ABD’li üst düzey askeri komutanların, İran’daki potansiyel hedeflere ilişkin istihbaratın ciddi şekilde güncelliğini yitirdiğine dair kritik veri tabanı uyarılarını görmezden geldiği ve onayladıkları saldırılardan birinin bir okulu vurarak yaklaşık 200 çocuk ve yetişkinin ölümüne yol açtığı ortaya çıktı. Karar alma sürecine yakın üç kaynağın aktardığına göre, istihbaratın yıllar öncesine ait olduğunu ve yeniden doğrulanması gerektiğini belirten uyarı mesajları, hedef geliştirme sürecinde kullanılan bir sisteme gömülüydü. Bu mesajlar, bir hedefin vurulacaklar listesine eklenebilmesi için üst düzey bir subayın onayını gerektiriyordu. Kaynaklar, üst düzey komutanların uyarıları görmezden gelme kararını “ivedilik” kaygısıyla aldığını, savaşın başlangıcında hedef sağlama telaşının bu hataya zemin hazırladığını belirtti.
ESKİ İSTİHBARATLA HEDEF BELİRLEME SÜRECİ
Söz konusu uyarıların bulunduğu sistem, hedef geliştirme için kullanılan Modernize Entegre Veri Tabanı (MIDB) ve Makine Destekli Analitik Hızlı Depolama Sistemi (MARS) olarak bilinen platformlardı. Kaynaklar, her iki sistemin de İran hedefleriyle ilgili bilgilerin kullanımdan önce güncellenmesi gerektiğini açıkça gösterdiğini ifade etti. MIDB, 1980’lerde inşa edilen ve büyük ölçüde analistlerin manuel girdilerine dayanan eski bir sistemken, MARS ise yapay zeka destekli yeni bir dijital platform olarak bu yıl kullanıma sunuldu. Ancak MARS’a tam geçiş yıllardır gecikiyor ve yetkili hedef verileri hâlâ MIDB’ye dayanıyor. Bir analistin, sitedeki değişiklikleri ayrı bir dijital istihbarat aracında not düştüğü ancak bu aracın resmi istihbarat veri tabanına bağlı olmadığı için bilginin komutanlara ulaşmadığı belirtildi.
OKUL VURULMADAN ÖNCE UYARILAR GÖRÜLDÜ MÜ?
28 Şubat’ta Minab kentindeki Shajareh Tayyiba okuluna yapılan saldırı, ABD ordusunun komşu bir İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) tesisini vurduğu sırada gerçekleşti. Uydu görüntülerine göre, 2013’te okul ve IRGC üssü aynı kompleksin parçasıyken, 2016’da okulu üsten ayıran bir çit ve ayrı bir giriş inşa edilmişti. Aralık 2025’e ait görüntülerde ise okulun avlusunda düzinelerce kişinin oyun oynadığı görülüyor. Saldırı, Trump’ın askeri operasyon kararı sonrası ABD’li yetkililerin binlerce hedef için istihbaratı güncellemeye çalıştığı ilk gün yaşandı. Analistler, bombalamalar başlamadan önce tüm kayıtları yenileyemedi. Bu nedenle vurulacak listesine eklenen birçok hedef için istihbarat 10 yıldan eskidi. Askeri yetkililer öncelikle “üst kademe” hedefler olarak adlandırılan füze rampaları ve uçaklar gibi ABD güçleri için en yüksek tehdit oluşturan hareketli hedefleri güncellemeye odaklandı. Okul gibi sabit hedefler ise alt kademe kabul edildiği için güncellenemedi.
SİVİL KAYIP ÖNLEME EKİPLERİ ZAYIFLATILDI
Hata riskini artıran bir diğer faktör ise Savunma Bakanı Pete Hegseth’in göreve başladığı dönemde Sivil Kaybı Azaltma ve Müdahale (CHMR) ekiplerinde yaptığı büyük kesintiler oldu. Hegseth, İran savaşı öncesinde bu programlarda yüzde 90’ın üzerinde kesintiye giderek askeri komutanlıklardaki personeli azalttı. Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndaki (CENTCOM) 10 kişilik ekip sadece bir tam zamanlı çalışana indirildi. Kaynaklar, bu durumun hedef geliştirme sürecinde sivil kayıpları önleme uzmanlarının devre dışı kalmasına yol açtığını belirtti. Hegseth, sivil kayıpları azaltmaya yönelik kısıtlamaları kaldırarak sahadaki komutanların daha hızlı hareket etmesini sağlamak istediğini “azami öldürücülük, zayıf yasallık değil” sözleriyle ifade etmişti.
SORUŞTURMA DÖRT AYDIR TAMAMLANAMADI
Saldırıda en az 168 çocuk ve 14 öğretmen hayatını kaybetti. ABD ordusu saldırının ardından soruşturma başlattı. Kaynaklar, askeri yetkililerin “okul vurulduktan günler içinde hatanın nasıl olduğunu bildiğini” ve “bunun açıkça eski bilgi olduğunu” aktardı. Ancak aylar geçmesine rağmen Pentagon soruşturma sonuçlarını açıklamadı. Beyaz Saray’dan bir yetkili, soruşturmanın devam ettiğini ve ABD’nin sivilleri hedef almadığını söyledi. CENTCOM ise devam eden soruşturmayı gerekçe göstererek yorum yapmaktan kaçındı. Saldırının ardından Trump, İran’ı suçlamış ve sorumluluğun asla belirlenemeyebileceğini söylemişti. Hegseth ise saldırının “titizlikle” araştırılacağını, ABD’nin sivil kayıplardan kaçınmak için her yolu denediğini belirtti. Çatışmaların büyük ölçüde durmasına rağmen Trump, geniş çaplı bir bombalama kampanyasına geri dönme tehdidini yineledi.