Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, estetik ameliyat sonucu memnun kalmayan bireyleri yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Burun estetiği yaptıran bir hasta, önce koku alma duyusunu kaybetti. Toplamda üç ameliyat geçirmek zorunda kalan hasta, sonunda ödemelerinin geri verilmesini talep etti. Ancak geri ödeme alamayınca konuyu tüketici mahkemesine taşıdı. Mahkeme, davayı kaybetmesine rağmen Yargıtay hastayı haklı buldu. Yüksek Mahkeme, 26 Haziran 2025 tarihli kararı ile estetik ameliyatlardan beklenen sonuçları alamayan kişilerin ödemelerini geri isteyebileceğine dair önemli bir hukuki yorumda bulundu.
DAVA SÜRECİ VE GELİŞMELER
Yargıtay’a ulaşan davada, bir kişi burun estetik ameliyatı için hastaneye başvurdu. İlk ameliyat sonrası hastada burun eğriliği meydana geldi. İkinci ameliyat sırasında ise hasta koku alma yetisini kaybetti. Hastaya üçüncü bir ameliyat önerildi, ancak bu sefer hastane hastayı başka bir doktora yönlendirdi ve hasta yeni bir ücret ödedi. Davayı açan hasta, ödediği ücretlerin iade edilmesini talep etti. İade yapılmaması üzerine konu, ilk olarak tüketici hakem heyetine taşındı. 2023 yılında heyet, hastayı haksız bularak karar verdi. Bu karar mahkemeye taşındı ve itiraz edildi. Mahkeme yaptığı değerlendirmede, “Bilirkişi raporu doğrultusunda davalı hastanın koku alma konusundaki şikâyeti hakkında dosya kapsamında tıbbi tanı bulunmadığı, yalnızca davalının beyanlarıyla hareket edildiği, davacının özel hasta statüsünde hastaneye başvurduğu ve hastanenin tedavisinin uygun olduğu” sonucuna vardı.
TEMYİZ SÜRECİ VE YARGITAY’IN DEĞERLENDİRMESİ
İlk derece mahkemenin kararına Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz talebinde bulunuldu. Bakanlık, “Davalının doktoru tarafından yapılan ameliyatın TBK’nın 470. ve devamı maddeleri kapsamındaki eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, sonuç taahhüdü içerdiği ve bu taahhüdün yerine getirilmediği” bilgisini verdi. Yargıtay, temyiz talebini değerlendirerek kararı Resmi Gazete’de yayımladı. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, yapılan işlemin bir eser sözleşmesi olduğunu vurgulayarak, “Eserin fen ve sanat kurallarına uygunluğu ve iş sahibinin beklentilerini karşılama özellikleri taşıması gerekir, aksi takdirde eserin ayıplı kabul edileceği” ifadesine yer verdi. “Davacı estetik amaçlı başvurduğundan, istenilen ve kararlaştırılan hedefe uygun güzel bir görünüm sağlanması gerekmektedir” diyen Yüksek Mahkeme, “Yüklenici, eseri sahibinin yararına olacak biçimde ve ona zarar vermeden meydana getirmekle yükümlüdür” açıklamasında bulundu. Ayrıca, hastanın iki kez ameliyat geçirilmesinin taahhütlerin yerine getirilmediğini gösterdiği ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğu da ifade edildi. Yargıtay, sağlıkla ilgili sorunlarda hesap uzmanı bilirkişinin kabul edilemez olduğuna hükmetti. Dava şimdi yeniden ele alınacak.