BÖLGENİN GİDİŞATI DİKKAT ÇEKİYOR
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kuzey Kutbu’ndaki Amerikan varlığını artırmak amacıyla Danimarka’dan Grönland’ı satın almayı önermesi, bölgenin uluslararası gündemde daha fazla ön plana çıkmasına sebep oldu. Bilim insanları, gezegenin geri kalanına kıyasla Kuzey Kutbu’nun dört kat daha hızlı ısındığını belirtiyor. Deniz buzlarının erimesiyle birlikte bu bölge, küresel nakliyeye açılırken, aynı zamanda ticari rekabetin ve olası bir NATO-Rusya çatışmasının savaş alanı hâline gelme potansiyelini taşıyor. Bunun yanı sıra, ABD’nin önemli ticari rakibi olan Çin, müttefiki Rusya aracılığıyla bölgedeki askeri ve sivil varlığını artırarak etkisini genişletiyor.
RUSYA’NIN ETKİSİ ARTIYOR
Wall Street Journal gazetesinin bölgeyle ilgili analizleri, Rusya’nın son yıllarda bu alandaki değişimleri değerlendirme konusunda ABD’den daha hızlı hareket ettiğini gösteriyor. Buzların kuzeye çekilmesi, ticari gemilere yeni ulaşım hatları oluşturuyor. Örneğin, Kuzey Denizi üzerinden Şanghay ile Rotterdam arasındaki seyahat, Süveyş Kanalı’ndan daha kısa sürmekte ve maliyet açısından daha avantajlı olmaktadır. Rusya, kutup bölgesindeki hâkimiyetini güçlendirmeye devam ederken, 2014 yılında Kuzey Denizi rotasında 631 gemi kullanırken, bu sayının 2024 itibariyle 1300’ün üzerine çıkması bekleniyor. Kanada’nın ‘Kuzeybatı Geçişi’ rotası üzerinden Çin’e giden ticari gemi sayısı ise 2014’te sıfırken, 2024’te bu sayı sadece 18 olarak öngörülüyor.
ABD’NİN ZAYIFLIKLARI ORTAYA ÇIKIYOR
ABD’nin bu bölgede ağır konteyner gemilerine ev sahipliği yapacak derin su limanı bulunmuyor. Rusya, bölgede nükleer güçle çalışan 30’dan fazla buz kırıcı gemi kullanırken, ABD’nin toplamda yalnızca 3 buz kırıcı gemisi bulunuyor. Bu fark, bölgedeki rekabetin ne denli önemli olduğunu ve ABD’nin bu alanda karşılaştığı zorlukları net bir şekilde gözler önüne seriyor.