Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Fatih’teki MTTB Genel Merkezi’nde Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘Siyaset Okulu’ açılış programına katılım sağladı.
Bakan Gürlek, programda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin güncel ihtiyaçları ve toplumsal dönüşümün gereksinimleri çerçevesinde yeni bir anayasa oluşturulmasının gerekliliğine vurgu yaptı.
ANAYASA, TOPLUMSAL UZLAŞMANIN TEMELİ OLACAK
Gürlek, mevcut Anayasa’nın 1982 darbe döneminde kaleme alındığına ve Türkiye’nin son 44 yılda ekonomik, sosyal, siyasal ve teknolojik alanda önemli değişimler yaşadığını belirterek, günümüze uygun sivil, katılımcı ve özgürlükçü bir anayasa ihtiyacını gündeme getirdi.
Yeni anayasanın milletin ortak aklıyla şekillenmesini savunan Gürlek, darbe etkilerinden tamamen arınmış, temel hak ve özgürlükleri artıran, yargı bağımsızlığını güçlendiren ve toplumsal uzlaşmayı esas alan bir metin olması gerektiğini ifade etti.
YENİ ANAYASA HEMEN GÜNDEME ALINMALI
Bakan Gürlek, 1982 Anayasası’nın vesayet ve cuntacı anlayışın izlerini taşımaktan çıkarılması gerektiğini belirterek, yeni bir anayasanın topluma kazandırılması gerektiği konusunda şu şekilde konuştu:
“Anayasa, bir devletin yönetim çerçevesinin yanı sıra, millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki bir sözleşmeyi ifade eder. Bugün karşılaştığımız ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya koşulları ve artan hak talepleri karşısında mevcut anayasamız yetersiz kalıyor. Yeni bir anayasa bir zorunluluktur.”
SİYASET, MİLLETLE BİRLİKTE İLERLEMELİ
Siyasetin millete rağmen değil, milletle birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirten Gürlek, ahlaki değerlerin siyasetin güvenli limanı olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin yakın tarihindeki siyasi olayları değerlendirerek, şu sözleri dile getirdi:
“Yakın siyasi tarihte birçok trajedi yaşanmış, demokrasimiz ciddi sorunlar yaşamış ve siyasi kültürümüz krizlerle karşı karşıya kalmıştır. Her defasında millet, inancını korumayı başarmış ve sabırla sandıkta milletin iradesine dayanan oyunları bozmuştur.”
28 ŞUBAT, TÜRK SİYASİ TARİHİNE KARA LEKEDİR
Gürlek, Türk milletinin sağduyusunun 1980 darbesinin vesayet sistemini bertaraf ettiğini anlatırken, 1983 seçimleriyle demokratik alanın yeniden kazanıldığını ancak vesayetçi anlayışların devam ettiğini belirtti. 28 Şubat sürecine de değinen Gürlek, şöyle konuştu:
“Cuntacıların ’28 Şubat bin yıl sürecek’ ifadesi Türk siyasi hayatına sürülmüş karanlık bir lekedir. O dönem dayatılan 1982 Anayasası, demokratik hayatımızı ve toplumsal huzurumuzu olumsuz etkileyen bir unsur olmuştur.”
HIZLA HEDEFİMİZE ULAŞMALIYIZ
Bakan Gürlek, Türk siyasi tarihinde önemli bir değişim sürecinin yaşandığını ifade ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin bu süreçte önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. “İstanbul’daki yürüyüş sıradan bir belediye hikayesi değildi; o, bastırılmış bir iradenin yeniden doğuşuydu” dedi.
AK Parti’nin 2002’de milletin iradesiyle iktidara gelmesi, Türkiye’nin siyasi geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu hatırlatan Gürlek, “Bu cesaret ve gönül mücadelesi, milletin iradesinin var olma savaşının bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.
GÜVENLİ VE HUZURLU BİR TÜRKİYE HEDEFİ
Gürlek, Türk gençlerine yönelik olarak “Siyasette muktedir olamıyorsanız, ideallerinizi yansıtmanız mümkün değildir” diyerek, Türkiye’nin kaderinin vesayet sisteminin kalıntılarını temizlemekten geçtiğini belirtti. “Yeni oyun düzeninde hak ettiği yere ulaşmak için maksimum çaba sarf ediyoruz” dedi.
Gazze’deki zulmün ve diğer coğrafyalardaki adaletsizliklerin insanlık değerlerine yönelik ciddi tehditler oluşturduğunu ifade eden Gürlek, ülkelerin lider üretme sıkıntısının dünya genelinde bir sorun haline geldiğine dikkat çekti.
Gürlek, bu bağlamda Türkiye’nin bölgedeki rolünü güçlendirerek dünya meselelerine etki edebilmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Gürlek, “Türkiye’nin terörden arındırılmış, güvenli ve huzurlu bir hedefi var. Terör, yalnızca bir güvenlik tehdidi değil, aynı zamanda demokrasiyi zayıflatan büyük bir tehlikedir” ifadelerini kullandı.
MTTB’nin oluşturduğu kadroların Türkiye’nin kaderine yön verdiğini belirten Gürlek, “Bu çatı altında yetişen kadrolar, geleceğimiz için umut taşımaktadır” diyerek, katılımcılara hitap etti.