“Milo Venüsü ve Osmanlı Adasında Keşfi”

MİLOS ADASI’NDAN HİSTORİK BİR KEŞİF

Sene 1820. Güney Ege’de yer alan Milos Adası’na demirleyen Fransız donanmasının genç subayı Olivier Voutier, burada dolaşırken önemli keşifler yapıyor. Adadaki tiyatro kalıntıları arasında gezinirken karşılaştığı mermer parçalarını şöyle anlatıyor: “Çok geçmeden Paros’un en güzel mermerinin sayısız parçasıyla karşılaştım. Mimarlık, heykeltıraşlık, kafası birkaç kez değiştirilmiş bir büst, özenle işlenmiş bir ayak, en mükemmel tarzda yontulmuş ve kafası, elleri ve ayakları olmayan drapeli iki heykel.”

HEYKELİN BULUNUŞU VE İLK SERGİSİ

Olivier Voutier, gördüklerini aktarmaya devam ediyor. “Yakınlarda, ismini sonradan öğrendiğim köylü Yorgos Kentrotas, tarlasının etrafındaki duvarı güçlendirmek için taş aramaktaydı.” Bu sırada, Yorgos’un kazdığı toprakta bir heykel parçası bulmasıyla olaylar gelişiyor. Voutier, “Az önce kötü durumdaki bir heykelin üst kısmını ortaya çıkarmıştı” diyerek heykeli dikkatle inceliyor. Çoğu kişi bu heykele dikkat çekici bulmakla birlikte, heykelin ne kadar önemli olduğunu fark ediyor. Böylece, Venüs de Milo’nun ilk sergisi bir ahırda gerçekleşiyor.

Hikâye, satış işlemleri için devreye giren birçok kişiyle karmaşık bir hal alıyor. Yorgos, heykeli Fransız konsolosuna satmayı teklif ediyor, ama adadaki Fransız yetkililerin yeterli parası yok. Durum karmaşıklaşırken, Yorgos başka bir teklif alıyor; Osmanlı yönetiminden! Osmanlı ve Fransızların bu heykeli alma mücadelesi boyunca, Voutier ve konsolos yardımcısı Louis Brest, heykelin yerini koruma altına almak için çaba sarf ediyor. Heykelin, Fransız Consolosluğu’na satılması için girişimler sürüyor, ama işler karışıyor. Yorgos, bir Osmanlı yetkilisi olan Nicholas Mourousi’ye heykeli satmaya karar veriyor. Ancak bu sırada Fransız temsilcisi Vicomte de Marcellus duruma müdahil olup heykelin satışını durduruyor.

HEYKELİN FRANSA’YA GİDİŞİ VE MÜZEYE KATILIMI

Sonunda, Yorgos ödülünü alıyor ve Milos’taki bu heyecan verici süreç 1821’de sona eriyor. Heykel, Toulon’a gönderiliyor ve Fransa Kralı XVIII. Louis’ye sunuluyor. Kral, heykeli Louvre Müzesi’ne bağışlıyor. Günümüzde, Venüs heykelinin gövdesi bacakları üzerine oturtularak müzenin sergi alanında sergileniyor. Milo Venüsü, nadir bir Antik Yunan heykeli olarak önemli bir konumda yer alıyor.

YUNAN HEYKEL SANATININ önemİ

Milo Venüsü, Antik Yunan heykel sanatının zirvesini temsil ediyor. Yunan heykellerinin çoğu, özgün Roma kopyaları olarak müzelerde sergilenirken, bu eser, gerçek bir Yunan şaheseridir. Hatta 19. yüzyıldaki ünü, Fransız hükümetinin başlattığı bir politikayla desteklenmiştir. Louvre, Yunan başyapıtları arasında rekabet edebilmek için Milo Venüsü’nü müzesine katmıştır. Bu durum, heykelin tarih boyunca modern sanatçılar tarafından güzellik ideali olarak algılanmasına da katkıda bulundu.

ANTİK HAZİNELERİN KAYBI VE DEĞERİ

Milos Adası’ndaki eski eserlerin zamanla kaybolmasının nedenleri arasında bu antik harikaların inşaat malzemesi olarak kullanılması yer alıyor. Bu eserlerin çoğu, unutulmuş ve hücre benzeri nişlerde kalmış, muhtemelen kireç ocakları için ayrılmış durumda. Venüs heykeli, yalnızca bir sanat eserinin ötesinde, aynı zamanda tarihi bir kültürel mirasın da temsilcisidir.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Galatasaray’dan Fenerbahçe’ye Kutlama Sürprizi

Galatasaray, Süper Lig 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamladıktan sonra RAMS Park'ta kutlama yaptı. Kutlamalarda Fenerbahçe'ye yönelik sloganlar öne çıktı.

Aziz Yıldırım Jorge Jesus ile Yola Çıkmayı Planlıyor

Fenerbahçe'nin başkan adayı Aziz Yıldırım'ın, teknik direktörlük koltuğuna Jorge Jesus'u atamak istediği öne sürüldü.

Mourinho’nun Real Madrid’e Dönüşü Kesinleşiyor

Benfica'nın teklifini geri çeviren Jose Mourinho, şimdi Real Madrid'den gelecek yanıtı beklemeye başladı.

Etiya’dan Küresel Yatırım Atılımı Ve Hedefler

Türkiye’nin yazılım ihracat lideri Etiya, Quebecor Media Inc. ile stratejik bir anlaşma imzalayarak, ihracatı artırmayı hedefliyor. Quebecor, Türkiye'yi global merkez ilan etti.

SuperFresh Pizza Napoliten Lansmanını Gerçekleştirdi

SuperFresh, yeni premium pizza serisi Pizza Napoliten'i özgün bir lansman etkinliğiyle tanıttı. Davetlilere, İtalya atmosferinde, el yapımı hamur ve titiz malzeme seçimiyle restoran kalitesinde pizza deneyimi sunuldu.