Barry Sonnenfeld, 11 Eylül’de ikiz kulelere uçakların çarpması sırasında Los Angeles’taki Sony stüdyosundaydı. Trajedinin boyutunu anlamaya çalışırken, arkadaşlarını ve sevdiklerini kontrol etme çabası içindeydi. Yönetmen, Washington Heights’ta büyümüş ve kızı Chinatown’da yaşıyordu. Tam o sırada, “Men in Black II” filminin çekimleri devam ediyordu; bu film, 1997’de Will Smith’in başrolünde olduğu, Sonnenfeld’in “New York’a bir aşk mektubu” olarak tanımladığı büyük bir gişe başarısıydı. Devam filmi, 2001 yazında şehirde çekilmiş ve ardından Los Angeles’ta prodüksiyona devam edilmişti. Ancak, dünya şok içinde dururken Sonnenfeld, filmin sonunu düşünmeye başladı.
SENARYO DEĞİŞİKLİĞİ
Filmin sonu, kulelerden birinin çatısında geçiyordu. Smith ve Tommy Lee Jones’un canlandırdığı ajanlar, bir uzaylı kötü karakterle karşılaşacak ve Rosario Dawson’ın oynadığı uzay prensesini evine geri gönderecekti. Ancak, bu artık mümkün değildi. Sonnenfeld, “Dünyalar Ticaret Merkezi’ni kasıtlı olarak seçmiştim çünkü neredeyse bir mıknatıs gibi görünüyordu,” dedi. “İlk kule düştüğünde, bunu anladım.” Saldırının ardından Amerikalıların yaşamlarının her yönü etkilendi, bu da eğlence sektörü ve kültürü kapsıyordu.
1969 yapımı "The Putney Swope" filmi, ikiz kuleleri büyük ekranda gösteren ilk filmlerden biriydi. Kuleler, “The French Connection” ve Robert Redford’un “The Hot Rock” gibi filmlerde de yer aldı. 1973’te tamamlandıklarında, New York’un ikonik sembollerinden biri haline geldiler ve görsel anlatıcılar arasında popüler oldular. Ancak bir anda kaybolarak, dünyayı köklü bir şekilde değiştiren bir kabusun hatırlatıcısı oldular. YENİ SONUN ARAYIŞI
Sonnenfeld, devam filminin sonunu yeniden düşünme yolculuğuna çıktı ve yalnız değildi. Saldırının ardından kuleler, “Friends”, “Sex and the City”, “Zoolander” ve “Spider-Man” gibi yapımlardan silindi. “Dünyalar Ticaret Merkezi’nin sadece büyük bir sürpriz olmakla kalmayıp, aynı zamanda ‘nerede olabilirdi ki?’ sorusunu da akla getireceğini düşünmüştük,” diyen Sonnenfeld, ilk “Men in Black” filminin başka bir ikonik New York lokasyonunda sona erdiğini belirtti.
PRODÜKSİYON SÜRECİ
Sonnenfeld, kulelerin yıkıldığı gün iyi arkadaşı ve devam filminin yapımcılarından Graham Place ile birlikteydi. Ülke durma noktasına gelirken, stüdyodaki tüm çekimler iptal edildi. Ne yapacaklarını bilmeyen Sonnenfeld ve Place, Ivy restoranına giderek sabahın erken saatlerinde içki siparişi verdiler. Sonuç olarak, senaryonun doruk noktası yeniden yazıldı. Son sahne, sıradan bir çatıda geçmesine rağmen, birçok storyboard’un kullanılabildiğini söyledi.
GÜÇLÜ DUYGULAR
Sonnenfeld, “Başka bir binanın çatısına koymak yerine tamamen farklı bir çözüm bulmayı dilerdik,” dedi. “Ama ne yazık ki bu oldu; bu asla işe yaramadı.” Bu sadece filmin sonuyla ilgili değildi, kuleler film boyunca 8 ila 12 sahneden silindi. “Men in Black II’yi yapmaktan hiç hoşlanmadım,” diyen Sonnenfeld, “Kimse o üretimi hatırlamak istemiyor.” Dışarıda yaşanan büyük trajedi karşısında kendi acılarının küçük kaldığını da sözlerine ekledi.