LA RINCONADA’NIN ŞARTLARI
Peru’nun And Dağları’nda yer alan La Rinconada, dondurucu soğuk altında, çöp ve pislik içinde hayata tutunan insanlara ev sahipliği yapıyor. İçme suları, altın ayrıştırılması sırasında kullanılan zehirli cıva ile kirlenmiş durumda. Bu nedenle burası “Şeytanın Cenneti” olarak adlandırılıyor. Kent sakinleri, akciğer hastalıkları, sinir sistemi bozuklukları, hafıza kaybı, sakatlık ve felç gibi ciddi sağlık problemleri ile mücadele ediyor.
ŞİDDET VE GÜVENLİK SORUNLARI
Yıllar içinde altın madenlerinde yaşanan kaynak azalması, şiddet olaylarının artmasına sebep oluyor. Madenlerde gerçekleşen cinayetler, genç kadınların fuhuşa zorlanması ve sıkça yaşanan kavga olayları dikkat çekiyor. Yetkililerin kente girmeye çalışması durumunda madencilerin ellerindeki dinamitlerle karşı koyduğu belirtiliyor. Kadınların da bu eylemlere katılması için zorlandığı ifade ediliyor.
CIVANIN ETKİLERİ
Madencilerin, altın çıkarmak için kaya parçalarına cıva kullandığı ve bunu eriyen buzullardan gelen su ile yıkadığı biliniyor. Zehirli atıkların dağdan aşağıya akarak göletlere ve nehirlere karışması, tarım alanları ile hayvancılığı zehirliyor. Ağır metallerin Güney Amerika’nın en büyük gölü olan Titicaca’ya ulaştığı vurgulanıyor. Titicaca, bölge halkı için içme suyu ve balık kaynağı olmasına rağmen, altın işleme atıkları, şehirsel atık sular ve kanalizasyon nedeniyle yıllardır tehdit altında. 2012 yılında Alman bir sivil toplum kuruluşu, Titicaca’yı “yılın en tehdit altındaki gölü” olarak değerlendirmişti.
KADINLARIN MÜCADELESİ
La Rinconada’da kadınların yeraltındaki madenlere girmesi yasak. Erkekler, madenin altında “Uyuyan Güzel” olarak bilinen buzulun ruhunun kıskanmasına inanıyor. Bu nedenle kadınlar, madenlerden çıkan kaya yığınlarını ayıklayarak altın aramaya çalışıyor. Topladıkları parçaları işleyip kara borsada satıyorlar.
HAYAT MÜCADELESİ VE ÇÖP SORUNU
La Rinconada’da çöp toplanmamaktadır. Kadınlar ve erkekler, dağın soğuk atmosferinde hayatta kalmak için sürekli bir ölüm riski ile karşı karşıya kalıyor. Kentin altın parçalarının, yıllar içinde telefon üreticileri ve kuyumcuların tedarik zincirine kadar ulaştığı görülüyor. Ancak kara para aklama suçlamaları sebebiyle bazı İsviçreli rafinerilerin alımları durdurması söz konusu oldu.