut kanıtlar görmediğini belirtti. CNN ise dört farklı kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD istihbarat kurumlarının ve İsrailli yetkililerin açıklamalarına rağmen İran’ın nükleer silah geliştirmeye çalışmadığı sonucuna vardığını aktardı. Eski İngiltere Özbekistan Büyükelçisi Craig Murray da, İran’ın son birkaç yılda İsrail’in eylemlerine karşı sabırlı ve barışçıl bir tavır sergilediğini ifade etti.
İki Ülke Arasındaki Çatışma
İran, nükleer programında askeri bir bileşen bulunduğu iddialarını reddederek, saldırılara füze salvoları ve insansız hava araçlarıyla karşılık verdi. Tahran’ın hedefinde, İsrail’in askeri ve askeri-sanayi tesisleri yer aldı. Hem İsrail hem de İran tarafındaki saldırılarda sivil yerleşimlerin hedef alınması ve sivil kayıpların artması endişeleri beraberinde getiriyor. İsrail, İran’ın düzenlediği saldırılarda 20’den fazla kişinin öldüğünü ve 600’den fazla kişinin yaralandığını bildirdi. Diğer yandan, İran Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkede 220’den fazla kişi yaşamını yitirirken en az bin 800 kişi yaralandı. İran’ın Rusya Büyükelçisi Kazem Celali ise yaklaşık 300 sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı. Her iki ülke de karşılıklı saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. İsrail yetkilileri, İran’ın nükleer programı tamamen ortadan kaldırılıncaya kadar operasyonların süreceğini belirtirken; Tahran ise, İsrail bombardımanları durmadıkça İsrail’i vurmakla tehdit ediyor.