SAVCI, AİLENİN SÜRENN DESTEK VERDİĞİNİ İDDİA EDİYOR
Savcılığa göre, Narin’in öldürülmesinin ardından aile bireylerinin bir kısmı cesedin saklanmasına yardım ederken, diğer bir kısmı ise delillerin yok edilmesi ve gizlenmesine yardım etti. Gözaltına alınanlar, şu an için ‘öldüren’, ‘yardım eden’ ve ‘delileri saklayan’ olarak üç farklı kategoriye ayrıldı. Ailenin, arama çalışmalarını yanlış yönlendirerek sekteye uğrattığı düşünülüyor. Savcılık, ailenin direncinin çapraz sorgu ile kırılmasını bekliyor.
ANNE ‘HATIRLAMIYORUM’ DEDİ
Gözaltındaki şüphelilerin sorgulanması sırasında ilginç bir detay ortaya çıktı. Hürriyet gazetesinden Musa Kesler’in haberine göre, jandarma yeşil bir tülbent buldu ve bu tülbentin Narin’e ait olabileceğini düşündü. Anneye tülbentin Narin’e ait olup olmadığı sorulduğunda, annenin “Hatırlamıyorum” şeklinde cevap verdi. Jandarma, tülbenti Narin’in Kuran kursu hocasına gösterdiğinde hocanın tülbenti tanıdığını belirtti. Annenin bu soruya verdiği cevap ve telefon kayıtlarını silmiş olması şüpheleri artırdı. Anne, gözaltında tutulurken Narin’in cenazesine katılmasına izin verilmedi.
ADALETİN TECRÜBELİLEŞTİRİLMESİ GEREKEN BİR KONUDUR
Savcılığın çabaları, Narin’in ölümüne dair sessizliği kırmaya ve ailenin rollerini aydınlatmaya yönelik devam ediyor. Araştırmanın adil bir şekilde yürütülmesi ve adaletin tesis edilmesi, toplumda güvenin sağlanması açısından önem taşıyor. Bu süreçte çapraz sorgunun ailenin suskunluğunu bozarak gerçeğe ulaşmada önemli bir rol oynayabileceği düşünülüyor.