Dün, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) Koordinatörü Burak Özgüner, “katır katliamı” hakkındaki suç duyurusu kapsamında, Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazdığı talimat ile emniyete davet edilerek “müşteki” sıfatıyla ifade verdi. Özgüner, şikâyetlerinin devam ettiğini ve katırların öldürülmesi olayına karışan personelin cezalandırılması yönündeki taleplerini bir kez daha ifade etti.
"Katırların 'sahibi' siz misiniz?"
Konuyla ilgili suç duyurusunun üzerinden 18 ay geçmesinin ardından, Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile HAKİM Koordinatörü Burak Özgüner “müşteki” sıfatı ile ifadeye çağrıldı. Özgüner’e “öldürüldüğü iddia edilen katırların sahibi siz misiniz?” sorusu yöneltildi. İfadeye çağrılan Özgüner, “Masum, hiçbir şeyden haberi olmayan canlılar hunharca öldürülmüşken ve bu hayvanlar saatler, günler boyunca can çekişmişken devlet, hiçbir müdahalede bulunmadı. Durum böyleyken bana böyle bir sorunun yöneltilmesini vicdansızca ve çağdışı buluyorum. Ortada çok basit bir talep var; konumuz, katırların ‘sahipli’ ya da ‘sahipsiz’ olması değil. Hayvanlar üzerinde böyle bir tahakküm, mülkiyet ilişkisi kurulmasını reddediyoruz. Talebimiz, masum canlıları öldüren askerî personelin ve olaya karışan, ihmali bulunan kamu görevlilerinin âdil bir şekilde cezalandırılmasıdır” şeklinde konuştu.
“Soruşturma keyfî olarak yedi ay geciktirilmiş”
İfadeye gittiğinde askerî savcılıktan emniyete gönderilen talimat evrakının yedi ay boyunca bekletildiğini öğrendiğini belirten Özgüner “Yaptığımız suç duyurusu için Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı ‘görevsizlik’ kararı vererek soruşturma dosyasını, askerî savcılığa göndermişti. Hem cumhuriyet savcılığındaki hem de askerî savcılıktaki soruşturmanın akıbetini öğrenmek için birçok kez girişimde bulunduk ancak başarılı olamadık. Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan emniyete ulaşan talimat üzerine, ifade için karakola gittiğimde askerî savcılık talimatının Mart 2016’da emniyete intikal ettiğini öğrendim ancak bu konuyla ilgili olarak bana hiçbir şekilde ulaşılmadı. Askerî savcılığın yürüttüğü soruşturma, keyfî olarak yedi ay geciktirilmiş. Özellikle darbe girişiminin ardından, bunda bir kasıt olup olmadığını merak ediyorum. Askerî savcılığın talimatı âdeta yok sayılmış. Suç duyurusunda bulunan avukatlarımızın da hiçbir şeyden haberi yoktu. Emniyete ikinci kez ulaşan talimat üzerine gidip ifade verdim” dedi.
“TSK en azından kendi itibarını düşünmeli ve sorumluları cezalandırmalı”
Hayvan Hakları İzleme Komitesi Koordinatörü Özgüner, “TSK’ye mensup askerî personelin katırları öldürmesi, en başta ulusal mevzuata aykırıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin yetkisi olmadan bu yönde haksız bir fiili gerçekleştirmesi yasal değildir. Bu tür yasal olmayan ve toplum vicdanını sızlatan eylemler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de itibarını zedelemektedir. Masum canlıların katledilmesi önemsenmese dahi, TSK en azından kendi itibarını düşünmeli ve ulusal mevzuata aykırı hareket ederek kurumsal itibarını zedeleyen sorumluların gerektiği gibi cezalandırılmasını sağlamalıdır” şeklinde ifade verdiğini açıkladı.
Öte yandan Hayvan Haklarını Koruma ve Geliştirme Derneği'ne (HAGİD) dün yapılan tebligatta ise 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na göre “güçten düşmüş hayvan” statüsünde bulunan yaralı katırlara gerektiği gibi tıbbî yardım ulaştırmayan Şırnak Belediye Başkanı Serhat Kadırhan hakkında, İçişleri Bakanlığı Mahallî İdareler Genel Müdürlüğü’nün “5393 sayılı Belediye Kanununun 14. Maddesinde “Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar hükmüne göre söz konusu olayın Şırnak Belediyesi’nin sınırları ve mücavir alanı içinde kalmadığı anlaşıldığından, iddia konularıyla ilgili olarak Şırnak Belediye Başkanı Serhat KADIRHAN hakkında 4483 sayılı Kanuna göre işlem yapılmasına gerek olmadığı” yönünde fikir beyan ettiği ve Şırnak Belediye Başkanı hakkındaki iddiaların işleme konulmaması yönünde karar verdiği öğrenildi.
İçişleri Bakanlığı’nın Şırnak Belediye Başkanı kararı “hakkâniyetli bir idarî işlem değil”
İçişleri Bakanlığı’nın bu kararını eleştiren HAKİM Koordinatörü Özgüner “Talebimiz sadece Şırnak Belediyesi ile ilgili değildi. Mevzuata aykırı hareket ettiğini, olayda ihmali bulunduğunu düşündüğümüz tüm kurumlara eşit uzaklıkta kalarak suç duyurusunda bulunmuştuk. Ayrıca Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Şırnak Valisi’nin katırların öldürülmediği şeklindeki beyanının aksi yönünde bir cevap göndermiş ve katırların ateşli silahla vurulduğunu doğrulaşmıştı. Başta Şırnak Valisi olmak üzere, şikâyetçi olduğumuz kurum yetkilileri hakkında herhangi bir işlem yapılıp yapılmayacağını da merak ediyoruz. Eğer sadece Şırnak Belediye Başkanı Serhat Kadırhan hakkında karar verilmiş ise bu hakkâniyetli bir idarî işlem değil. Diğer yetkililer hakkında da karar verilmeli” diye konuştu.