Bartın’dan Ukrayna’ya yola çıkan gemi, 18 Eylül tarihinde Kefken Pembe Kayalıklar mevkiinde karaya oturdu. Olumsuz hava koşulları nedeniyle botla müdahale edilemeyince, 6’sı Ukraynalı, 1’i İranlı olmak üzere toplam 7 mürettebat, Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait helikopterle kurtarıldı. Sağlık durumları iyi olan mürettebatın ifadeleri alındı.
RİSKLER HIZLA ARTIYOR
Kocaeli Üniversitesi Denizcilik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ozan Hikmet Arıcan, geminin ağır hava koşullarına maruz kalmasının ciddi riskler oluşturabileceği konusunda uyarıda bulundu. Özellikle yakıt tanklarının zarar görmesi durumunda çevre kirliliği yaşanabileceğine dikkat çeken Arıcan, “Yakıtın transferi bir an önce yapılmalı. Aksi halde gemi daha fazla zarar görürse yakıt tankları da delinip sızıntıya neden olabilir. Geminin bulunduğu alan hem görsel hem de turistik açıdan değerli. Çevre felaketi yaşanması durumunda telafisi zor zararlar doğar” ifadelerini kullandı.
GEMİ ARTIK GÜVENDE DEĞİL
Arıcan, RAPID isimli geminin sığ ve kayalık bir alana oturduğunu, kurtarma sırasında hasarın artmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Geminin yükünün başka bir gemiye aktarılması ve daha derin sulara çekilmesi gerektiğini belirten uzman, geminin artık “gemi vasfını” kaybettiğini, fakat römorkörlerle tersaneye ya da söküm sahasına götürülebileceğini vurguladı. “Gemi ciddi hasar aldı. Makinesi çalışsa dahi bu haliyle güvenli şekilde seyrüsefer yapması mümkün değil. Gemi römorkörlerle güvenli bir alana çekildikten sonra üzerindeki alçı yükü boşaltılmalı” dedi.
MÜDAHALE VE GÜVENLİK TEMEL KONULAR
Doç. Dr. Arıcan, bu tarz kurtarma operasyonlarının hem maliyetli hem de zaman alıcı olduğunu dile getirdi. Gemi sahibinin, yük sahibinin ve sigorta şirketlerinin sürece dahil olduğunu belirten Arıcan, P&I sigorta kuruluşlarının, klas kuruluşlarının ve dalgıç ekiplerinin bölgede detaylı analizler yaptığını, bu analizlere göre kurtarma planlarının belirleneceğini söyledi. Kaza nedenlerine dair değerlendirmede bulunan Arıcan, makine arızalarının genellikle ihmal ve bakım eksikliklerinden kaynaklandığını belirtti: “Deniz kazalarını tamamen önlemek mümkün değil ama riskleri en aza indirebiliriz. Bu tür olaylar, bize sistemli bakım, hızlı müdahale ve iş güvenliği uygulamalarının ne kadar hayati olduğunu gösteriyor.” Ayrıca mevcut yüzer bariyerlerin yeterliliğini sorgulayan Arıcan, ikinci bir yüzer bariyerin çekilmesinin düşünülebileceğini de ekledi. “Daha fazla güvenlik önlemi her zaman iyidir. Bu sadece çevreyi değil, müdahale ekiplerinin güvenliğini de korur” dedi.