ABD’nin İran’a yönelik hava saldırıları iki haftayı geride bırakırken, Başkan Donald Trump’ın “İran’ın barış için çaresiz olduğu” yönündeki iddiasına karşın istihbarat raporları mevcut bombalama taktiğinin Tahran’ı masaya getirmeyeceğini ortaya koydu. ABD’li iki yetkiliden alınan bilgiye göre, hem CIA hem de Savunma İstihbarat Ajansı (DIA), mevcut hava saldırılarının İran’ın müzakere pozisyonunu değiştirmeyeceği yönünde değerlendirme yaptı. Öte yandan, iki taraf arasındaki kilit arabulucu konumundaki Katar’ın, İran’ın bu ay başında bir Katarlı tankere saldırmasının ardından masadan kalkma tehdidinde bulunduğu belirtiliyor. Bu durum, diplomatik çabalar için yıkıcı ve yerine konması mümkün olmayan bir kayıp anlamına gelebilir.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA FİİLİ DENETİM VE EKONOMİK DURGUNLUK
Savaş öncesinde her gün çok sayıda geminin serbestçe geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı, İran’ın trafik kontrolünde ısrar etmesi ve bu yetkisini aralıklı drone saldırıları ile mayın tehditleriyle pekiştirmesi nedeniyle büyük ölçüde boşaldı. Bu gelişmeler, partisinin Kasım ayındaki kritik ara seçimlerde ağır kayıplarla karşı karşıya olduğu bir dönemde Trump’ı zorlu seçeneklerle baş başa bırakıyor. Trump, ya asker gönderme tehdidini hayata geçirerek sahada çatışmayı tırmandıracak ya da İran’la süresiz bir saldırı ve karşı saldırı döngüsünü kabul edecek.
TRUMP’TAN SOSYAL MEDYADA YENİ TEHDİT
Trump, Çarşamba günü Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda “İran, Hürmüz Boğazı’nda bir gemiye her ateş açtığında, Birleşik Devletler bir köprüyü ya da enerji santralini bombalayıp yok edecek” ifadelerini kullandı. Trump yönetiminin temel sorunu, geleneksel askeri gücünün İran’a göre çok üstün olmasına rağmen iki tarafın farklı savaşlar yürütmesi. ABD, Tahran’daki hesaplamayı değiştirmek için İran içindeki hassas ve değerli hedefleri vurarak dikey bir tırmanış izlerken, hava savunması ve füze fırlatma kabiliyetleri zayıflayan İran yatay olarak tırmanıyor.
İRAN’IN YATAY TIRMANIŞI VE ASİMETRİK SAVAŞ
İran, ABD’nin bölgedeki müttefiklerini hedef alarak ve sivil altyapıya saldırarak uluslararası toplumu Trump üzerinde baskı kurmaya zorluyor. Bir ABD’li yetkili, “Başkan şu anda İran’ın mutabakat zaptı ihlalleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki terör eylemlerinin bedelini ödemesine odaklanmış durumda. Bu ezici darbeler başkan aksini söyleyene kadar devam edecek” dedi. Yetkili ayrıca Trump’ın tüm kozların ve seçeneklerin kendi elinde olduğunu vurguladı.
SENATO’DA STRATEJİ SORGULAMASI
Geçtiğimiz hafta Senato Ödenek Komitesi’nde üst düzey savunma yetkilileri sert sorularla karşılaştı. Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine’e ABD’nin çatışmadan çekilmesi durumunda sonuçların ne olacağını sordu. Hegseth ve CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın, Beyaz Saray’ın savaşın iyi gittiğini kanıtlama baskısı altında, diğer askeri ve istihbarat birimleriyle bilgi paylaşımını kısıtladığı daha önce ortaya çıkmıştı.
İRAN’IN EKONOMİK HEDEFLERİ VE DİPLOMATİK BASKILAR
İran, askeri olarak zayıflatılmış olmasına rağmen Körfez bölgesindeki enerji altyapısına saldırarak çatışmanın ekonomik sonuçlarını sadece ABD için değil müttefikleri için de artırdı. Bu durum, müttefiklerin ABD’nin askeri operasyonlarını sınırlandırması ve Hürmüz Boğazı’nı açacak bir anlaşma bulması yönündeki baskıları artırdı. Orta Doğu Enstitüsü analisti Alex Vatanka’ya göre İran, Trump’ın siyasi iştahını aşabileceğine inanarak ekonomik ve askeri acıyı çekmeye istekli görünüyor. Vatanka, İran’ın liderlerinin savaşın sonsuza kadar sürmesini göze alamayacağını ancak diplomasiye şüpheyle yaklaşanların mevcut yönetimde etkili olmadığını belirtti.
AMBARGO VE ASİMETRİK TEHDİTLER
ABD’nin yeniden başlattığı ablukanın, bombalamadan daha fazla taviz getirebileceği değerlendiriliyor. Ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’nı ve komşularını tehdit edebilme kabiliyeti en büyük kozu olmaya devam ediyor. İran, savaş sırasında Körfez ülkelerinin enerji altyapısına yönelik hedefli saldırıları asimetrik bir yetenek olarak kullanmayı öğrendi. Trump yönetimi çatışmanın amacının İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek olduğunda ısrar etse de, bu mesaj daha önce İran’ın nükleer kapasitesinin “yok edildiği” açıklamalarıyla gölgelendi.
STRATEJİ ARAYIŞINDAKİ BOMBALAMA KAMPANYASI
Çatışma başladığından beri Hürmüz Boğazı’nın kapanması en baskın mesele haline geldi. Eski bir Trump yönetimi yetkilisi Joe Kent, “Bu, strateji arayışındaki bir bombalama kampanyası. Tırmanış bir seçenek olarak dururken tırmanmayı seçiyor, sürdürmeye ne gücümüz ne de isteğimiz olan daha geniş bir savaşa saplanıyoruz. Burada askeri bir çözüm yok. Daha fazla bombalama İran’ı Hürmüz Boğazı’nı açmaya ya da istediğimiz anlaşmayı yapmaya ikna etmeyecek, sadece pozisyonlarını sertleştirecek” değerlendirmesini yaptı.