İzmir, 15 Şubat’ta son zamanların en güçlü meteorolojik olaylarından birini deneyimledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü verilerine göre, kent genelinde kaydedilen en yüksek rüzgar hızı 137,5 km/saata ulaştı. Çileme köyü, Çiğli Havalimanı, Dikili’nin Çukuralan, Güzelbahçe Feneri ve Balçova gibi birçok bölgede fırtına hızı saatte 100 km’ye çıkarak, çatıların yerinden uçmasına ve ağaçların devrilmesine yol açtı.
DENİZ SEVİYESİNDEKİ YÜKSEKLEME
Bostanlı ve Pasaport istasyonları verilerine göre, İzmir Körfezi’nde son 24 saat içinde deniz seviyesi yaklaşık 60 santimetre artış gösterdi. Kuvvetli lodosun oluşturduğu 90 santimetre ile 1 metre arasında dalgalar ile birlikte kıyı hattında hissedilen toplam su seviyesinin yer yer 1,5 metreyi bulduğu bildirildi. Bu durum, özellikle düşük kotlu alanlarda deniz baskını, dalga aşması ve yağmur suyu sistemlerinde geri basma riski meydana getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ekipleri, kıyı hattı ve riskli alanlarda su tahliye ve kontrol çalışmalarını sürdürmekte.
İZDENİZ’DEN AÇIKLAMALAR
İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “İzmir’de şu an güneyli rüzgârlar zaman zaman 35–40 knot hızlara ulaşıyor. Körfez genelinde dalga yüksekliği 90 santimetre ile 1 metre arasında ölçülüyor. Uzun süredir etkili olan düşük basınç sistemi deniz seviyesinde yaklaşık 60 santimetrelik bir yükselmeye neden olmuş durumda. Bu iki etki birleştiğinde kıyı hattında 1,5 metreye varan bir su etkisi oluşuyor. Ön hesaplamalarımıza göre bugün gözlenen dalga koşulları istatistiksel olarak yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek şiddette bir olaya işaret ediyor. Bu sıradan bir lodos kabarması değildir” şeklinde konuştu.
SALILARDA DİKKAT YERİ
Güler, Alsancak ve Karşıyaka kıyılarında gözlemlenen geri basmaların yapısal bir sorundan değil, eş zamanlı meteorolojik şartlardan kaynaklandığını belirterek, “Düşük basınç deniz seviyesini doğal olarak yükseltir. Rüzgâr bu suyu kıyıya doğru ittiğinde dalga aşmaları görülebilir. Aynı dönemde devam eden yağış, yağmur suyu sistemlerinin denize deşarjını zorlaştırarak mazgallardan geri basmaya yol açabilir. Bu geçici bir meteorolojik tablodur. Basınç yükselip rüzgâr zayıfladığında deniz seviyesi normale dönecektir. Salı günü öğle saatlerinde basıncın 1000 mb’nin altına düşmesi bekleniyor. Bu nedenle deniz seviyesinde kısa süreli yeni bir artış daha yaşanabilir” ifadelerini kullandı.
ÜÇ ETKEN BİR ARADA
Uzmanlara göre, deniz seviyesindeki yükselişte üç ana etken bir arada devreye girdi. Alçak basınç deniz seviyesinde yaklaşık 60 cm’lik bir artış yaratırken, kuvvetli lodos (35–40 knot) denizi kıyıya doğru iterek 90 cm ile 1 metrelik dalgalar oluşturdu. Yağışlar, suyun denize akışını zorlaştırarak geri basma riskini artırdı. Bu üçlü etki birleştiğinde, özellikle düşük kotlu alanlarda deniz baskını riski gözlemlenmeye başlandı. Yetkililer, kıyı tahkimatlarının normal dalga koşullarına göre tasarlandığını, fakat çok kuvvetli rüzgâr, alçak basınç ve yükselen deniz seviyesinin aynı anda etkili olduğu ekstrem durumlarda dalga aşmalarının yaşanabileceğini vurguluyor. Bu durumun, yapısal bir yetersizlik değil, olağanüstü meteorolojik şartların geçici sonucu olduğu belirtildi.