HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Suruç'ta patlama olduğu sırada Kobani'ye geçecek olan gençlerin basın açıklaması için toplandığına dikkat çekerek, patlamada canlı bomba ihtimali üstünde durduklarını söyledi.
HDP Milletvekili Leyla Güven "Ölü sayısı için kuşkulu bilgiler veriliyor, grupta canlı kalmadığı söyleniyor" açıklamasında bulunurken AK Parti Mersin Milletvekili Muhsin Kızılkaya ise, "Çok kısa süre içerisinde biz de Suriye'ye yada başka ülkelere benzeyebiliriz" diye konuştu.
Şanlıurfa'nın Suriye sınırındaki Suruç ilçesi merkezinde bir kültür merkezinde patlama oldu. Güvenlik yetkilileri patlamada ölü ve yaralılar olduğunu bildirdi. Buldan, Reuters'a yaptığı açıklamada, patlamanın Amara Kültür Merkezi önünde olduğunu söyleyerek, patlama olduğu sırada Suriye'de Kobani'ye geçecek olan gençlerin basın açıklamasının olduğunu kaydetti ve, "Canlı bomba ihtimali üzerinde duruyoruz" dedi.
'NET BİR BİLGİ YOK'
Çoğunlukla İstanbul'dan gelen Türk ve Kürt gençlerin Kobani'ye geçmek için en son kendisinden yardım istediğini belirten Buldan, bu gençlerin Kobani'de 3-4 günlük etkinlik çerçevesinde kütüphane, park ve orman yapmayı planladıklarını kaydetti. Buldan, ölü ve yaralı sayısı hakkında şu an ellerinde net bir bilgi olmadığını da belirtti. Suruç Suriye'nin Türkiye sınırındaki Kobani kentine yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunuyor.
'GRUPTA CANLI KALMADIĞI SÖYLENİYOR'
Habertürk canlı yayınına katılan HDP Milletvekili Leyla Güven, "Ben yoldayım 15 dakika sonra orada olacağım. Katliam büyük. Canlı bomba olma ihtimali çok yüksek. Yaralılar bile parçalanmış. Bu katliamı planlayanlar tarihte lanetlenecekler. Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak da güvenlik sağlanamamışsa bunun sorumluluğu gerçekten ağırdır, hesabı verilecektir. Çok büyük bir katliam yaşandı. Ölü sayısı için kuşkulu bilgiler veriliyor, grupta canlı kalmadığı söyleniyor" açıklamasında bulundu.
'SURİYE'YE BENZEYEBİLİRİZ'
Ak Parti Mersin Milletvekili Muhsin Kızılaya ise şunları söyledi:
"Bugün teröre şiddete bombaya silaha karşı omuz omuza durmanın günüdür. Kendi siyasi kimliklerimizi bir tarafa bırakarak, allah korusun can kaybı hakkında net bilgiler yok ama 10 kişinin öldüğü bilgisi var. Bu sayı artarsa bu ülke bunu ne kadar kaldırabilir? Bir ateş çemberi içinde yaşadığımızı biliyoruz. Biz de diyoruz ki baştan beri biz ülkemizi ateş çemberinin dışında tutuyoruz, bu ateşin kıvılcımların buraya gelmemesi için bir şeyler yapma, iç barışı muhafaza etmek, silaha dayalı ortaya çıkacak bir fikre kapılmamak, çok kısa süre içerisinde biz de suriye'ye yada başka ülkelere benzeyebiliriz.
Ortadoğu'nun demokratik tek ülkesiyiz. Bu istikrarı bu barışı hakikaten de nasıl desem kıskanan bir sürü güç var, yapılanma var. Yanıbaşımızda allah adına bomba patlatan cani örgüt var, öte yandan silahtan tekrar bahsedenler var. Bugün PKK yetkilisi silahlanın çağrılarını yapanlar var. Bütün bunlara karşı, siyasi düşüncelerimizi, dini inanışlarımızı bir kenara bırakmalıyız. Bu bir katliamdır. Bu katliamın benim siyasi görüşümden başkasına yapılmış olması bunun katliam olduğnu değiştirmez. Hepimiz el ele verip şiddetli bir karşı duruş sergilemeliyiz.
'BÜYÜK İHTİMALLE DAEŞ'
DAEŞ sadece Türkiye'nin bir sorunu değil. Baştan itibaren DAEŞ'in terör örgütü olduğu teşhisini koyan ilk ülke Türkiye'dir. Bu sadece bizim sorunumuz değil. Allah korusun büyük ihtimalle DAEŞ parmağı olduğu kesin gibi bir hadiseyle karşı karşıyayız. Bu çıkarsa ortaya bu suruç'la bitmeyeceğini bilmemiz gerekiyor. Dünya hassasiyet göstermediği sürece, çok enteresan fırsatlar yakalayıp bunu da kullanırlar. Bizim yapmamız gereken şey, dışardan çok içerde destektir. Memleketin istikrarı barışı bozulduğu zaman hep birlikte altında kalacağız. Barış bozulursa, istikrar bozulursa, huzursuzluk parti ayrımı yapmaz. Aynı şekilde etkiler. Bizim çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği tehlikeye girer.