Akçaabat’ta hastane açılışına katılan Süleyman Soylu, Türk sağlık sistemine ilişkin açıklama yaptı.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “21. asrın başından itibaren Türkiye’yi yöneten, milletimizin desteği ile beraber idare eden Sayın Cumhurbaşkanımız ortaya koyduğu politikalarla birlikte, aslen sağlık politikalarıyla birlikte nasıl bir süreç yönettiğini de ispatlamıştır ve şehir hastanelerine kabahat bulanlar, sağlık sistemimize kabahat bulanların bugün aslında söyledikleri cümlelerin mahcubiyeti içerisinde olduklarını düşünüyorum.” dedi.
Soylu, Akçaabat ilçesinde özel bir hastanenin açılış töreninde yaptığı konuşmada, güzel, anlamlı ve zamanın ruhunu da ifade eden bir açılışta olmaktan büyük gurur duyduğunu söyledi.
Bu hafta planlarının, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bugün Rize’de yapacakları açılışlar, ardından yarın yapacakları birtakım ziyaretler olduğunu belirten Soylu, ancak Of, Hayrat ve kısmen de Köprübaşı’nda meydana gelen sel felaketleri nedeniyle dün akşam erken vakitte geldiklerini ifade etti.
Soylu, dün Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Vali İsmail Ustaoğlu ve diğer ilgililerle Of ve Hayrat’ta, gece geç saatlerde kriz yönetim merkezlerinde tespit yapmaya çalıştıklarını, sabahtan itibaren de hem hasar tespiti hem de birtakım mağduriyetlerin mümkün olduğunca ortadan kaldırılması için çalışıldığını aktardı.
“BİZ TIBBIN KİTABINI YAZMIŞ BİR MEDENİYETİZ”
Soylu, selde hayatını kaybeden vatandaşa Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı da diledi.
Yaptıkları hastane açılışına değinen Soylu, “Bugün burada hakikaten bizim medeniyetimizin esas itibarıyla önemli bir anlayışının açılışındayız. Eğer bir cümleyle ifade etmek gerekirse biz tıbbın kitabını yazmış bir medeniyetiz. Okullarda İbni Sina okutulurken hepimiz gurur duyarız ve hala bütün dünyaya İbni Sina’yı ve onun yaptıklarını ve onun bize bıraktıklarını bir onur vesilesi olarak ifade ederiz.” diye konuştu.
Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 21. asrın başından itibaren Türkiye’nin büyüme, kalkınma, demokratikleşme, gelişme, aynı zamanda bu ülkeyi vesayetten kurtarma mücadelesini bu milletle beraber verdiğini vurgulayarak şöyle devam etti:
“Hepsini de demokrasiyle beraber yaptı. Açık bir rejimle yaptı. Milletin verdiği oylarla çok önemli adımlar attı, milletin desteğiyle beraber. Kah bir tarafta dünyanın en büyük barajı, Artvin Yusufeli’ne gitmiş olan var mıdır bilmem ama o barajı görünce insanın bu ülkeyle, bu milletle, bu topraklarla gurur duymaması mümkün değildir. Dünyada eşi ve benzeri olmayan bir baraj. Bundan iki ay önce bir taziye vesilesiyle Ilısu Barajı’nı gördüm, Veysel Eroğlu’nu, yani Şırnak’ta böyle bir barajın yapılabilmesi aslında ay yıldızlı bayrağın bu toprakların her santimetrekaresine nasıl dikildiğinin ispatı vücududur, tam anlamıyla budur.”