Kenan Evren'in “öldüğü” şeklindeki ortaya atılan iddialar sosyal medyada büyük gündem olurken konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Evren, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden tam 34 yıl sonra dönemin Milli Güvenlik Konseyi’nin (MGK) hayatta kalan tek üyesi olan eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya ile birlikte yargılandı. Duruşmalara ilerlemiş yaşı ve sağlık durumu nedeniyle Ankara GATA’dan telekonferans yöntemiyle yatar vaziyette katılan Evren, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18 Haziran 2014 tarihli kararıyla, “darbe” suçundan Şahinkaya ile birlikte müebbet hapse mahkum edildi.
Mahkeme, Evren hakkında yurtdışı çıkış yasağının devamına ve ayrıca ordudan da çıkarılmasına hükmetti. Bu karar, hem sanıklar hem katılanlarca temyiz edildi. Milliyet Gazetesi'nden Türker Karapınar'ın haberine göre; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı henüz tebliğnamesini hazırlamazken, dün sosyal medyada, halen Ankara GATA’da tedavi gören Kenan Evren’in “öldüğü” şeklinde bilgiler yayıldı.
Bu bilgilerin doğru olmadığı ve Evren’in hayatta olduğu öğrenilirken, sağlık durumunun ise iyi olmadığı, bilincinin kapalı olduğu kaydedildi.
Kenan Evren Kimdir?
Ahmet Kenan Evren 17 Temmuz 1917'de Alaşehir, Manisa'da dünyaya gelmiştir. Türk asker ve devlet adamı; Türkiye'nin 7. Cumhurbaşkanı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 17. Genelkurmay Başkanı. Kenan Evren, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra devlet başkanı unvanını almış, 1982 Anayasasının halkoyuna sunulup yürürlüğe girmesi ile birlikte Türkiye'nin yedinci cumhurbaşkanı olmuştur (1982-89).
Askerlik yaşamı
Her ikisi de Balkan göçmeni olan Hayrullah Evren (d. 1877 – ö. 1957) ile Naciye Evren'in (d. 1885 – ö. 1983) dördüncü ve son çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokulu doğum yeri Alaşehir'de, ortaokulu Manisa'da, liseyi İstanbul'da, Maltepe Askeri Lisesi'nde okudu. 1938'de Kara Harp Okulu'nu bitirerek topçu asteğmen, Şubat 1939'da teğmen oldu. 1940'ta Topçu Okulu'nu bitirdikten sonra çeşitli birliklerde görev yaptı. Ağustos 1942'de üsteğmenliğe yükseldi. 1946 yılına kadar çeşitli topçu birliklerinde Batarya Takım Komutanı ve Batarya Komutanı olarak görev yaptı. 1946 yılında girdiği Kara Harp Akademisi'ni 1949 yılında kurmay yüzbaşı olarak bitirdi. Daha sonra Genelkurmay eğitim Şubesi kısım amirliği, 1. Ordu Harekat Dairesi başkan yardımcılığı yaptı, Kara Harp Akademisi'nde öğretmenlik etti.
1958-1959 yıllarında, Kore Savaşının ardından Güney Kore'de kalan Türk Tugayında harekat ve eğitim şube müdürü ve kurmay başkanı olarak görev aldı. Türkiye'ye döndükten sonra 1959-61 arasında Ordu Donatım Okulu kurmay başkanlığı ve 2. Ordu harekat eğitim başkanlığı görevlerini üstlendi. 227. Piyade Alayı komutanlığı, 9. Kolordu kurmay başkanlığı, Kara Kuvvetleri Okullar Dairesi başkanlığı yaptı. 1964'te tuğgeneral, 1967'de tümgeneral oldu. 58. Er Eğitim Tümeni komutanlığı ve 2. Ordu kurmay başkanlığı görevlerine atandı. 1970'te korgeneralliğe yükseldi. 2. Kolordu komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme Kurulu başkanlığı görevlerinde bulundu. 1974'te orgeneral olarak Genelkurmay ikinci başkanlığına getirildi. 1976 ile 1977 yıllarında Ege Ordusu komutanlığı görevinde bulundu.
Kara Kuvvetleri Komutanı Namık Kemal Ersun'un 1 Haziran 1977'de, Kanlı 1 Mayıs'tan (1 Mayıs 1977) sonra darbe girişiminde bulunacağı iddiasıyla dönemin başbakanı Süleyman Demirel tarafından 200 asker ile birlikte resen emekliye sevkedilmesiyle Kenan Evren'e Genelkurmay Başkanlığı yolu açıldı. Gelecekteki Genelkurmay Başkanı olmasına kesin gözüyle bakılan Ersun’un emekliye ayrılması Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki dengelerin ve kıdem geleneğinin bir anda alt üst olmasına neden oldu. Bu karışık dönem nedeniyle Genelkurmay Başkanı Semih Sancar'ın görev süresi bir yıl uzatılırken. Bu arada Kara Kuvvetleri Komutanlığına yani bir yıl sonra Genelkurmay Başkanı olacak isim konusunda bir anlaşmazlık başgösterdi; Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk 1. Ordu Komutanı Adnan Ersöz’ü isterken, Başbakan Demirel, 3. Ordu Komutanı Ali Fethi Esener’in Kara Kuvvetleri’nin yeni komutanı olmasını istedi. Ancak Ne Demirel ne de Korutürk geri adım atmayınca her iki komutan da görev süreleri bittiğinden 30 Ağustos 1977’de emekliye ayrıldı. Böylece en kıdemli olan Orgeneral Kenan Evren, beklenmedik biçimde 5 Eylül 1977 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanı oldu. 1977-78 yıllarında Kara Kuvvetleri Komutanlığı yapan Evren, 6 Mart 1978'de Genelkurmay Başkanlığına atandı.
27 Aralık 1979'da kuvvet komutanlarıyla birlikte imzalayarak cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e gönderdiği ve "adresi meçhul mektup" olarak tarihe geçen uyarı mektubunda iki büyük siyasal partinin ülkenin sorunlarının çözülmesinde uzlaşmaya varmalarını, ülkeyi birlikte yönetmelerini öneriyordu. Dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, askerlerin talebi doğrultusunda mektubu 2 Ocak 1980 tarihinde hükümet ve siyasi partilere gönderdi. 30 Ağustos 1980'de, Zafer Bayramı dolayısıyla radyo ve televizyonda yayımlanan konuşmasında alınmasını gerekli gördüğü önlemleri dile getirdi.
HABER7