SORUNLAR VE MALİYETLER
Trafik sigortasında uzun yıllardır devam eden problemler ve artan maliyetler, sigorta şirketlerinin zarara uğramasına ve sürücülerin yüksek primlerden şikayet etmesine yol açıyor. Bu sektördeki temel sorunların çözülmesi amacıyla, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in katıldığı Uluslararası Sigorta Zirvesi’nde yeni öneriler gündeme geldi. Sigorta sektörü, trafik kazalarından doğan bedeni hasar tazminatlarında yaşanan belirsizlik ve standart eksikliği nedeniyle zor bir dönem geçiriyor. Anayasa Mahkemesi’nin önceki yıllarda iptal ettiği düzenlemelerin ardından, şirketler ve kamu otoriteleri yeni bir strateji geliştirmeye çalışıyor. Sigortacılar, vatandaşların mağduriyetini önlemek amacıyla bedeni tazminat hesaplamalarında standartların yeniden belirlenmesini talep ediyor.
YENİ DÜZENLEMELER VE ÖNERİLER
Hürriyet’ten Noyan Doğan, trafikteki sigorta sorunlarıyla ilgili güncel gelişmeleri kaleme aldı. Geçtiğimiz yazısında, trafik sigortasında yapılacak yeni düzenlemelere, bedeni hasar tazminatları için oluşturulacak havuza ve vefat ile sakatlık tazminatlarının bu havuzdan ödeneceğine değindi. Son olarak, 13. Sigorta Haftası kapsamında düzenlenen Uluslararası Sigorta Zirvesi’nde birçok sigorta şirketi yöneticisi ile bedeni hasar havuzunu konuştuklarına dikkat çekti. Katılımcıların ortak düşüncesi, trafik sigortasındaki sorunlara köklü çözümler getirilmesi yönünde oldu. Osman Çelik’e de bu çözümler hakkında bilgi verildi.
MALİYETLERİN KAYNAKLARI
Trafik sigortasında sigorta şirketlerinin zarar etmesinin temel nedeni, hasar maliyetlerinin kontrol edilememesi ve bunun sonucunda şirketlerin ne yapacaklarını bilememeleri. Bugünkü zarar miktarı 10 milyar TL olarak tahmin ediliyor, yılsonunda bu rakamın 20 milyar TL’ye çıkması bekleniyor. Maliyeti oluşturan kalemler, maddi hasarlar, vefat ve sakatlıktan kaynaklanan bedeni hasarlar ile değer kaybı tazminatı. Hasarların oranları ise; bedeni hasarlar %45, değer kaybı %25 ve maddi hasarlar %30 şeklinde dağılıyor. Bütün bu sorunlar, bedeni tazminat hesaplamasında bir standart olmamasından kaynaklanıyor. Anayasa Mahkemesi, standart hesaplama yöntemini iptal edince sigortacılar, ne kadar tazminat ödeyeceklerini kestiremiyor. Örneğin, 45 yaşında çalışan ve evli birinin trafik kazasında hayatını kaybetmesi durumunda geride kalanlara ödenecek tazminatın standart bir hesaplaması mevcut değil.
VAKA ÖRNEKLERİ VE GEREKEN DÜZENLEMELER
Sakatlık tazminatlarının belirlenmesinde Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine uygun raporlarla mahkemelere gidildiği için süreçler 3-4 yıl sürebiliyor. Sigortacılar, sigortadan ödenecek bedeni tazminatlara standart getirilmesini talep ediyor. Bu sayede, vatandaş uzun süreçler geçirmeden tazminatlarını alabilir. Diğer yandan, kaza sonrası hasar gören araçlar için ödenen değer kaybı tazminatı da maliyeti artıran unsurlar arasında yer alıyor. Geçmişteki düzenlemelerin iptali sonrasında sigorta şirketleri, değer kaybının sigorta teminatı haline getirilmesi ve bunun için ayrı prim alınmasını talep ediyor.
KAMUNUN SORUMLULUĞU
Sigortacılar ayrıca, hasar onarımlarında orijinal parçalar yerine orijinale eşdeğer parçaların kullanılmasının izin verilmesini istiyor. Bu, yerli üretimi destekleyecek ve ithalata bağımlılığı azaltacak. Maliyeti artıran bu unsurların düzenlenmesi önem taşıyor. Sigortacılar, yeni yapısal düzenlemelerin kalıcı hale getirilmesi için bir yol haritası oluşturdu. Bu düzenlemelerle trafik sigortasında serbest tarifelere geçiş yapılabilmesi ve diğer sorunların önüne geçilmesi sağlanacak. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, iyi sürücü ile kötü sürücü ayrımını yaparak, iyi sürücülere ödüller sunacak bir sistemi çalışıyor. Eğer bu düzenlemeler gerçekleşmezse, artan maliyetler şirketlerin zararını daha da büyütecek, devletin belirlediği primler sürdürülebilir olmaktan çıkacak. Dolayısıyla, bu konuların çözülmesi kamunun sorumluluğundadır.