Donald Trump yönetiminin Federal İletişim Komisyonu (FCC) eliyle hedef aldığı sekiz yerel ABC televizyon kanalına son haftalarda büyük bir kamuoyu desteği geldi. ABC’ye göre bunun nedeni açık: İdeolojik yelpazenin her kesiminden destekçiler, “özgür ifade ve basın özgürlüğüne temel bir bağlılık paylaşıyor.” Disney bünyesindeki kanal, FCC’nin sekiz kanal lisansına yönelik politik gerekçeli itirazından vazgeçmesi çağrısında bulundu ancak sürecin devam edeceğini öngörüyor. Başvuru, FCC’nin alışılmadık prosedürü için kamuoyu yorum süresinin sona erdiği Çarşamba günü yapıldı.
SEKİZ ABC KANALINA REKOR DESTEK
Komisyonun internet sitesi, 150 binden fazla yorum yapıldığını gösteriyor. Oysa diğer açık prosedürlerde en fazla birkaç yüz yanıt bulunuyor. Yorumlar ezici bir çoğunlukla ABC’den yanaydı; yerel televizyon ve Birinci Anayasa Değişikliği’nin tutkulu savunmaları ile Trump yönetimine yönelik eleştiriler öne çıktı. Yüzlerce yorumda FCC Başkanı Brendan Carr isim verilerek hedef alındı. Disney başvurusunda, “Kanallara yönelik bu destek patlaması, bir lisans yenileme süreci için benzeri görülmemiş bir durumdur” ifadelerine yer verildi.
FCC BAŞKANI CARR İSİM VERİLEREK ELEŞTİRİLDİ
ABC’nin ekranlardan yürüttüğü kampanya işe yaramış görünüyor. Disney, FCC tehdidini yaz başında kamuoyuna duyurmuş ve izleyicileri yorum göndermeye çağırmıştı. “The View” programı için benzer bir kampanya 80 bine yakın yorum toplamış ve bu yorumlar büyük ölçüde FCC’nin “eşit süre” kuralları kapsamında yürüttüğü soruşturmaya karşı çıkmıştı. ABC’yi savunanlar arasında Trump’ın gündeminin diğer bölümlerini destekleyen muhafazakar ve serbest piyasa yanlısı kuruluşlar da yer alıyor. Bu gruplar, FCC’nin ağa karşı eylemleriyle özgür ifadeyi ihlal etme riski taşıdığını belirtiyor.
DİSNEY’DEN İLK ANAYASA DAVASI SİNYALİ
Şirket içi kaynaklara göre Disney yöneticileri, Trump yönetiminin baskı kampanyasına karşı Birinci Anayasa Değişikliği kapsamında dava açmayı özel olarak değerlendiriyor. Carr, yalnızca mevcut yasa ve düzenlemeleri uyguladığını iddia ediyor ancak eylemleri, Trump’ın hoşlanmadığı medya şirketlerini hedef alıyor. Trump, bu ay içinde dahi ABC’nin cezalandırılmasını istediğini açıkça dile getirdi. Bir sonraki adımın, ağustos ayında ABC’nin kanal lisanslarının yenilenip yenilenmeyeceğine ilişkin resmi bir duruşma için sevk edilmesi bekleniyor.
LİSANSLARIN VADESİ DAHA YILLARCA DOLMUYOR
Nisan ayında, Trump yönetimi ABC’yi Jimmy Kimmel’ı işten çıkarmaya zorlarken, Carr kanala lisansları için erken yenileme başvurusu yapmasını emretmişti. Söz konusu sekiz lisansın yenilenme zamanı daha yıllar sonra dolacak. Disney avukatları bu haftaki başvuruda, “Komisyonun bu sekiz kanalı neden tek tek hedef aldığına dair hiçbir soru işareti yok” diyerek şu gerekçeyi sıraladı: “Her biri ABC’ye ait ve yönetim, ABC ağ programlarında ifade edilen içerik ve görüşleri beğenmediği için ABC’nin lisanslarının iptal edilmesini açıkça ve defalarca talep etti.”
ESKİ FCC YETKİLİLERİNDEN SANSUR UYARISI
Carr, emrin Disney’in Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (DEI) girişimlerine yönelik soruşturmasının doğal bir uzantısı olduğunu öne sürmüştü. Ancak Disney’in başvurusuna göre bu soruşturma “herhangi bir ihlal bulamadı” ve lisansların gündeme getirilmesi “gereksiz, erken ve cezalandırıcı.” Başvuruda, ihlal bulunsa ve dava edilse bile FCC’nin “lisans yenilememenin kurumsal ölüm cezasından çok daha hafif ve yerleşik yaptırımları olduğu” vurgulandı. “Ajans, herhangi bir tespit yapmadan önce en ağır yaptırıma başvurarak gerçek amacını ortaya koydu: yalnızca ABC’yi değil, izleyen her yayıncıyı sindirmek.” Demokrat ve Cumhuriyetçi eski FCC yetkilileri bu hafta yaptıkları bir başvuruda, Carr yönetimindeki ajansın “Disney ve ABC’nin ifade özgürlüğünü sansürlemeye ve tüm yayıncılara ‘sevmediğiniz konuşmayı yaparsanız bunun bedelini ödersiniz’ mesajı vermeye çalıştığını” yazdı. Komisyondaki tek Demokrat üye Anna Gomez de benzer uyarılarda bulundu. Gomez perşembe günü yaptığı açıklamada, “küçük bir grup partizan sesin” lisans sürecini “beğenmedikleri bir ağa karşı referanduma dönüştürmeye çalıştığını ancak halkın yerel kanalların FCC’nin siyasi oyunlarında hedef tahtası haline gelmesine izin vermediğini” söyledi.