ABD’NİN İRAN’A YAPTIĞI SALDIRILARIN ETKİLERİ
ABD Savunma İstihbarat Ajansı’na (DIA) göre, İran’ın nükleer tesislerine yönelik gerçekleştirilen saldırılar, programı yalnızca birkaç ay geriye itiyor. Başkan Donald Trump’ın bahsettiği gibi, İran’ın nükleer altyapısının “tamamen yok edilmediği” ifade ediliyor. Konuyla bağlantılı iki kaynak, DIA tarafından hazırlanan raporun, Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’ın nükleer tesislerine ilişkin açıklamalarıyla çeliştiğini bildirdi. Rapora göre, Fordo, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesislere yönelik yapılan saldırılar ciddi hasar vermiş olsa da, bu tesisler tamamen imha edilmedi. Ayrıca, İran’ın nükleer silah üretiminde önemli rol oynayan zenginleştirilmiş uranyumun bir kısmının saldırılardan önce farklı yerlere taşındığı ve bu stokun büyük oranda korunduğu belirtildi. Raporda, uranyumu silah seviyesine çıkarmak için kullanılan santrifüjlerin çoğunun da sağlam kaldığı kaydedildi.
Beyaz Saray’DAN TEPKİ
Beyaz Saray, DIA raporuna sert bir tepki göstererek, raporu “kesinlikle yanlış” olarak nitelendirdi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, “Bu sözde değerlendirmeyi sızdırmak, Başkan Trump’ı ve operasyonu başarıyla gerçekleştiren kahraman pilotlarımızı itibarsızlaştırmaya yönelik açık bir girişimdir. Herkes bilir ki, 14 adet 30 bin librelik bomba hedeflerine mükemmel şekilde isabet ederse sonuç tam anlamıyla yok oluştur,” dedi. CIA ve Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (ODNI), bu raporla ilgili herhangi bir yorum yapmaktan kaçındı. İsrail hükümeti ise saldırılar hakkında resmi bir değerlendirme paylaşmadı. Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff, ABD ve diğer ülkelerin hasar raporlarını incelediğini belirterek, “Bu değerlendirmeyi gazetecilere sızdırmak vatan hainliğidir, soruşturulmalıdır,” ifadelerini kullandı.
TRUMP VE NETANYAHU’DAN TALEPLER
Trump, yaptığı açıklamalarda, saldırılar sonucunda İran’daki nükleer tesislerin “tamamen yok edildiğini” ve “İran’ın bu tesisleri asla yeniden inşa edemeyeceğini” savundu. Netanyahu ise televizyonda, “Onlarca yıldır İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını söylüyordum ve bugün ABD ile birlikte İran’ın nükleer programını yerle bir ettik,” şeklinde konuştu.
UYDU GÖRÜNTÜLERİ VE UZMANLARIN GÖRÜŞLERİ
Amerikan uydu görüntüleme şirketi Maxar Technologies, saldırılardan bir süre önce Fordo tesisinde kamyonlar ve iş makineleri tespit edildiğini açıkladı. Şirketin kıdemli direktörü Stephen Wood, “19 Haziran’da çekilen görüntülerde, yer altı tesis girişlerinin toprakla kapatıldığı açıkça görülüyor,” değerlendirmesini yaptı. Bazı uzmanlar, bu hareketliliğin İran’ın yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumunu ve bazı santrifüjleri daha güvenli bir yere taşıdığına işaret ettiğini belirtti. Nükleer Tehdit Girişimi’nin başkan yardımcısı ve eski ABD istihbarat analisti Eric Brewer, “İran’ın %60 saflıktaki uranyumunu Fordo’dan bir kamyona yüklemesi ve başka bir yere taşıması oldukça olası,” dedi. Ancak, santrifüjlerin hassas yapısı nedeniyle taşınmasının daha zor olabileceğine dikkat çekti.
İRAN’DAN ÜÇÜNCÜ TESİS DUYURUSU
Saldırılardan sadece bir gün önce, İran yetkilileri İsfahan’da üçüncü bir nükleer zenginleştirme tesisi kurduklarını ve faaliyete geçireceklerini açıkladı. Ancak, ABD ve İsrail’in bombardımanından sonra bu tesisin durumu netlik kazanmadı. Silah Kontrolü Derneği’nin Nükleer Silahsızlanma Politikası Direktörü Kelsey Davenport, “Eğer İran santrifüjlerini önceden gizlediyse, çok küçük bir tesisle bu uranyumu hızla silah seviyesine çıkarabilir,” değerlendirmesini yaptı. Ancak, uzmanlar İran’ın gizli bir program başlatması durumunda dahi, mevcut saldırılar nedeniyle önemli ekipman ve nitelikli personel kayıpları yaşadığı için bu sürecin zorlu olacağını vurguladı.
İRAN’IN STOK DURUMU
Birleşmiş Milletler nükleer gözlemcilerine göre, İran’ın şu anda yaklaşık 408 kilogram %60 saflıkta uranyumu bulunuyor. Teorik olarak, bu miktarın yaklaşık 42 kilogramı %90’a çıkarıldığında bir nükleer bomba yapımı için yeterli olabiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, “İran’ın %60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu olabilir, ancak bunu %90’a çıkaracak ve nükleer silaha dönüştürecek yetenekleri yok edildi. Bu, programlarının yok edilmesi anlamına gelir,” diye konuştu.