Sudan’ın batısındaki Darfur alanında gerilim artıyor. Sudan Doktorlar Ağı, paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (RSF) El-Faşer şehrinde gerçekleştirdiği operasyonlar sırasında cesetleri yakarak ve toplu mezarlara gömerek delilleri ortadan kaldırdığını bildirdi. Yapılan açıklamada, 26 Ekim’de kenti kanlı bir şekilde ele geçiren RSF’nin, sokaklardan topladığı cesetlerle kanıtlara müdahale etme çabasında olduğu vurgulandı: “El-Faşer’deki olaylar münferit bir durum değil, RSF’nin sürdüğü kapsamlı bir soykırımın bir parçasıdır. Bu, ölülerin onurlu bir şekilde gömülmesini güvence altına alan tüm uluslararası ve dini normların ihlalidir.” Uluslararası Göç Örgütü’nün verilerine göre, El-Faşer’in 260 binlik nüfusunun 82 bini RSF’nin kenti kontrol etmesinden sonra bölgeden kaçtı. Birçok sivilin hâlâ mahsur kaldığı, kaçanların ise yiyecek ve su bulunamadığı için yaşamını yitirdiği bildiriliyor. Kentte iletişim kopukluğu yaşanıyor.
İLETİŞİM KOPUKLUĞU YAŞANIYOR
El-Faşer’den kuzeydeki El Dabbah’a sığınan pek çok kişinin, yakınlarının öldüğünü RSF savaşçılarının sosyal medyada paylaştığı görüntüler aracılığıyla öğrendiği aktarılıyor. Kentteki haberleşmenin kesilmesi nedeniyle birçok birey, akrabalarının durumundan bihaber kalıyor. Sınır Tanımayan Doktorlar’dan (MSF) Sylvain Penicaud, El-Faşer’den kaçmanın ardındaki sebepler üzerine, sivillerin “ten renkleri nedeniyle hedef alındığını” ifade ediyor: “En korkutucu olan, insanların yalnızca siyah oldukları için kaçarken avlanmasıydı.”
ETNİK HEDEF ALMA MESELESİ
El-Faşer’de çoğunluğu oluşturan Zaghawa etnik grubu, 2023 sonlarından itibaren Sudan ordusuyla birlikte RSF’ye karşı mücadelesini sürdürüyor. Bu grup, savaşın başlangıç dönemlerinde tarafsız kalmasına rağmen, RSF’nin Batı Darfur’daki Masalit kabilesinden binlerce kişiyi yok etmesi üzerine orduyla birleşti. Bölgede meydana gelen tanıklıklar, RSF’nin El-Faşer’de özellikle Zaghawa sivillerine yönelik hedef alımlarını gözler önüne seriyor. Üniversite öğrencisi Hassan Osman, “Tenin açıksa belki seni bırakıyorlar. Bu tamamen etnik bir mesele” diyor.