ABD Genelkurmay Başkanı Caine, mayıs sonunda acil brifing için Tampa’ya giderek İran’daki uranyumun kara harekatıyla ele geçirilmesini değerlendirdi. Kaynaklara göre, brifingler o kadar acil ve gizliydi ki Caine, Brüksel’deki NATO toplantısını yarıda bırakarak Florida’ya uçmak zorunda kaldı. Bu operasyon, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun zorla ele geçirilmesini öngörüyordu ancak Trump, geniş çaplı bir savaş ve ağır kayıplar uyarıları üzerine planı durdurdu. Caine’in Trump’a operasyon seçeneklerini sunduğu ancak Başkan’ın İran’ın sert misillemesi, savaşın uzaması ve küresel ekonominin çökme riski nedeniyle plana yeşil ışık yakmadığı belirtildi.
URANYUM STOKU 10 NÜKLEER BOMBA YAPIMINA YETİYOR
İran’ın elinde yaklaşık 970 pound (yaklaşık 440 kilogram) silah sınıfına yakın yüksek zenginleştirilmiş uranyum bulunuyor. Bu stok İsfahan, Natanz ve Fordow tesislerinde derin tünellerde muhafaza ediliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, mevcut stokun İran’ın istemesi halinde 10 nükleer bomba üretmesine olanak sağlayabileceği uyarısında bulundu. ABD istihbaratı, sürekli havadan gözetleme sayesinde uranyumun tam olarak nerede olduğunu bildiğini iddia ediyor. Bununla birlikte İran, geçen yıl Haziran ayındaki son UAEA denetiminin ardından uluslararası nükleer denetçileri tesislerinden çıkardı. Uzmanlar, malzemenin gaz formunda olduğuna ve tünellerde saklandığına dikkat çekiyor. Ayrıca İran’ın düşük seviyeli uranyum stoklarının “kirli bomba” yapımında kullanılabileceği de kaynaklarca ifade ediliyor.
KARA OPERASYONUNUN RİSKLERİ VE ZORLUKLARI
Askeri kaynaklar, uranyumun tamamının bulunup güvenli şekilde çıkarılmasının son derece zor olduğunu belirtiyor. Bir kaynak, “Tünellerdeki varilleri tek tek taramak inanılmaz derecede zor olurdu. Büyük bir varlık göstermemiz gerekirdi; aslında işgal etmemiz gerekirdi” dedi. ABD’li komutanlar, operasyonun özel kuvvetler için “Kabul Edilebilir Risk Seviyesi” açısından “Yüksek ile Aşırı” arasında olduğunu belirledi. Bu, başarılı olsa bile önemli sayıda Amerikan kaybı anlamına gelebilir. Ayrıca İran’ın tünellerde tuzaklama, karadan havaya füzeler ve omuzdan atılan füzeler gibi savunma araçlarına sahip olduğu, insansız hava aracı ve balistik füze stokunun da büyük ölçüde korunduğu ifade ediliyor. Pentagon içinden gelen uyarılara göre uzun süreli bir askeri harekat ABD’nin silah stoklarını ve askeri hazırlık seviyesini ciddi şekilde etkileyebilir.
HUSİLER VE BAB-EL MANDEB BOĞAZI TEHDİDİ
İran’ın elindeki bir diğer önemli koz, Yemen’deki Husiler üzerinden Bab-el Mandeb Boğazı’nı kapatma planı. Kaynaklara göre Tahran, müzakerelerin başarısız olması ve savaşın yeniden başlaması halinde Husiler aracılığıyla bu stratejik su yolunu kapatmayı değerlendiriyor. ABD istihbarat değerlendirmeleri, böyle bir senaryonun küresel ekonomi için felaket sonuçlar doğurabileceği uyarısını yapıyor. Şu ana kadar Husiler büyük çaplı saldırılara başlamadı ancak İsrail bayraklı veya İsrail’e ait gemileri hedef alabileceklerini duyurdular. İran’ın şimdilik bu adımı atmaktan kaçındığı, çünkü barış görüşmelerini rayından çıkarabileceğini bildiği belirtiliyor.
TRUMP'IN ÇEKİNCELERİ VE MÜZAKERE SÜRECİ
Trump’ın uranyumu zorla ele geçirme seçeneğine sıcak bakmadığı, özellikle çok sayıda Amerikan kaybı olabileceği endişesiyle planı durdurduğu kaydediliyor. Trump, Fox News’e verdiği demeçte, İran’ın Kharg Adası’nı ele geçirme gibi başka bir yüksek riskli operasyon için “Amerika’nın buna tahammülü var mı bilmiyorum” ifadelerini kullandı. Yine de uranyuma zorla el koyma seçeneğinin tamamen masadan kalkmadığı belirtiliyor. Öte yandan, uranyumun gönüllü olarak teslim edilmesini öngören müzakereler sürüyor. ABD’li bir üst düzey yetkili, İran’ın zenginleştirilmiş malzemenin imha edilmesi ve çıkarılmasını kabul ettiğini ancak bunun teknik detaylarının henüz netleşmediğini söyledi. Yetkili, “Bu çok yanıcı ve uçucu bir madde. Sırt çantalı bir adamla gidip alacak değiliz” dedi. İran devlet medyası ise anlaşmanın şartları konusunda farklı bir versiyon sunuyor; Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın yönetiminden vazgeçmeyeceği ve 24 milyar dolarlık dondurulmuş fonunun derhal serbest bırakılmasını talep ettiği belirtiliyor. Trump, Oval Ofis’ten yaptığı açıklamada uranyuma erişim konusunda “Kimse ona yaklaşamaz çünkü bir dağın altına gömülü” ifadesini kullandı.