ÇATIŞMALARIN BAŞLANGICI VE ETKİLERİ
İran ile İsrail arasında 13 Haziran 2025’te başlayan ve yedinci gününde devam eden çatışmalar, Orta Doğu’daki gerilimi artırdı. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkeler—Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman, Katar ve Bahreyn—potansiyel kimyasal, biyolojik ve radyolojik tehditlere karşı acil durum hazırlıklarını yoğunlaştırmaya başladı. KİK Genel Sekreteri Jassem al-Budaiwi, bölgenin güvenliğini sağlamak için üye ülkeler arasında yapılan koordinasyonun en üst seviyeye ulaştığını ifade etti.
AÇIKLAMALAR VE KOORDİNASYON
Al-Budaiwi, “Çeşitli acil durum senaryolarına karşı üye devletler arasındaki koordinasyon gelişmiş seviyelere ulaştı. Kimyasal, biyolojik ve radyolojik silahlara karşı hazırlıklar da buna dahil” diye belirtti. KİK, Kuveyt merkezli Acil Durum Yönetim Merkezi’ni kısmen aktif etti ve karmaşık çevre ile radyasyon izleme sistemleriyle donatılmış ortak müdahale tatbikatları düzenliyor. Şu an için bölgede herhangi bir radyolojik anormallik tespit edilmediği biliniyor, ancak ihtiyati tedbirler sürdürülüyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, sınır bölgelerinde radyasyon dedektörleri konuşlandırırken, Katar ve Bahreyn deniz güvenliğini artırmak için devriye faaliyetlerini sıklaştırdı. Harvard Kennedy Okulu’ndan Bahreynli uzman Elham Fakhro, Körfez halklarının İsrail veya ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine olası bir saldırısından “kesinlikle endişeli” olduğunu aktardı.
NÜKLEER TEHİKELER VE REAKSİYONLAR
İran’ın Kum kenti yakınlarındaki Fordow Zenginleştirme Tesisi, çatışmanın merkezinde yer alıyor. Bu tesis, yalnızca ABD’nin “Massive Ordnance Penetrator” gibi güçlü bunker-buster bombalarıyla imha edilebilir. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Fordow’u hedef alan saldırı planlarını onayladığı ancak Tahran’ın nükleer programdan vazgeçip vazgeçmeyeceğini görmek için beklediği bildiriliyor. Bu durum, Körfez ülkelerinde nükleer kirlenme ve olası misilleme saldırılarına dair korkuları artırıyor.
BÖLGESEL UYARILAR VE ENDİŞELER
BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed, “İran ve İsrail sınırlarının ötesine uzanabilecek pervasız eylemlerin risklerine karşı” uyararak, çatışmanın bölge geneline yayılma tehlikesine dikkat çekti. Körfez ülkeleri, özellikle Hürmüz Boğazı’na yakın petrol tesislerinin İran’ın vekil güçleri tarafından hedef alınabileceği endişesini taşıyor.