JEOPOLİTİK RİSKLERİN ETKİSİ
TCMB Başkanı Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi’nde “Enflasyon Raporu 2025-III Bilgilendirme Toplantısı” kapsamında açıklamalarda bulundu. Karahan, jeopolitik risklerin küresel ekonomi üzerindeki etkinin devam ettiğini belirtti. Belirsizliklerin son zamanlarda azalma göstermesi, küresel görünümde belirli bir iyileşme sağladı. Ancak, büyüme beklentilerinin hala ocak ayındaki seviyelerin altında olduğunu ifade etti. Ayrıca, enerji emtia fiyatlarının jeopolitik duruma paralel olarak yükseldiğini ve endüstriyel metal fiyatlarında gümrük tarifeleri sebebiyle artış gözlemlendiğini aktardı.
TALEP KOMPONENTLERİ VE ENFLASYON VERİLERİ
Sıkı para politikası sonucunda talep kompozisyonunun dengelendiğini belirten Karahan, özel tüketimin büyümeye katkısının belirgin şekilde azaldığını vurguladı. Talep kompozisyonundaki normalleşmenin çeyreklik verilerle gözlemlenebildiğini söyledi. Anket bazlı göstergelerin sanayide zayıflayan bir durumu işaret ettiğini ve sanayi üretiminin çeyrek bazda sınırlı düşüş gösterdiğini açıkladı. İkinci çeyrek verilerinde üretim göstergelerinin genel olarak ılımlı bir seyir izlediğini ifade etti. Kapasite kullanım oranının da bu dönemde yatay seyrettiğini ekledi.
İşsizlik oranının ikinci çeyrekte bir miktar arttığı ancak hâlâ geçmiş dönem ortalamalarının altında olduğu belirtildi. Yurt içi satışların devam ettiğini, altın hariç perakende satışların da ılımlı seyrini sürdürdüğünü ifade etti. Kartla yapılan harcamalarda görülen düşüş, tüketimde ivme kaybına işaret ediyor. Talep koşullarının dezenflasyonist etkisinin öngörülerle uyumlu bir şekilde arttığını söyleyen Karahan, zayıf sürdürülen küresel talebe rağmen ihracatın artış gösterdiğini belirtti.
CARI AÇIK VE ENFLASYON VERİLERİ
Dış ticaret dengesinde iyileşmeler yaşandığını, cari açığın milli gelire oranının ikinci çeyrekte yüzde 1,3 seviyesinde olduğunu tahmin ettiklerini açıkladı. Cari açığın yarattığı yukarı yönlü risklerin devam ettiğini belirtti. Tüketici enflasyonunun yüzde 33,5’e gerileyerek önemli bir düşüş kaydettiğini belirten Karahan, enflasyonun son 3 ayda piyasa beklentilerinin altında gerçekleştiğine dikkat çekti. Temel mal enflasyonundaki artışın geçici olduğunu ekledi.
GELECEK ENFLASYON BEKLENTİLERİ VE POLİTİKA FAİZİ
Ağustos öncü verilerinin ana eğilimde devam eden kademeli yavaşlamayı gösterdiğini ifade eden Karahan, gıda grubunda zirai don sorunlarına rağmen enflasyonda yavaşlama görüldüğünü belirtti. Kira enflasyonunun gerilemeye devam ettiğini, son güncel verilerle birlikte kira enflasyonunun yüzde 4 seviyesinde yatay bir seyir izlediğini söyledi. Enflasyon beklentilerinin gerileme gösterdiğini de belirterek, sıkı para politikasını sürdürmeye ve sonuçlarını kademeli olarak almaya devam ettiklerini ifade etti. Politika faizini yüzde 43 düzeyine çekerken, KKM sonlandırma planlarını da aktardı.
SERMAYE GİRİŞLERİ VE ENFLASYON TAHMİNLERİ
Türkiye’ye yönelik sermaye girişlerinin tekrar başladığını söyleyen Karahan, brüt rezervlerin 8 Ağustos itibarıyla 174 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Sıkı para politikasının risk ve oynaklık göstergeleri üzerinde iyileşmeye katkı sağladığını belirtti. 2025 yılı sonunda enflasyonun yüzde 25-29 arasında gerçekleşeceğini öngördüklerini, 2026 yılı için de enflasyon tahminlerinin yüzde 13-19 aralığında olacağını aktardı. Önceki raporda belirledikleri 2025 yılı sonu enflasyon tahmininin yüzde 24 olduğunu hatırlatarak, 2026 ve 2027 yılları için enflasyon hedeflerini sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak belirlediklerini açıkladı.