DEPREM HAZIRLIĞINDA YETERSİZ ADIMLAR
İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökçe, sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin deprem hazırlığı konusunda gereken adımları atmadığını dile getirdi. Gökçe, 1960 yılında Şili’de yaşanan 9,5 büyüklüğündeki Valdivia depreminden sonra bu ülkenin, Japonya’daki yapı düzenlemelerini incelediğini ve kendi sistemini oluşturup uyguladığını hatırlattı. Gökçe, “Bugün Şili’de 7,8 büyüklüğünde deprem olsa bile kimse hayatını kaybetmiyor” diyerek, Türkiye’nin 17 Ağustos 1999 ve 6 Şubat 2023 tarihlerindeki depremlere rağmen benzer adımlar atmadığını vurguladı.
ÖNERİLER VE EKSİKLİKLER
Gökçe, Türkiye’deki deprem hazırlığıyla ilgili eksiklikleri şöyle sıraladı: “- Kentlerimizin deprem direncini güçlendirmek için önerdiğimiz mevzuat değişiklikleri yapılmadı. Yapılarımızı en riskliden başlayarak, hak sahiplerini koruyarak, sosyal dokuyu bozmadan yerinde dönüştürecek adımlar atılmadı. Yapı güçlendirme ile ilgili önerilerimiz hayata geçirilmedi. – Hızlı bina tarama yöntemi yurt çapında yaygınlaştırılmadı. Riskli binaların önceliklendirilerek tespit edilmesi çalışması yürütülmedi. – Çeşitli tiplerde sosyal konutlar üretilerek halka sunulmadı, bir seferberlik haliyle yapı stoğunun iyileştirilmesi için adım atılmadı. – Deprem riski yüksek şehirlerimiz için ciddi bir afet eylem planı çıkartılmadı. Deprem uzmanlarına danışılmadı hatta deprem riskine dikkat çeken uzmanlara ‘profesör müsveddesi’ denildi. – Altyapıyı güçlendirecek adımlar atılmadı. Depremden etkilenecek şehirlerdeki altyapının yaratacağı büyük sorunlara karşı önlem alınmadı. – Risk azaltma ve hazırlanma alanında neredeyse hiçbir şey yapılmadığı gibi afet sonrası yönetimi açısından da 1 yıl öncesinden daha iyi değiliz. AFAD başta olmak üzere kurumlar 6 Şubat tecrübesiyle yenilenerek, 6 Şubat tarihinden daha etkin, daha güçlü hale getirilmedi.”
DEPREM GÜVENLİĞİNDEKİ HUKUKİ SORUNLAR
Gökçe, açıklamalarında deprem güvenliği konusunda çaba gösteren belediye başkanları, seçilmiş yöneticiler ve uzmanların haksız şekilde suçlandığını da belirtti. “Türkiye’nin bütün ülkemizi afet direncini arttıracak, altyapıyı güçlendirecek, riskli konutları dönüştürecek, halkımıza nitelikli, güvenli sosyal konut arz edecek kaynağı da, insanı da, bilgisi de tecrübesi de var. Yönetimde zihniyet değişirse depremde ölmek kader olmaktan çıkar!” ifadeleriyle durumun acilliğine dikkat çekti.