ABD-Küba Geriliminde 9 Milyar Dolarlık Dava

Ünvanı Küba Şeker Fabrikaları Sahipleri Birliği Başkanı olmasına rağmen Nicolás J. Gutiérrez, hayatı boyunca Küba’ya hiç ayak basmadı. Adada herhangi bir şeker fabrikası da işletmiyor. Miami’de büyüdüğünü söyleyen Gutiérrez, babasının kendisine Küba sevgisini aşıladığını belirtiyor. Avukat ve danışman olan Gutiérrez, babasını Castro karşıtı isyancılara yardım ettikten sonra adayı terk etmek zorunda kalan genç bir milyoner olarak tanımlıyor. Babasının Küba’da şeker fabrikaları, bankalar ve diğer ticari girişimlerde büyük bir servet bıraktığını ifade eden Gutiérrez, birlik başkanı olarak kariyerinin büyük bölümünü ABD’deki Küba diasporasının adada bıraktığı milyarlarca dolarlık varlıkların iadesi için mücadele ederek geçirdi.

KAMULAŞTIRMA DAVALARINDA YENİ DÖNEM

Bugünlerde işler değişiyor. Eski Küba lideri Raúl Castro, ABD hükümeti tarafından resmen suçlanırken Başkan Donald Trump’ın Küba’yı “yakında ele geçireceğine” dair sinyaller vermesi dikkat çekiyor. Miami doğumlu Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ABD diplomasisinin başında olması da umutları artırıyor. Gutiérrez, kendisi gibi binlerce Kübalı aileyi temsil ettiğini belirterek “Hiçbir zaman bugün olduğu gibi birçok faktörün aynı anda Küba’da değişim için bir araya geldiği bir durum yaşamadık” dedi. Bu faktörlerden biri, Gutiérrez’in konuşmasından birkaç gün sonra Yüksek Mahkeme’nin Küba hükümeti tarafından kamulaştırılan mülklerle ilgili bir davaya izin veren 8’e 1 kararı oldu. Davanın takipçisi olan Gutiérrez kararı “onlarca yıllık çalışmanın zirvesi” olarak nitelendirdi.

KAMULAŞTIRMA DALGASI VE ABD AMBARGOSU

Gutiérrez’in kariyerinin temel meselesi, ABD-Küba ilişkilerinin ana hatlarından birini oluşturuyor: Küba’nın komünist hükümeti tarafından el konulan mülklerle ilgili binlerce Amerikan vatandaşı ve şirketinin tazminat talebi. ABD hükümeti verilerine göre faizle birlikte toplam değer 9 milyar doları aşıyor. Küba’daki kamulaştırma dalgası, Fidel Castro’nun iktidarı ele geçirmesinin ardından 1959’da başladı. İlk olarak toprak reformu programıyla yabancı mülkiyeti yasaklandı ve büyük özel araziler köylülere dağıtıldı. Castro, 1960 yılında ABD ile kasıtlı bir çatışmaya girerek Amerikan şirketlerinin kitlesel kamulaştırmasına gitti. Beyaz Saray ekonomik yaptırımlarla yanıt verdi ve Başkan Eisenhower neredeyse 70 yıldır süren ambargonun temelini attı. Dönemde yaklaşık 6 bin talep onaylanırken bugünkü değer 9 milyar doları buluyor.

HELMS-BURTON YASASI VE MÜLK İADESİ ŞARTI

Eski mülk sahipleri ile Küba hükümeti arasındaki mücadele, 1996 yılında ABD’ye ait iki uçağın Küba tarafından düşürülmesinin ardından yasalaştı. Helms-Burton Yasası, üçüncü ülkelerin Küba’daki ticari faaliyetlerini sınırlamanın yanı sıra ABD vatandaşlarına kamulaştırılmış mülklerde “ticaret yapanlara” dava açma hakkı tanıyor. Yasa, ambargonun kaldırılmasını doğrudan Küba’nın “temsili demokrasiye” geçişine ve kamulaştırılan varlıkların iadesine bağlıyor. Ailesinin büyük bir rom işletmesine sahip olduğu yazar Enrique Carrillo, Trump yönetiminin Küba’ya yönelik tutumunun kendisini umutlandırdığını söyledi.

EKONOMİK GERÇEKLER VE SOSYALİST KÜBA’NIN SAVUNMASI

Florida Üniversitesi’nden Profesör Lillian Guerra ise daha karamsar bir tablo çiziyor. Sürgün kaynaklı tazminat taleplerinin sıradan Kübalıların mülkiyet haklarından çok, devrim öncesi döneme duyulan özlemle ilgili olduğunu savunuyor. American Üniversitesi ekonomisti Ricardo Torres ise Küba hükümetinin diasporadaki Kübalılara tazminat ödeme olasılığının çok düşük olduğunu belirtiyor. Torres, bugünkü ekonomik koşullarda kitlesel ve tam bir tazminatın tamamen imkansız olduğunu ifade etti. Küba’nın da ABD’ye karşı kendi talepleri bulunuyor. Küba hükümeti her yıl Birleşmiş Milletler’e ambargonun yol açtığı zararlarla ilgili şikayette bulunurken 2025’te son on yıllardaki birikmiş kayıpların yaklaşık 170 milyar dolar olduğunu iddia etti.

TAZMİNAT İÇİN VİETNAM MODELİ

Torres, Küba varlıkları sorununa en iyi modelin Vietnam’da bulunabileceğini söylüyor. 1975’ten sonra Vietnam tazminat taleplerini resmen terk etmeden bastırdı ve bu taviz ABD’nin ambargoyu kaldırmasının önünü açtı. Torres, eğer gerçek bir müzakere penceresi açılırsa Küba’nın da aynı yolu izleyebileceğini düşünüyor. Ancak Gutiérrez için bu model kabul edilemez. Helms-Burton Yasası’nın da öngördüğü gibi Küba’nın mevcut yönetim modelinin devamına karşı olduklarını vurgulayan Gutiérrez, “yeni bir başlangıç” istediklerini belirtiyor. Gutiérrez, bu yeni başlangıcın kasım ayındaki ara seçimlerden önce gelebileceğini söylüyor.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Reha Muhtar Yeniköy’de Toprağa Verildi

Muğla'nın Bodrum ilçesinde kalp yetmezliği nedeniyle bir süredir tedavi gören gazeteci Reha Muhtar dün vefat etti ve cenazesi Beşiktaş'taki Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde kılındı. Törene ailesi, sevenleri, eski mesai arkadaşları ve vatandaşlar katıldı.

CHP’de Özgür Özel Dönemindeki İhraçlar İptal Edildi

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, yani istinafın verdiği "mutlak butlan" kararının ardından CHP'de art arda gelişmeler yaşandı. Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay sonuçlarının iptal edilmesiyle yeniden genel başkan oldu.

Mehmet Akif Ersoy’un İddianamesi Kabul Edilmedi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mehmet Akif Ersoy ve 6 şüpheli hakkında hazırladığı iddianamede 286 yıla kadar hapis cezası talep etmişti. Mahkeme, iddianameyi eksik bularak iade etti.

Yerebatan Sarnıcı’nın Devrine Durdurma Kararı

İstanbul'un en çok ziyaret edilen simgelerinden Yerebatan Sarnıcı, uzun süredir mülkiyet tartışmalarıyla mahkeme kararları ile gündemde. Vakıflar Genel Müdürlüğü, yapının vakıf kökenli eser olduğunu belirtti.

Ankara NATO Zirvesi İçin Alarmda

Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek 36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde güvenlik ve ulaşım için kapsamlı hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Zirve boyunca yollar kapatılacak ve hava sahası savaş uçaklarıyla korunacak.