JÜPİTER’İN GİZEMİ: DEV KIRMIZI LEKE
NASA’nın Juno aracı, Jüpiter’i inceleyerek gezegen hakkında yeni bulgular elde etmeye devam ediyor. Juno aracından elde edilen yeni veriler, dev kırmızı leke hakkında daha önce bilinenden daha fazla ayrıntı ortaya çıkarıyor. Bu kırmızı leke, gezegendeki fırtınaların etkisiyle oluşmuş ve Jüpiter’in yüzeyinde büyük bir daire olarak gözlemlenebiliyor. Ancak yapılan incelemelerle bu lekenin aslında Dünya’yı tamamen kaplayabilecek kadar büyük, 16 bin kilometre boyunca daireler çizen ve yıllardır devam eden bir fırtına olduğu ortaya çıktı. Gök bilimciler, bu lekenin oluşma zamanı, neden kırmızı olduğu gibi konularda henüz net bir bilgiye sahip değiller.
KIRMIZI LEKENİN KÜÇÜLMESİ VE NEDENİ
Jüpiter’in yüzeyindeki dev kırmızı lekenin küçülmeye başladığı gözlemlendi ve bilim insanları bu durumun neden kaynaklandığını araştırıyor. Uzmanlara göre, leke uzun süredir çevresindeki küçük fırtınaları absorbe ederek büyümeyi sürdürüyordu, ancak bu fırtınaların azalmaya başlamasıyla küçülmeye başladı. Yapılan çalışmalar, lekenin 2012 yılından bu yana daha dairesel hale geldiğini ve yaklaşık olarak yılda 900 km. daha hızlı bir şekilde küçüldüğünü gösteriyor. Yale Üniversitesi’nde uzay meteorolojisi alanında doktora öğrencisi olan Caleb Keaveney ve ekibi, kırmızı leke ile gezegendeki diğer küçük fırtınalar arasındaki etkileşimleri simüle etti. Yapılan modellemeler, lekenin daha küçük fırtınalardan beslendiğini ve bu nedenle büyüdüğünü ortaya koydu. Dolayısıyla lekenin küçülmesi, çevresindeki küçük fırtınaların azalmasıyla ilişkilendiriliyor.
MİSTERİYARIN DERİNLİKLERİNDE: JÜPİTER’İN DEV KIRMIZI LEKESİ
NASA’nın yaptığı son araştırmalar, Jüpiter’in dev kırmızı lekesinin daha önce düşünülenden çok daha derine uzandığını gösteriyor. Yapılan gözlemler, lekenin 500 km’den fazla derinliğe sahip olduğunu ortaya koyarken, jet akımlarının ise 3 bin kilometreye kadar inebildiğini gösteriyor. Bilim insanları, bu keşfin lekenin yapısı ve oluşum süreçleri hakkında daha fazla bilgi sağlayabileceğini düşünüyor. Bu yeni bulgular sayesinde lekenin oluşumunda rol oynayan girdapların yapısı ve nasıl güçlendikleri konusunda daha detaylı anlayışa sahip olmak mümkün olabilir.