AVRUPA BİRLİĞİ SAVUNMA FONU VE TÜRKİYE’YE DAHİL OLMA İHTİMALI
Avrupa Birliği’nin yeni savunma fonu SAFE’e Türkiye’nin katılma olasılığı, Yunanistan’da büyük bir kaygı yarattı. Türkiye’nin savunma sanayisine yapılacak önemli yatırımları, komşu ülkeyi endişelendirmiş durumda. Brüksel’de onaylanan ve toplamda 150 milyar euroluk bir ortak savunma bütçesi ile hayata geçirilecek olan SAFE, Avrupa’nın savunma sanayisini güçlendirmeyi amaçlıyor. AB üyesi 27 ülkeden 26’sının onayıyla kabul edilen fon, sadece Macaristan’ın çekimser kaldığı bir oylamayla geçti. Ancak “üyelik adaylığı sürecindeki ülkelerin” de bu fondan yararlanabileceği gerçeği, Türkiye’nin bu kapsamdaki destek almasını neredeyse kesinleştiriyor. Türkiye’nin Avrupa ile olan savunma anlaşmalarının yeni bir aşamaya geçmesi muhtemel gözüküyor.
YUNANİSTAN’IN HUKUKİ VE SİYASİ ÖNLEMLERİ
Yunanistan, fonun üçüncü ülkelere açılması durumunda, özellikle Türkiye’nin katılımına karşı çeşitli hukuki ve siyasi önlemler almak için hazırlık yapıyor. Ancak yapabilecekleri sınırlı kalıyor. Yunan hükümetine yakın kaynaklara göre SAFE’in 16. maddesi, “üye ülkelerin güvenlik ve savunma çıkarlarının dikkate alınması” şartını getiriyor ve bu durum Atina’ya bir manevra alanı bırakıyor. Türkiye’yi bir “güvenlik tehdidi” olarak gören Yunanistan, bu maddeyi kullanarak Türkiye’nin projeler üzerinden yatırım almasını engellemeye çalışıyor. Yunanistan’ın bu tutumu, Yunan adalarının etrafındaki kıta sahanlığını 12 mile çıkarma önerisi üzerinde şekilleniyor. Yunan basınına göre Başbakan Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu meseleyi doğrudan görüşmek isteyerek, Yunan adalarının 12 mil meselesini ikili ilişkiler düzeyine taşımaya çalışıyor. Ancak Türkiye’nin böyle bir anlaşmayı kabul etmeyeceği düşünülüyor ve bu durumun AB’nin yatırımlarını durdurmayacağı da tahmin ediliyor.
YUNANİSTAN’IN STRATEJİK HESAPLAMALARI
Yunan basını, Yunanistan’ın bu gelişmelerin önüne geçmek için süreci durduramasa bile yavaşlatabileceğini öne sürdü. Türkiye’nin SAFE çerçevesinde destek almasına karşı veto yetkisini kullanmasa da, Atina’nın süreci ağırlaştırarak dolaylı bir fren mekanizması yaratabileceği konuşuluyor. Bu strateji, AB içindeki acil güvenlik planlarını tehlikeye atma riski taşırken, Yunanistan açısından ulusal güvenlik gerekçesiyle meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Ancak Yunan basınında, böyle bir hamlenin Yunanistan’ı AB içerisinde yalnızlaştırabileceği kaygısı öne çıkıyor. SAFE anlaşması, Macaristan’ın oy vermemesine rağmen kabul edildi. AB, yerel gerginliklerden ziyade Rusya’nın kıta üzerindeki tehdidine ağırlık veriyor. Türkiye’nin askeri gücü ise AB için önemli bir unsur olarak görülüyor. Bu nedenle, Yunanistan, Türkiye’ye karşı büyük adımlar atma konusunda temkinli davranıyor.
YUNAN BASININDAN ELEŞTİRİLER
Yunan basını, bu durumu Miçotakis’in “siyasi başarısızlığı” olarak değerlendiriyor ve halkın öfkesini gündeme getiriyor. Yunanistan’ın 12 mil meselesi üzerindeki eylemlerini yorumlayan Dimokritia gazetesi, “Bay Miçotakis artık tamamen aptallara hitap ettiğinden emin. Şimdi de egemenliğimizi kansız ve vicdansız bir şekilde Türklere devrettiği için kendisini alkışlamamızı istiyor” ifadesine yer veriyor. ProtoThema sitesi ise, Yunan düşünce PASOK’un açıklamalarını paylaşarak, “Hükümet, AB ile ilişkileri dondurulmuş, NATO üyesi olarak Yunanistan’ı savaşla tehdit eden bir ülkenin Avrupa savunmasına katılımını destekleyerek diplomatik bir hezimeti ‘fırsat penceresi’ olarak nitelendirmeye çalışıyor” diye yazıyor. Miçotakis’in bu konudaki eylemleri, Yunan halkı arasında eleştirilmeye devam ediyor.