Zaman yolculuğu uzun bir süredir bilim kurgu eserlerinin merkezi temalarından birini oluşturuyor. Ancak araştırmacılar, bu kavramın fizik yasalarıyla tamamen uyumsuz olmadığını ifade ediyor.
Uzmanlar, mevcut teorilerin geçmişe bilgi iletimi için bir olanak sunduğunu belirtiyor.
KAPALI ZAMAN EĞRİLERİ TEORİSİ
Fizik alanında “kapalı zaman benzeri eğriler” olarak bilinen kavram, bir nesnenin geleceğe gitmesi ve ardından geçmişe dönerek başlangıç noktasına ulaşmasına izin verebiliyor. Bununla birlikte, bu tür yapılar teorik olarak mümkün görünse de, inşa edilebilmeleri için neredeyse sonsuz bir enerjiye ihtiyaç duyuluyor.
KUANTUM DÜZEYİNDE MÜMKÜN OLABİLİR
Araştırmacılar, benzer zaman döngülerinin çok küçük ölçeklerde, kuantum fiziği kapsamında var olabileceği görüşündeler. Kuantum dolaşıklığı olarak bilinen olguda, iki parçacık birbirine bağımlı hale geliyor; bir parçacıkta meydana gelen değişiklik, aralarındaki mesafe ne olursa olsun diğerini etkiliyor.
EINSTEIN’IN ÜRKÜTÜCÜ ETKİLEŞİMİ
Albert Einstein, bu durumu “uzaktan ürkütücü etki” olarak tanımlamıştı. Bazı bilim insanları, bu etkileşimin aslında parçacıkların geçmişe mesaj göndermesiyle açıklanabileceğini ileri sürüyor.
DENEYİ YAPILDI, GEÇMİŞE FOTON GÖNDERİLDİ
Seth Lloyd ve ekibi, 2010 yılında dolaşık parçacıklar kullanarak bu tür zaman çerçevelerini simüle eden bir model geliştirdi. Lloyd, bu durumu “bir fotonu birkaç nanosaniye geçmişe gönderip, kendi geçmiş versiyonunu etkilemeye çalışmak” şeklinde ifade etti.
“INTERSTELLAR” FİLMİ ÖRNEK GÖSTERİLİYOR
Yeni çalışmanın yazarlarından Kaiyuan Ji, bu sürecin “Interstellar” filmindeki olaylarla benzer olabileceğini belirtti. Filmdeki bir karakter, geçmişteki kızına saat üzerinden bir mesaj gönderiyor. Araştırmacılara göre, bu durum “nedensel döngü” olarak tanımlanan yapıyı yansıtıyor.
NORMAL İLETİŞİMDEN DAHA ANLAŞILIR OLABİLİR
Bu tür sistemlerde iletişim hatları genellikle “gürültülü” olmasına rağmen, araştırmacılar geçmişe iletilen mesajların yine de çözülebilir olabileceğini vurguluyor. İlginç bir şekilde, geçmişe gönderilen mesajların, normal iletişimden daha net anlaşılabileceği üzerinde duruluyor.